İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 15. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 15. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/3862 K.2015/7681

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

Esas2015/3862Karar2015/7681Tarih17 Kasım 2015Okuma6 dk · 1.235 kelime

KÜNYE

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2015/3862 E., 2015/7681 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire

Karar tarihi
17 Kasım 2015
Esas No
2015/3862
Karar No
2015/7681
Temyiz Eden (Davacılar)
—
Vekili
—
Karşı Taraf (Davalı)
—
İstemin Özeti
... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
Düşüncesi
2577 sayılı Yasanın 13. maddesinin 1. fıkrasında yer alan bir yıllık süre içerisinde yani 08.10.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporundan itibaren bir yıl içerisinde 04.11.2014 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşıldığından, davanın süresinde olduğu, Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.235 kelime·6 dk okuma

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

Dava; davacılardan ile 'ın kızı ve ....'ın kardeşi olan .....'ın rahatsızlanması üzerine tedavi altına alındığı ... Devlet Hastanesi'nde yoğun bakım ünitesinde boş yatak bulunmadığı gerekçesiyle ... İli ... İlçesi'nde bulunan bir hastaneye sevk edilmesi sonrasında ambulans ile yolda iken durumunun ağırlaşması üzerine götürüldüğü ...

Devlet Hastanesi'nde vefat etmesi olayında idarenin hizmet kusurunun olduğu ve gerekli müdahaleler zamanında yapılmayarak hatalı işlemler ile vefat olayına sebebiyet verildiği iddiasıyla, destekten yoksun kalma ve maddi zararlara karşılık olarak ile için ayrı ayrı 12.000,00 TL ve ....için 6.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi tazminat ile, ile için ayrı ayrı 42.000,00 TL ve ... için 16.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın vefat tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; vefat olayı sebebiyle başlatılan adli soruşturma neticesinde iki kamu görevlisi hakkında taksirle ölüme sebep olma suçundan dolayı açılan kamu davasına davacılardan 'ın müdahil olduğu ve bu davada ...

3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı karar ile sanıklardan birinin taksirle ölüme sebebiyet verdiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu anlaşıldığından, kamu davasının karara bağlandığı 02.07.2012 tarihi itibariyle davacıların davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddia edilen idari eylemden haberdar oldukları, davacılar tarafından 02.07.2012 tarihinden itibaren bir yıl içinde ve en geç 02.07.2013 tarihine kadar davalı idareye başvurularak haklarının yerine getirilmesinin istenmesi ve bu isteğin kısmen veya tamamen reddi halinde,

bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava açma süresi içinde tam yargı davası açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra, 06.11.2014 tarihli dilekçe ile davacılara toplam 250.000 TL tazminat ödenmesi istemiyle idareye başvurulduğu, dolayısıyla 26.01.2015 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davada süreaşımı bulunduğundan, davanın esasının incelenmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacılar tarafından, davanın süresinde olduğu iddiasıyla anılan mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 13 üncü maddesinde; idari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilen ilgililerin, eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurup haklarının yerine getirilmesini isteyebilecekleri; bu isteklerin reddi üzerine altmış günlük dava açma süresi içerisinde dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır.

Anılan Yasa hükmünde idareye başvuru için öngörülen, bir yıllık sürenin, idari eylemin tamamlandığı ve yol açtığı zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren hesaplanması gerekmektedir. Esasen, idari eylemin tamamlandığı ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan bir yıllık sürenin hesaplanması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise, hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.

Yasayla öngörülen tam yargı davaları idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminini ifade etmektedir. Bu nedenle tam yargı davasının açılabilmesi için eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın ortaya çıkması zorunludur.

İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları anlatır.

Söz konusu eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme, bilirkişi raporu ve hatta ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabilmektedir.

Özellikle kamu görevlilerinin idari bir tasarruf yaparken, mevzuatın, üstlendiği ödevin ve yürüttüğü hizmetin kural, usul ve gereklerine aykırı olarak, kendisine izafe edilebilecek boyutta ve biçimde, ancak gene de resmi yetki, görev ve olanaklardan yararlanarak, onları kullanarak hareket ettiği, bu nedenle de idaresinden tamamen ayrılmasını önleyen ve engelleyen görev kusurları nedeniyle doğan zararların tazmini istemiyle açılacak tam yargı davalarında eylemin idariliği, bazen ceza davalarıyla personelin şahsi kusuru sonucu mu, yoksa görev kusuru sonucu mu zararın ortaya çıktığının belirlenmesinden sonra saptanabilmektedir.

Bu itibarla, 2577 sayılı Yasa'nın 13 üncü maddesinde öngörülen sürenin eylemin idariliğinin ortaya çıktığı tarihten itibaren hesaplanması zorunludur. Aksi yorumun zarara yol açan eylemin idariliğinin ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldıracağı, hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.

Dava dosyasının incelenmesinden; .....vefatına sebep olan olayların 18.02.2011 tarihinde gerçekleştiği, olay sebebiyle yapılan ön inceleme neticesinde ... Valiliği İl İdare Kurulu tarafından verilen 06.04.2011 tarih ve 12 sayılı kararda ... Devlet Hastanesi acil polikliniğinde görevli Dr. ....hakkında soruşturma izninin verildiği, ceza yargılaması sonucunda ...

3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan yargılanan sanıklardan ...ın beraatine, ...... Uludere'nin mahkumiyetine karar verildiği, yapılan temyiz incelemesi üzerine de Yargıtay ...

Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Sanık ......'ın beraatine ilişkin hükmün onandığı, Sanık ....'nin mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik yapılan inceleme sonucunda ise; mevcut bulgu ve muayene sonuçları ile sanığın göğüs hastalıkları uzmanından görüş almasında ve hastayı entübe ederek ambulansa almasında zorunluluk olup olmadığının, sanığın uygulamalarında tıbbi standartlara aykırılık olup olmadığı varsa bu uygulamalarla hastanın ölümü arasında illiyet bağı kurulup kurulamayacağının Yüksek Sağlık Şurasından sorulması,

tıbbi uygulamalara aykırı davranışlarının ve bu fillerle ölüm arasında uygun illiyet bağının kurulması halinde taksirle öldürme, tıbbi standartlarda aykırı davranışla ölüm arasında uygun illiyet bağının bulunmaması halinde eyleminin TCK'nın 257/2. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği de gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle mahkumiyete ilişkin hükmün bozulduğu, bunu üzerine ...

3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı ara kararı ile dava dosyasının Yüksek Sağlık Şurasına gönderilerek uzman görüşü alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Ceza yargılaması sırasında, eylemin idariliğini ortaya koyan inceleme, tespit kararları veya yapılan inceleme sonucu hazırlanmış bilirkişi raporları ya da ceza mahkemesi kararının veya bu kararın onanmasına ilişkin Yargıtay kararının tebliğinden itibaren de 2577 sayılı Kanunun 13. maddesindeki 1 yıllık sürenin başlatılabilmesi mümkündür.

Uyuşmazlıkta, ceza yargılaması devam etmekte iken yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay ...

Ceza Dairesinin ... tarihli kararı ile sanığın uygulamalarında tıbbi standartlara aykırılık olup olmadığı varsa bu uygulamalarla hastanın ölümü arasında illiyet bağı kurulup kurulamayacağının Yüksek Sağlık Şurasından sorulması gerektiği belirtilerek anılan ceza mahkemesi kararının bu yönüyle bozulduğu, söz konusu kararın davacılara tebliği üzerine 06.11.2014 tarihinde ölüm olayı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 100.000,00 TL maddi tazminat ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın vefat tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından ödenmesi istemiyle bir başvuru yapıldığı,

bu başvurunun cevap verilmeyerek zımmen reddi üzerin de 26.01.2015 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılmakta olan davanın açıldığı görülmektedir.

Bu durumda, davacıların, zarar doğurucu eylemin ne olduğunu ve idareye atfedilebilir (eylemin idariliği) olduğunu Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarihli bozma kararı ile öğrendiğinin, dolayısıyla bu tarihten itibaren 2577 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca 1 yıllık sürenin bu tarihte başladığının kabulü gerekmektedir.

Buna göre, davacıların, eylemi ve eylemin idareye atfedilebilir olduğunu öğrendiği 02.10.2014 tarihinden itibaren 1 yıl içinde, tarihinde idareye yaptığı başvurunun zımmen reddi üzerine 26.01.2015 tarihinde açtığı davada süre aşımı bulunmamakta olup; İdare Mahkemesince, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen kararda usul hükümlerine uygunluk görülmemektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2015/3862, K. 2015/7681, 17 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 15. Daire Başkanlığı
Esas No
2015/3862
Karar No
2015/7681
Tarih
17 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/3867 K.2015/7749
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/3868 K.2015/7191
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/3883 K.2015/7721
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/3893 K.2015/7622
  • Danıştay Danıştay 5. Daire Başkanlığı E.2015/3898 K.2015/8664
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/3910 K.2015/7719

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.