İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 15. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 15. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat Metni

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4502 K.2016/4029

34 sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Düşüncesi :Temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği…

Esas2013/4502Karar2016/4029Tarih6 Haziran 2016Okuma7 dk · 1.355 kelime

KÜNYE

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2013/4502 E., 2016/4029 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire

Karar tarihi
6 Haziran 2016
Esas No
2013/4502
Karar No
2016/4029
Temyiz Eden (Davacılar)
—
Müdahiller (Davalı İdare Yanında)
1-
Vekili
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.355 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

34 sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Düşüncesi :Temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

Dava, davacılardan 'na, rahim ve yumurtalık rahatsızlığının tedavisi amacıyla … tarihinde … Kadın Doğum ve Çocuk Bakım Evinde yapılan ameliyatta, hizmetin kusurlu şekilde yürütülmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık olarak, için 50.000,00 TL manevi ve tedavi ve yol masraflarından oluşan 811,37 TL maddi tazminat, eşi için 20.000,00 TL, çocukları … ve annesi için ayrı ayrı olmak üzere 15.000,00 TL manevi tazminat tutarlarının maddi tazminat tutarı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren manevi tazminat tutarları için ise olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

… İdare Mahkemesi'nce; 'nun kasık bölgesinde yabancı cisimlerin bulunmasının adı geçene … Evinde . tarihinde yapılan ameliyatla illiyet bağının olmadığı, söz konusu durumun ilgilisinde kalıcı zarara yol açmadığı ve Karabük Doğum ve Çocuk Bakım Evinde yürütülen tedavi sürecinde davalı idare bünyesinde görevli ilgili sağlık personelinin eylemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu yolundaki bilirkişi görüş ve kanaatleri dikkate alındığında, işbu davaya konu maddi olayda davalı idareye hizmet kusuru atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar tarafından, anılan Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

İdarenin hukuki sorumluluğu, kişilere lütuf ve atıfet duygularıyla belli miktarda para ödenmesini öngören bir prensip olmayıp; demokratik toplum düzeninde biçimlenen idare-birey ilişkisinin doğurduğu hukuki bir sonuçtur. İdari yargıda, bu anlayış doğrultusunda, idare hukukunun ilke ve kurallarını uygulamak suretiyle, idarenin hukuki sorumluluk alanını ve sebeplerini içtihadıyla saptamak zorundadır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacılardan 'nun 07/04/2009 tarihinde …. Doğum ve Çocuk Bakım Evinde rahim ve yumurtalık rahatsızlıkları sebebiyle kasık bölgesi civarından ameliyat olup taburcu edildiği, fakat ağrılarının devam etmesi üzerine tekrar aynı hastanede tedavi edildiği, buna rağmen durumunun düzelmemesi üzerine … ilinde bulunan.

Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine müracaat ederek 09/07/2009 tarihinde adı geçen hastaneye yatışının yapıldığı, bu hastanede yapılan tetkikler sonucunda davacının kasık bölgesinde olduğu tespit edilen 3 adet enjeksiyon iğnesi olduğu tahmin edilen metal cismin, 1 adedi doktor gözetiminde çıkartılırken, 2 adedinin de ameliyatla çıkartılması üzerine tedavisi tamamlanarak 25/07/2009 tarihinde adı geçen hastaneden taburcu edildiği,

07/04/2009 tarihinde Karabük Kadın Doğum ve Çocuk Bakım Evinde yapılan ameliyatta hizmetin kusurlu şekilde yürütülmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Konuya ilişkin olarak davalı idarece disiplin soruşturması yapılmış olup 23/09/2009 tarihli disiplin soruşturma raporunda özetle; davacının 07/04/2009 tarihinde genel anestezi altında TAH+Sa USO+Moskoviç operasyonu gerçekleştirilip taburcu edildiği, ancak ağrıları dinmeyen hastanın 29/04/2009 ve 24/06/2009 tarihlerinde hastaneye başvurduğu, ayakta tedavi uygulandığı, 02/07/2009 tarihinde tekrar hastaneye yatışının yapıldığı, ancak herhangi bir operasyon geçirmeden sadece medikal tedavi uygulanıp, hastanın kendi isteği ile taburcu edildiği,

mevcut hasta dosyalarından, hastane kayıtlarından ve ifadelerden 07/04/2009 tarihinde yapılan ameliyat öncesi veya sonrası yakın bir tarihte başka bir operasyon geçirmediği, Karabük Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi'nde ağrılarına çözüm bulamayan hastanın, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne başvurduğu, ameliyat bölgesinin çekilen grafisinde 3-4 cm uzunluğunda üç adet yabancı cisim tespit edildiği, birinin cerrahi olmayan yöntemle, diğer ikisinin skopi eşliğinde çıkarıldığı,

çıkan cisimlerin düz 3-4 cm uzunluğunda, ucu verev keskin, diğer ucu kırık, enjektör ucu uzunluğunda olmasından dolayı, plastik aksamı olmayan enjektör ucu olarak tanımlandığı belirtilmiştir.

Yine anılan raporda, hastanın vücudundan çıkarılan metal cisimlerin, hasta daha önce ve sonrasında yakın bir zamanda başka bir ameliyat geçirmediği için 07/04/2009 tarihinde yapılan ameliyat sırasında kullanılan bir malzemeden kaynaklanabileceği, ancak bu tip ameliyatlarda enjektör iğnesi veya benzer bir cismin rutin olarak kullanılmadığı, çıkarılan metal cisimlerin plastik kısmından bağımsız olarak karın ön duvarında bulunmasının cerrahi ve bilimsel olarak açıklanamayacağı, nasıl unutulduğu konusunda bir kanaatin oluşmadığının konuyla ilgili bilirkişi raporunda belirtildiği,

çıkarılan metal cisimlerin karın ön duvarında ve kas içinde olduğu için hastayı hayati tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı, hekimin ameliyat ekibi ve ameliyatın sonuna kadar işlemlerin sorunsuz yürütülmesinden sorumlu olduğu, bu nedenle ameliyatı gerçekleştiren hekimin gerekli dikkat ve özeni yükümlülüğünü yerine getirmeyerek taksirle de olsa hastanın sağlığının bozulmasına neden olduğu gerekçesiyle "Kınama" cezası ile tecziyesinin uygun olacağının belirtildiği görülmektedir.

İncelenen olayda, davacıya uygulanan teşhis, tedavi ve tıbbi ameliyelerde davalı idarenin bir ihmal veya kusurun bulunup bulunmadığının teknik olarak değerlendirilmesi amacıyla Mahkemece Adli Tıp Kurumu Başkanlığı nezdinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp ihtisas Kurulunun dosyadaki bilgi ve belgeleri incelemek suretiyle düzenledikleri 21/02/2011 tarih ve 2432 karar nolu bilirkişi raporunda sonuç olarak, 'nun 06/04/2009 tarihinde Karabük Doğum ve Çocuk Bakım Evine Pelvik Enflamatur Hastalığı tanısı ile yatırıldığı, 07/04/2009 tarihinde şifa ile taburcu edildiği,

20/07/2009 tarihinde Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde cilt altı yabancı cisim tanısı ile yatırılıp yabancı cisim çıkarma ameliyatı yapıldığı, genel olarak bütün batın ameliyatı, cilt ve cilt altı insizyonların kapatılmasında enjektör iğnesinin kullanılmadığı, 03/07/2009 tarihinde yapılan yüzel doku USG incelemesinde cilt, cilt altı dokusunun doğal olduğunun ve herhangi bir patolojiye rastlanmadığının belirtildiği dikkate alındığında tespit edilen yabancı cismin ameliyatla illiyet bağının bulunmadığı,

söz konusu olayda cilt, cilt altı kapatılırken kırılmış iğne ucunun kalabileceği, bu tür iğne uçlarının çok ince olduğu ve hastada kalıcı bir zarara yol açmadığı, bu cihetle sağlık personelinin ve idarenin olaydaki eylemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu görüş ve kanaatlerine yer verildiği görülmektedir.

Olayda; davalı idare personelince ameliyat edilen hastanın vücudundan üç adet kırılmış enjektör ucu şeklinde metalin çıkarıldığı, hastanın bu ameliyatın belirli bir zaman öncesinde ve daha sonrasında başka bir ameliyat geçirmediği tartışmasızdır.

Adli Tıp raporunda da bu gerçeklerin inkar edilmediği ve bir hastanın vücudundan geçirdiği ameliyattan üç ay sonra ve ameliyat bölgesinden çıkarılan üç adet metal cismin orada bulunabilmesini açıklayıcı başka bir sebep ve olasılığın ortaya konulmadığı ve dolayısıyla hastanın ameliyatı sırasında ameliyat bölgesinde bu üç cismin unutulduğu somut bir olgudur.

Bu cisimlerin hastanın ameliyat bölgesine nasıl girdiği cerrahi ve bilimsel olarak açıklanamamış ise de, davalı idarenin ameliyat ekibinden ve ameliyatın sorunsuz yürütülmesinden sorumlu olduğu gözönüne alındığında bu konuda gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve dolayısıyla davalı idarece hizmetin kötü işletildiği sonucuna varılmıştır.

Bu nedenle, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunması nedeniyle Mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat istemi değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2013/4502, K. 2016/4029, 6 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 15. Daire Başkanlığı
Esas No
2013/4502
Karar No
2016/4029
Tarih
6 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4518 K.2016/4034
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4533 K.2016/4374
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4553 K.2016/4035
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4579 K.2016/4041
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/9016 K.2016/4509
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/10684 K.2016/4155

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.