İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 15. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 15. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat Metni

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4536 K.2016/2825

2- Vekili : Karşı Taraf (Davalı) : Vekili : İstemin Özeti : … 3. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti :Temyiz isteminin reddi gerektiği…

Esas2013/4536Karar2016/2825Tarih25 Nisan 2016Okuma5 dk · 979 kelime

KÜNYE

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2013/4536 E., 2016/2825 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire

Karar tarihi
25 Nisan 2016
Esas No
2013/4536
Karar No
2016/2825
Temyiz Eden (Davacılar)
1-
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

979 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

2- Vekili : Karşı Taraf (Davalı) : Vekili : İstemin Özeti : … 3. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti :Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Düşüncesi :Temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü: Dava, davacılardan için 31/03/1987 tarihinde … Devlet Hastanesi'nde yapılan kan tahlili sonucunun hatalı olmasına bağlı olarak eşi ile aralarındaki kan uyuşmazlığından haberdar olamaması sonucu ikinci çocuğuna hamilelik sürecinde meydana gelen kan uyuşmazlığından kaynaklanan çocuğun ölüm olayı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

. 3. İdare Mahkemesi'nce, ölüm olayının gerçekleştiği 17/09/2007 tarihinden yaklaşık 20 yıl önce davacı için yapılan kan tahliline bağlı olarak davalı İdare açısından ağır hizmet kusurundan bahsedilmesine olanak bulunmadığı gibi, 'un geçen 20 yıllık süre zarfında bir de normal sağlıklı bir doğum süreci geçirmiş olması hususu da gözönünde bulundurulduğunda hiç kan tahlili yaptırmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğu,

öte yandan;idarelerin tazminle yükümlü tutulabilmeleri için meydana gelen zararla İdareye atfedilen eylem arasında nedensellik bağının bulunması zorunlu olup, 23/07/1979 tarihinde doğan ve 31/03/1987 tarihinde davalı İdareye bağlı Nallıhan Devlet Hastanesi tarafından kan grubunun A Rh(+) olduğu yolunda bir belge verilen davacının,17/09/2007 tarihinde gerçekleşen ikinci doğum vakasıyla ilgili kan uyuşmazlığının 1987 yılında yapılan kan grubu tespiti ile ilintirilendirilmesi hukuken olanaklı olmayıp, bu yönüyle davalı İdare açısından tazmin yükümlülüğü bulunmadığı,

davacı 'un ikinci hamilelik süreci neticesinde meydana gelen ölüm olayında nedensellik bağının bulunmaması nedeniyle davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin karşılanmasının olanaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

İdarenin hukuki sorumluluğu, kişilere lütuf ve atıfet duygularıyla belli miktarda para ödenmesini öngören bir prensip olmayıp; demokratik toplum düzeninde biçimlenen idare-birey ilişkisinin doğurduğu hukuki bir sonuçtur. İdari yargı da, bu anlayış doğrultusunda, idare hukukunun ilke ve kurallarını uygulamak suretiyle, idarenin hukuki sorumluluk alanını ve sebeplerini içtihadıyla saptamak zorundadır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Temyiz istemine konu Mahkeme kararı ile, davacının kan grubunun ölüm olayının gerçekleştiği tarihten yaklaşık 20 yıl öncesine ilişkin olduğu, bu süre içerisinde sağlıklı bir doğum süreci geçirmiş olduğu hususu da değerlendirilerek hiç kan tahlili yaptırmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğu, ikinci hamilelik sürecinde meydana gelen ölüm olayında nedensellik bağının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar tarafından, un kan grubunun 31/03/1987 tarihinde. Devlet Hastanesince A Rh (+) olarak tespit edildiği, 04/10/1999 tarihinde. Devlet Hastanesinde ilk çocuğunu dünyaya getirdiği, anılan hastanede kan tahlili yapılmayıp,.

Devlet Hastanesince düzenlenen kan grubu testine itibar edildiği, 2007 yılında ikinci bebeğine hamile kaldığı, 02/07/2007 yılında yaptırılan kan tahlili sonucu kan grubunun A Rh (-) olduğunun tespit edildiği ve kan uyuşmazlığı için iğne yapıldığı, 13/09/2007 tarihinde rahatsızlandığı,. Devlet Hastanesi'ne müracaat ettiği, doktorun, bebeğin kan uyuşmazlığına bağlı olarak vücudunun su topladığı ve acilen Ankara'ya gitmesini söylediği, 14/09/2007 tarihinde.

Sağlığı ve Eğitim Araştırma Hastanesine kan uyuşmazlığı nedeniyle yatışının yapıldığı, 17/09/2007 tarihinde sezaryen ile doğum yaptığı aynı gün bebeğin vefat ettiği,. Devlet Hastanesince kan grubunun yanlış tespit edilmiş olması nedeniyle davacının hayati tehlike içine sokulduğu, bebeklerini kaybettikleri, ilk gebeliği döneminde de kan grubu tetkiki yapılmadığı, bu hususa yönelik Mahkemece inceleme yapılmadığı ileri sürülmektedir.

2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 1.maddesinde, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumunun kurulduğu, Kanunun 2.maddesinde, Kurumun, mahkemeler ile hâkimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen Adli Tıp ile ilgili konularda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

Dolayısıyla, esas itibariyle adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere kurulan Adli Tıp Kurumuna, taraf iddiaları da değerlendirilmek suretiyle, davacının ilk gebeliğine ilişkin hastane kayıtları da getirtilmek suretiyle, ilk gebeliğine ilişkin olarak kan grubu tetkiki yapılıp yapılmadığı, anne ve ilk bebeği arasında kan uyuşmazlığı bulunup bulunmadığı, var ise buna yönelik olarak tedavinin uygulanıp uygulanmadığı, ikinci bebeğinin vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusuru olup olmadığı hakkında Adli Tıp Kurumuna bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme üzerine verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, … 3. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2013/4536, K. 2016/2825, 25 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 15. Daire Başkanlığı
Esas No
2013/4536
Karar No
2016/2825
Tarih
25 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4537 K.2016/2440
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4576 K.2016/2223
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4577 K.2016/2222
  • Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı E.2013/5202 K.2016/2279
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/5847 K.2016/2956
  • Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı E.2013/7128 K.2016/1898

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.