KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4390 E., 2024/1486 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- Esas No
- 2023/4390
- Karar No
- 2024/1486
- Temyiz eden (davacı)
- ... İnşaat Nakliyat Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Mal Müdürlüğü-...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi tekniği raporu esas alınmak suretiyle takdir komisyonu kararlarına dayanılarak re'sen tarh edilen 2015/Ocak-Kasım dönemlerine ait katma değer vergisi ile üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen .. tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden, tespit edilen ticaret hacmi ve ticari organizasyonu ile kapasitesinin yüksek işlem hacmini gerçekleştirebilecek durumda olmaması, yüksek katma değer vergisi matrahları beyan edilmiş olmasına rağmen ödenecek katma değer vergisinin hiçbir dönemde çıkmaması, iş yeri kira sözleşmesinin gerçeği yansıtmaması, süs bitkileri üretim yerleri için verilen ruhsatların inceleme döneminden önce sona ermesi,
davacı kurumun düzenlediği fatura muhteviyatının ilişkili olduğu firmalar aracılığıyla el değiştirilerek yeniden satın alınması, davacı kurum ve ilişkili olduğu şirketlerin muvazaalı devri, büyük oranda mal veya hizmet alışı ve satışı yapılan firmaların hakkında olumsuz tespitlerin olması, işçilerin dönem dönem davacı kurumun ilişkili olduğu diğer firmalarda da çalışması, davacının faaliyet gösterdiği sektörün yüksek katma değer ve istihdam yaratan bir sektör olmasına karşın brüt karlılık oranının çok düşük olması, ödeme ve tahsilatlarında çelişkiler bulunması, envanterine kayıtlı motorlu aracının bulunmaması,
vergisel ödevlerin sadece beyanname verme şeklinde yerine getirilmesi ancak yükümlülüklerden olan vergi borçlarının ödenmemesi, satışlara ilişkin güvenin sağlanması için kamu kurumlarına gerçeğe aykırı olarak satış bildirimlerinin yapılması karşısında, davacı tarafından 01/01/2014 tarihinden itibaren düzenlenen tüm faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığından, Danıştay'ın yerleşik içtihatları uyarınca düzenlenen sahte fatura tutarlarının %2 komisyon geliri üzerinden yapılan dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Faaliyetinin gerçek olduğu, kapasitesinin üretim yapmaya yeterli olduğu, Altınova Mal Müdürlüğünce yapılan yoklamalarda ve çalışan kişilerin ifadelerinde hiçbir olumsuzluk tespit edilmediği, şirketin kiralamış olduğu bir sera arazisi bulunmadığı iddiasının hatalı olduğu ve aksinin ispat edilebileceği, Adana Büyükşehir Belediyesinin ihalesi için numune gönderilmesi amacıyla fatura düzenlenmesinin vergi müfettişi tarafından yanlış değerlendirildiği, incelemenin eksik yapıldığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/4390, K. 2024/1486, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama