KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4039 E., 2024/2228 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/4039
- Karar No
- 2024/2228
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin ... Mahallesi ... Caddesi ... Apartmanı ...
Blok No:... ... adresinde tebliğe çıkarıldığı, anılan tebliğ zarfının üzerine " muhtarın tasdikli beyanı ile muhatabın gösterilen adreste tanınmadığı" şeklinde şerh düşülmek suretiyle 26/11/2019 tarihinde posta memuru tarafından imza atıldığı, ikinci defa gönderildiği belirtilen vergi ceza ihbarnamelerinin de davacıya tebliğ edilemediği 09/12/2019 tarihinde düzenlenen ve herhangi bir şerhe yer verilmeyen tebligat pusulasında, muhatabın adı, soyadı ve vergi kimlik numarasının, tebliğ evrakını gönderen idare ile tebliğ için gelinen tarihin ve tebliğe çıkaran memurun imzasının yer aldığı,
belirtilen şekilde tebliğ edilerek ihtilafsız bir şekilde kesinleşen ve vadesi geldiği halde ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca tebliğ evrakının aynı sebeplerle ikinci kez tebliğ edilememesi halinde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılmasının gerektiği, ancak dava dosyasına sunulan pusulada tebliğ evrakını gönderen Yıldırım Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden alınabileceğine dair bir açıklamanın yer almadığı,
Kanun hükmünde açıkça tebliğ evrakının tebliğ evrakını gönderen idareden alınabileceğine dair şerhin yer alması gerektiği belirtildiğinden, adresin kapısına yapıştırılan pusulada bu şerhin, tebliğ edilememe nedeninin ve tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı yönünde de şerhin düşülmemesi nedeniyle, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaları ihtiva eden vergi/ceza ihbarnamelerine ilişkin tebliğin usulüne uygun olduğu kabul edilemeyeceğinden, içeriği vergi ve cezalar usulüne uygun kesinleştirilmeden düzenlenmiş bulunan dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne,
dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelere ilişkin davalı idare tarafından ilk tebligatın 26/11/2019 tarihinde posta yoluyla yapıldığı, ikinci tebligatın ise 09/12/2019 tarihinde yapıldığı, iki tebligat arasında geçen sürenin 14 gün olduğu, bu sürenin kanunda öngörülen münasip bir süre olmadığı anlaşıldığından dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaları ihtiva eden vergi/ceza ihbarnamelerine ilişkin tebliğin usulüne uygun olduğu kabul edilemeyeceğinden, içeriği vergi ve cezalar usulüne uygun kesinleştirilmeden düzenlenmiş bulunan dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Münasip sürenin tayininin, tebliği çıkaran merci tarafından olayın özelliğine göre belirleneceği, idarede kalan pusulada ''tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği'' şerhinin bulunmaması nedeniyle Mahkeme tarafından verilen kabul kararının da hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/4039, K. 2024/2228, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama