KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/375 E., 2024/2749 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/375
- Karar No
- 2024/2749
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2 ila 18. satırlarında yer alan amme alacakları dışında kalan kısım yönünden davanın reddine, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2 ila 18. satırlarında yer alan amme alacakları yönünden;
davacı adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin 14/06/2021 tarihinde davacıya e-tebliğ edildiği ancak davacının işini 29/02/2020 tarihinde bıraktığı anlaşıldığından 213 sayılı Kanun'un 101/3. fıkrasında yer verilen, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı hükmü uyarınca vergi/ceza ihbarnamelerinin, davacının mernis adresine gönderilmesi gerektiğinden, işin bırakılmasından sonra elektronik tebligat sistemi üzerinden yapılan tebliğ işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,
... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 1. ve 19. satırlarında yer alan amme alacakları dışında kalan kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının elektronik tebligat sistemine giriş yaptığı, gerçek kişilerde bu sistemden ancak ölüm gerçekleştiğinde veya gaiplik kararı verildiğinde çıkılabildiği dolayısıyla mükellefiyetin sona ermesinin tek başına elektronik sistemden çıkış sebebi olmadığından elektronik ortamda yapılan tebliğin usule uygun olduğu, usulünce yapılan iki nolu ihbarname sonrası ödenmeyen kamu alacağı için düzenlenen ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın kabule ilişkin kısmın kaldırılması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.
Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 112. maddesinde özel ödeme zamanları düzenlenmiş olup, maddenin 3. bendinde, vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27.maddesinin 3. fıkrası gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanların vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gerçek kişi mükelleflerin ölüm veya gaipliğine karar verilmesi halleri dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de gerçek kişilere elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, temyize konu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2 ila 18. satırlarında yer alan amme alacakları yönünden; alacakların dayanağı olan ve davacı adına düzenlenen 2 nolu ihbarnamelerin 14/06/2021 tarihinde davacıya e-tebliğ edildiği, ihbarnamelere konu amme alacaklarının davacı tarafından vadesinde ödenmediği ve vadesinde ödenmeyen borcun tahsili için davacı adına ödeme emri düzenlendiği görüldüğünden, ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek iddialar kapsamında değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/375, K. 2024/2749, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama