KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5538 E., 2024/1532 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Esas No
- 2023/5538
- Karar No
- 2024/1532
- Temyiz eden (davacı)
- ... İnşaat Anonim Şirketi
- Vekilleri
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Başkanlığı - ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ortağı olduğu ... Turizm ve Ticaret Anonim Şirketine borç olarak verilen ve örtülü sermaye mahiyetinde değerlendirilen paralar nedeniyle elde edilen faiz geliri üzerinden 2014 ila 2019 yıllarına ilişkin olarak tahakkuk ettirilerek ödenen ilişkin katma değer vergilerinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin 2019 yılına ilişkin kısmının iptali ile aynı yıl için ödenen 2.132.527,00-TL'nin yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E...
K:... sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12/7. maddesi kapsamında örtülü sermaye üzerinden hesap edilen faizin, borç alan ve borç veren nezdinde kâr payı sayıldığı, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesine göre de kâr paylarının verginin konusuna girmediği iddia edilmiş ise de, uyuşmazlığın çözümünün, davacı şirketin ortağı olduğu şirkete kullandırdığı örtülü sermaye niteliğindeki borç para için hesaplanan faiz gelirinin 3065 sayılı Kanun kapsamında kâr payı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği,
dolayısıyla katma değer vergisinin konusuna girip girmediği hususunun hukuki nitelemesinin yapılmasına bağlı olduğu, bunun ortaya konulabilmesi için de 5520 sayılı Kanunun 12/7. maddesi ile 3065 sayılı Kanun'un 1. ve 24. maddelerinde yer alan hükümlerin değerlendirilmesi ve yorumlanması gerektiği, ortada herhangi hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak açık bir vergi hatası bulunmadığı, davacı şirketin iddiasının ancak vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak davada incelebileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Usul yönünden; yaptıkları düzeltme başvurusunun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116 ila 124. maddeleri arasında düzenlenen vergi hatalarının düzeltilmesine ilişkin bir başvuru olmadığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında bir başvuru olduğu, bu nedenle davanın yazılı gerekçeyle reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, esası yönünden ise.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12/7. maddesinde örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarların, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kâr payı sayılacağının düzenlendiği, Kurumlar Vergisi Kanunu'nda açıkça belirtilen kâr payı dağıtımı.
Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde sayılan türde bir teslim veya hizmet olarak nitelendirilemeyeceğinden, katma değer vergisi yönünden verginin konusuna girmediği, bu gerekçeyle verilen emsal yargı kararları bulunduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/5538, K. 2024/1532, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama