KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/184 E., 2024/722 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas No
- 2024/184
- Karar No
- 2024/722
- Temyiz eden (davacı)
- … Nakliyat İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem:Davacı adına, 2017 yılına ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017/Mart-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…İstinaf No:…sayılı kararıyla; Mahkemelerinin …tarih ve E: …, K:…sayılı kararının, 26/04/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin ise 07/07/2023 tarihinde Mahkeme kayıtlarına girdiği, bu itibarla, 26/04/2023 tarihinde tebliğ edilen Mahkeme kararına karşı, otuz (30) günlük yasal istinaf süresi geçirildikten sonra istinaf başvuru dilekçesi verildiği anlaşıldığından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48/6. maddesi uyarınca istinaf isteminin süre aşımı yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairelerinin ara kararı ile; davacı vekilinden, Türkiye Barolar Birliği'nden ve Posta Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi'nden, davacı vekilinin Ulusal Elektronik Tebligat Sisteminde (UETS) kaydının olup olmadığı sorularak, kaydının bulunması halinde hangi tarihten itibaren oluşturulduğu hakkında bilgi ve belgelerin sunulmasının istenildiği, gelen cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinde.
Türkiye Barolar Birliği tarafından, davacı vekili adına, 28/12/2018 tarihinde e-tebligat adresinin "Zorunlu Alıcı-Avukat" statüsünde "Aktivasyon Bekliyor" olarak oluşturulduğu, e-tebligat adresinin 02/08/2023 tarihinde hesap sahibi tarafından online başvuru ekranından e-imza ile sisteme giriş yapılarak aktif hale getirildiği ve kullanıma açıldığının tespit edildiğinin belirtildiği görülmekte olup, Mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihte davacı vekilinin UETS adresinin aktif olmadığı, söz konusu kararın davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtilen adrese 26/04/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşıldığından,
istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, kararın kaldırılmasını gerektiren yasal bir sebebin bulunmadığı belirtilerek istinaf isteminin süre aşımı yönünden reddi kararına, yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
26/04/2023 tarihinde yapıldığı belirtilen tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, gerekçeli kararın UYAP sisteminden 10/06/2023 tarihinde haricen öğrenildiği ve süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulduğu, kararın hukuka aykırı olduğu ve usulle birlikte esasın da değerlendirilmesi gerektiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2024/184, K. 2024/722, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama