İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 15. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 15. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat Metni

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/4633 K.2016/587

Bu durumda; idarenin tazmin sorumluluğu açısından, hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun saptanması için dosyanın 2659 sayılı Kanun'un yukarıda anılan 15. maddesi uyarınca Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek, Adlî Tıp Genel Kurulunca yukarıda…

Esas2015/4633Karar2016/587Tarih4 Şubat 2016Okuma6 dk · 1.229 kelime

KÜNYE

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2015/4633 E., 2016/587 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire

Karar tarihi
4 Şubat 2016
Esas No
2015/4633
Karar No
2016/587
Karar Düzeltme İsteminde Bulunan (Davacılar)
'e Velayeten, Kendi Adlarına Asaleten; ,
Vekili
—
Karşı Taraf (Davalı)
/ANKARA
Vekili
Av.
İstemin Özeti
Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 18/12/2014 tarih ve E:2013/3969, K:2014/9828 sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Düşüncesi
Davacının doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması nedeniyle beyin anomalisinin gerçekleştiği yönündeki iddialarının her yönüyle açıklığa kavuşturulmaması, hükme esas alınan adli tıp raporunun uyuşmazlığın çözümünde yeterince açık nitelikte olmadığını ortaya koymaktadır.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.229 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Bu durumda; idarenin tazmin sorumluluğu açısından, hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun saptanması için dosyanın 2659 sayılı Kanun'un yukarıda anılan 15. maddesi uyarınca Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek, Adlî Tıp Genel Kurulunca yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak yapılacak irdeleme sonucu hazırlanacak açıklayıcı ve kanaat bildiren rapor incelendikten sonra bir karar verilmesi gerekmektedir.

Bu durumda İdare mahkemesince, belirtilen hususları açıklığa kavuşturmayan ve bu nedenle eksik düzenlendiği anlaşılan Adli Tıp Raporuna göre karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin onama yönündeki kararının kaldırılarak idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip dosyadaki belgeler incelendikten sonra karar düzeltme talebi hakkında gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararın Düzeltilmesi" başlıklı 54. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerince verilen kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere taraflarca; a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması, b) Bir kararda birbirine aykırı hükümlerin bulunması, c) Kararın usul ve Kanuna aykırı bulunması, d)Hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekarlığın ortaya çıkmış olması hallerinde kararın düzeltilmesinin istenebileceği hükmüne yer verilmiş olup, bu maddenin 2. fıkrasında da Danıştay dava dairelerinin kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen sebeplerle bağlı oldukları kurala bağlanmıştır.

Dosyadaki belgeler ile iddiaların incelenmesinden; düzeltme istemine konu Dairemiz kararının hukuk ve usule uygun olduğu, düzeltilmesini gerektirecek bir halin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; kararın düzeltilmesi isteminin REDDİNE, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04/02/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X)

Dava, davacıların çocuğu ’in ’na bağlı ... Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tıbbi müdahalelerde hizmet kusuru bulunduğundan bahisle ’in sakat kalmasına sebebiyet verildiği belirtilerek, 850.000,00 TL maddi ve 700.549,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.550.548,57 TL tazminatın, 18.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

Sağlık hizmetlerinin bünyesinde risk taşıyan bölümü tedavi hizmetleri olup; teşhis ve tedavide hizmetin niteliği gereği doğal kabul edilebilecek hatalar dışında tedavinin tıbbi gereklere uygun olmadığına ilişkin açık ve belirgin kusurlar idarenin tazmin sorumluluğunu gerektirecektir.

2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 1. maddesiyle adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumunun kurulduğu, 2. maddesinde, Kurumun mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen Adli Tıp ile ilgili konularda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış olup; Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarınca bildirilen görüşlerin, görülen davada öne sürülen iddiaları bilimsel ve teknik yönden karşılayacak nitelik ve yeterlilikte olması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.

Nitekim, anılan Kanunun "Adli Tıp Genel Kurulunun görevleri" başlıklı 15. maddesinde; adlî tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri görüşlerinin, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibariyle yeterince kanaat verici nitelikte bulunmaması veya adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında çelişki ortaya çıkması halinde, konunun Adli Tıp Genel Kurulu'nda inceleneceği ve kesin karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; mahkeme kararına esas alınan ... tarih ve ... karar nolu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu Raporunda.

18.10.2004 doğumlu bebeğin doğumdaki tablosu ve doğum sonrası klinik ve radyolojik bulguları bebeğin beyin dokusunun doğum öncesi dönemde gelişim bozukluğuyla uyumlu olduğu, 18.10.2004 günü saat 03.20'de gerçekleşen doğum öncesi 03.10'da çekilmiş olan NST trasesinin, travay takibindeki bebek kalp sesleri kayıtlarının ve doğum sonrası bakılan kan gazı değerinin bebeğin doğum anında oksijensiz kaldığını göstermediği, doğum sonrası bebeğe yapılan müdahale ve yoğun bakım servisindeki takiplerin tıp kurallarına uygun olduğu,

18.10.2004 günü gerçekleşen doğum ve sonrası bebeğin takip ve tedavisi ile bebekte oluşan tablo arasında illiyet kurulamadığı, sağlık personelinin eylemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu, davalı idareye atfı kabil kusur bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, idare mahkemesince dikkate alınan söz konusu Rapor doğrultusunda da davanın reddedildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için; bebekte ortaya çıkan beyin anomalisinin; doğum öncesi sürece, yani genetik bir nedene mi bağlı olduğu, yoksa, gebenin doğum için hastaneye gelip eve gönderildiği ilk tarih olan 15.10.2004 tarihi ile ikinci kez doğum için hastaneye gelen gebenin doğum servisine alındığı tarih ve saat olan 17.10.2004 gününün 21.05 saatine kadar olan süreçteki tıbbi müdahalelere mi bağlı olduğu, yine gebenin doğum servisine alındığı 17.10.2004 günü saat 21.05'ten doğumun gerçekleştirildiği 18.10.2004 gününün 03.20 saatine kadar olan süreçteki tıbbi müdahalelere mi bağlı olduğu hususlarının da ayrı ayrı incelenmesi önem arz etmektedir.

Davacı iddialarını ve ilgili adli tıp raporunu da içeren dosyadaki belgelerden; söz konusu adli tıp raporundan, bebekteki beyin anomalisinin doğum öncesinde bebekte mevcut bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu sonuca ulaşılırken de, doğum sürecine ilişkin belge ve bulgular incelenip bu hususlarda bir hata bulunmadığı kanısına varılmaktadır.

Daha sonra bu sürece ilişkin bulgulardan hareketle varsayım yolu ile doğum anından itibaren geriye doğru bir zaman sürecini kapsayan doğum öncesi döneme ilişkin muayene ve takip bulgularının ve yapılan tıbbi müdahalelerin değerlendirilmesi yoluna gidilmemektedir. Oysa, davacı tarafından, gebenin doğum öncesi rutin muayenelerinin ... Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ve ...

Ana Sağlığı Sağlık Ocağında yapıldığı, muayene sonuçlarında gebelik seyrinin ve çocuğun gelişiminin normal olarak belirtildiği ileri sürülmektedir. Öte yandan gebenin, doğum olayının gerçekleştirildiği ...

Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesine önce 15.10.2004 tarihinde bel ağrısı şikayetiyle geldiği, aktif doğum eylemi başlamadığından evine gönderildiği, 17.10.2004 günü 21.05 saatinde yeniden geldiği ve doğum servisine yatırıldığı ve bu nedenle müdahalenin iki gün sonraya bırakıldığı olgusu göz önüne alındığında, gebenin hastaneye 15.10.2004 tarihinde gelişinde gebelik süreci, bebeğin ağırlığı,

gebenin servikal anotomik yapısı değerlendirilmeden ve sezeryan yöntemiyle doğum alternatifi düşünülmeden salt normal doğum yolu yöntem ve sürecinin izlenmesi nedeniyle fiilen iki gün sonraya bırakılan doğum nedeniyle bebeğin bu zaman dilimi içerisinde zarar görüp görmeyeceği hususunun da irdelenmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 17.10.2004 günü yeniden hastaneye gelen gebenin doğum servisine yatırıldığı 21.05 saatinden doğmun gerçekleştirildiği 18.10.2004 gününün 03.20 saatine kadar söz konusu doğumda gebenin özel durumu nedeniyle (servikal yapının anotomik yapısı nedeniyle doğum yolundaki açılmanın gecikmesi ve yeterince açılmaması) doğum öncesi ve doğum esnasında yapılması gereken veya bu özel anatomik yapıya özgü tıbbi müdahalelerin de değerlendirilmesi gerektiğinden, belirtilen hususların araştırılması;

davacının doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması nedeniyle beyin anomalisinin gerçekleştiği yönündeki iddialarının her yönüyle açıklığa kavuşturulmaması, anılan adli tıp raporu bu yönleriyle yeterince açık nitelikte bulunmamaktadır.

Bu durumda; idarenin tazmin sorumluluğu açısından, hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun saptanması için dosyanın 2659 sayılı Kanun'un yukarıda anılan 15. maddesi uyarınca Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek, Adlî Tıp Genel Kurulunca yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak yapılacak irdeleme sonucu hazırlanacak açıklayıcı ve kanaat bildiren rapor incelendikten sonra bir karar verilmesi gerekmektedir.

İdare mahkemesince, belirtilen hususları açıklığa kavuşturmayan ve bu nedenle eksik düzenlendiği anlaşılan Adli Tıp Raporuna göre karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle; davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin onama yönündeki kararının kaldırılarak idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2015/4633, K. 2016/587, 4 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Karşı Oy (X)
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 15. Daire Başkanlığı
Esas No
2015/4633
Karar No
2016/587
Tarih
4 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/4695 K.2016/585
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/4866 K.2016/1062
  • Danıştay Danıştay 5. Daire Başkanlığı E.2015/4915 K.2016/505
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/5076 K.2016/662
  • Danıştay Danıştay 12. Daire Başkanlığı E.2015/5204 K.2016/538
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/5397 K.2016/811

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.