KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5464 E., 2024/1267 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Esas No
- 2023/5464
- Karar No
- 2024/1267
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2017 yılı yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017/Ocak-Temmuz, Eylül dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; dosya kapsamına bir örneği sunulan ... tarih ve... sayılı vergi inceleme raporunun incelenmesinden, 31/12/2018 tarihi itibarıyla işi terkeden davacının metallerin nikel ile kaplanması (Nikelajcılık) faaliyetiyle iştigal etmekteyken Yahyagalip Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne verdiği... tarih ve ... sayılı dilekçeyle, "... Mah. ... Cad. No:...
Altındağ/Ankara" işyeri adresinden 01/08/2017 tarihinde "... Mah. ... Sok. No:... Altındağ/Ankara" adresine taşındığını açıkça beyan ettiği, yine 23/10/2017 tarihli e- yoklama fişiyle bildirilen bu yeni işyeri adresinde yoklama yapıldığı, ancak buna rağmen, davacı tarafından henüz ticari faaliyet sürdürülmekte iken defter ve belge isteme yazısının, 213 sayılı VUK.
101. maddesinde yer alan "bilinen işyeri adreslerinden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı dikkate alınarak tebliğin öncelikle bu adreste yapılacağı" yönündeki açık yasal düzenlemesine aykırı hareket edilerek 29/11/2018 tarihinde eski işyeri adresi olan "... Mah. ... Cad. No:...
Altındağ/Ankara" adresine tebliğe çıkarıldığı, adreste bulunmama nedeniyle tebliğ evrakının iadesi üzerine de idarenin bilgisi dahilinde olması gereken davacının yeni işyeri adresine yeniden tebligat yapılmayarak usul ve yasaya aykırı şekilde hareket edildiği,
bu haliyle defter ve belge isteme yazısından usulünce haberdar edilmeyen davacının defter ve belge ibraz yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceği, ayrıca, her ne kadar davacı adına MERNİS adresine gönderilen defter ve belge isteme yazısına ilişkin 1. tebligatın 04/12/2018 tarihinde, 2. tebligatın ise 10/12/2018 tarihinde gönderildiği ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi gereğince tebliğ işlemi yapılmış ve söz konusu tebligatın usule uygun olduğu gerekçesiyle tarhiyatlara dayanak alınmış ise de.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102/5. maddesinde birinci tebligatın tebliğ edilememesi durumunda "bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı"nın belirtildiği, ancak münasip sürenin kaç gün olduğu hususunda belirleme yapmadığı, bu durumda idarece Vergi Usul Kanunu'nun 14. maddesinde belirtildiği üzere "kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idarenin belirleyeceği" hükmünün uygulanması gerekirken, bu hüküm göz ardı edilerek iki tebligat arasında 6 günlük kısa bir süre verildiği,
dolayısıyla 2. tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin açık olduğu, bu durumda, usulüne uygun tebliğ edilmeyen defter ve belge isteme yazısı dayanak alınarak ilgili dönem katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatların kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler doğrultusunda daha önceki açıklamalarında belirtilen iddialarla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/5464, K. 2024/1267, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama