KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8345 E., 2024/320 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/8345
- Karar No
- 2024/320
- Temyiz eden (davacı)
- … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin 24/01/2023 tarihinde elektronik tebligat yolu ile davacı şirkete tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle de 05/07/2023 tarihinde işbu davanın açıldığı;
her ne kadar davacı şirket tarafından, mükellefiyetinin terkin edildiği tarihten sonra elektronik ortamda yapılan tebligatın geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi resmi internet sayfası üzerinden yapılan araştırmada davacı şirketin ticaret sicil kaydının halen devam ettiği ve Mahkemelerinin ara kararına cevaben davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerden davacı şirkete ait interaktif vergi dairesi hesabının 16/12/2016 tarihinden itibaren elektronik tebligat aktivasyonunun bulunduğu, dava konusu ödeme emrinde dava açma süresi ve kanun yollarının gösterildiği anlaşıldığından,
elektronik tebligat sisteminden çıkışı mümkün kılan ticaret sicil kaydının silinmesi hali söz konusu olmayan davacı şirket adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin 24/01/2023 tarihinde elektronik ortamda tebliği üzerine, bu tarihi takip eden günden itibaren on beş (15) günlük dava açma süresinin son günü olan 08/02/2023 tarihinin mesai saati bitimine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 05/07/2023 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
30/10/2020 tarihi itibarıyla şirketin mükellefiyeti terkin edildiğinden şirkete bu tarihten sonra elektronik ortamda yapılan tebligatların geçersiz olduğu, olayda, tebligatın yapıldığı tarihten sonra şirket yetkililerinin şirkete ait e-tebligat adresini kontrol etmedikleri, böyle bir zorunluluklarının da ilgili kanun ve düzenlemeler uyarınca bulunmadığı, bu durumda tebligatı öğrenme tarihi olan 28/06/2023 tarihi itibarıyla dava açma süresi içerisinde davanın açıldığı, dolayısıyla davanın esastan incelenerek karara bağlanması gerektiği;
esasa ilişkin olarak ise defter belge ibrazının istendiği yazının da elektronik ortamda tebliğinin yapıldığı, ancak belirtildiği üzere mükellefiyetin terkini sonrasında yapılacak tebligatların elektronik ortamda yapılması usulsüz olduğundan, defter belge ibraz edilememesine bağlanan hukuki sonuçların davacı için uygulanamayacağı, ayrıca şirketin alım ve satımlarının gerçek olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/8345, K. 2024/320, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama