KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4251 E., 2024/2310 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/4251
- Karar No
- 2024/2310
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Bursa Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 08/03/2022 tarih ve E:2021/182, K:2022/355 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2017 yılında yaptığı gayrimenkul satışından elde ettiği kazancın ticari kazanç olduğundan bahisle takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen 2017/Mayıs dönemine ait katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından satışı gerçekleştirilen , ... İli ... İlçesi ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın davacı tarafından uzun yıllar kullanıldığı ve sonrasında 22/12/2014 tarihinde satıldığı, bu kazancın ticari kazanç olarak nitelendirilemeyeceği, yine...... İli ...
İlçesi ... ada ... parselde bulunan taşınmaz ile olarak dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden ise; taşınmazın 17/04/2009 tarihinde alındığı ve 09/01/2015 tarihinde davacı tarafından üçüncü kişiye satıldığı tapu kayıtları ile sabit olduğu, site yönetiminden alınan yazı ile elektrik, doğalgaz aboneliklerine ilişkin belgelerden taşınmazın davacı tarafından 2008 yılından itibaren kullanıldığı anlaşılmakla kişisel ihtiyaç nedeniyle satıldığı ve elde edilen gelirin servetin biçim değiştirmesi suretiyle elde edilen gelir olarak kabulü gerektiği; ...
İli ... İlçesi ... ada ... parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin olarak davacı tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden ise; taşınmazın davacı tarafından uzun yıllar kullanıldığının ilgili siteye ödenen aidatlar ve Belediye'ye ödenen emlak vergisine yönelik makbuzlar ile sabit olduğu, taşınmazın 24/08/2016 tarihinde kişisel ihtiyaç nedeniyle satıldığı ve elde edilen gelirin servetin biçim değiştirmesi suretiyle elde edilen gelir olarak kabulü gerektiği; ...
İli ...
İlçesi ... ada ... parselde kayıtlı arsa vasfındaki taşınmazın 1/4 hissesinin davacının uhdesinde yaklaşık 10 yıl kaldıktan sonra 03/05/2017 tarihinde satıldığının tapu kayıtları ile sabit olduğu ve anılan taşınmazın satışından elde edilen gelirin de servetin biçim değiştirmesi suretiyle elde edilen gelir olarak kabulü gerektiği, netice itibariyle davacının re'sen tarhiyata esas alınan birbirini izleyen yıllardaki dört adet satış işlemi dışında başkaca gayrimenkul alış satışının bulunmadığının görülmesi nedeniyle,
devamlı surette ve organizasyon halinde gayrimenkul alım satımı yapıldığı hususunun açıkça ortaya konulamadığı dolayısıyla cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu tarhiyata esas alınan takdir komisyonu kararında, matrahın hangi objektif ölçülere, emsale ve harici araştırmalara dayanılarak tespit edildiğinin açıkça belirtildiği, yapılan işlemlerin ve cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/4251, K. 2024/2310, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama