KÜNYE
Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2012/10132 E., 2017/3788 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2017
- Esas No
- 2012/10132
- Karar No
- 2017/3788
- Temyiz Eden (Davacı)
- —
- Vekili
- —
- Karşı Taraf (Davalı)
- —
- Vekili
- —
- İstemin Özeti
- ... İdare Mahkemesi'nin.... tarih ve E:...; K:... sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Savunmanın Özeti
- Savunma verilmemiştir.
- Düşüncesi
- Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca davacı site yönetimine 44.719,20.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
.... İdare Mahkemesince; davacı site yönetiminin idari para cezasına yaptığı itirazın reddedildiğinin bildirilmesine ilişkin 19.01.2012 tarihli işlemin davacıya 21.02.2012 tarihinde tebliğ edildiği, 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi uyarınca bu tarihte işlemeye başlayan 30 günlük dava açma süresinin 22.03.2012 tarihinde son bulduğu hususu dikkate alındığında, özel Kanun uyarınca belirlenen dava açma süresi geçirildikten sonra 26.03.2012 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından, davanın süresinde açıldığı iddiasıyla mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102. maddesinde, “. İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur.
Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir” kuralı yer almıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden.
5510 sayılı Kanunun uyarınca davacı site yönetimine verilen idari para cezasına, davacı site yönetiminin vekili olan Av.....tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin 19.01.2012 tarih ve 2012/13 sayılı işlemin bildirilmesine yönelik 19.01.2012 tarih ve 0342390 sayılı yazının, site yöneticisine 21.02.2012 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.
Yukarıda anılan Yasa hükmü gereği, vekil aracılığıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu olup; davacının vekil aracılığıyla yaptığı itiraz başvurusunun reddine ilişkin işlemin, davacının vekili yerine davacıya tebliğ edilmiş olması karşısında, 21.02.2012 tarihinde yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, 7201 sayılı Yasanın 32. maddesinde; tebliğin, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabın tebliğden haberdar olması durumunda geçerli sayılacağı ve muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi kabul edileceği belirtildiğinden; İdare Mahkemesince, dava dilekçesinde dava konusu işlemin öğrenilme tarihi olarak belirtilen tarihin dava açma süresine esas alınarak süresinde olan davanın esasının incelenmesi gerekirken, usulüne uygun yapılmayan tebligatın dava açma süresine esas alınarak davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2012/10132, K. 2017/3788, 15 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama