İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 15. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 15. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/5348 K.2018/2892

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

Esas2015/5348Karar2018/2892Tarih27 Mart 2018Okuma5 dk · 1.024 kelime

KÜNYE

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2015/5348 E., 2018/2892 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire

Karar tarihi
27 Mart 2018
Esas No
2015/5348
Karar No
2018/2892
Temyiz Eden (Davacı)
…
Vekili
…
Karşı Taraf (Davalı)
…
İstemin Özeti
… İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E: …; K: … sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
Düşüncesi
Sonucu itibariyle yerinde olan mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.024 kelime·5 dk okuma

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

Dava; davacının, 5233 sayılı Kanun uyarınca … İli, Merkez İlçesi, … Köyü'nde bulunan mal varlığı zararının tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali iistemiyle açılmıştır.

… İdare Mahkemesi'nce; asgari güvenlik düzeyinin var olduğu sonucuna ulaşılan … İli, Merkez İlçesi, … Köyü'nde köy halkının bir kısmının subjektif güvenlik kaygısıyla ya da ekonomik ve sosyal sebeplerle göç etmelerinden dolayı uğradıkları zararın, 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre idarece karşılanmasına hukuki olanak bulunmadığından, davacının isteminin reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun 2. maddesinin (d) bendinde; terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar, Kanunun kapsamı dışında tutulmuş; 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, sakatlanma ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece ödeneceği kurala bağlanmıştır.

Genel olarak, 5233 sayılı Kanun kapsamında mal varlığına ulaşamama nedeniyle uğranılan bir zarardan söz edebilmek için, yerleşim yerinin tamamen boşalmış/boşaltılmış olması gerekmektedir. Çünkü, yerleşim yerinin kısmen boşalmış/boşaltılmış olması, o yerleşim yerinde güvenli bir şekilde yaşayabilme olanağını sağlayan asgari güvenlik şartlarının idarece yerine getirilmiş olduğunu göstermekte ve kişilerin her zaman mal varlığına ulaşabileceğine karine teşkil etmektedir. Terör olaylarının olduğu bölgelerde ekonomik ve sosyal nedenlerle göç olayları da yaşandığından, yerleşim yerinin tamamen boşalmış/boşaltılmış olmasının, 5233 sayılı Kanun uyarınca mal varlığına ulaşılamamanın belirlenmesi açısından objektif/nesnel bir ölçüt olarak belirlenmesi yerindedir.

Bunun yanında, 5233 sayılı Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinden anlaşıldığı üzere, terör olaylarına bağlı olarak güvenlik kaygıları nedeniyle (örneğin bu sebeple yerleşim yerinin terkedilmesi vb.) mal varlığına ulaşılamamadan kaynaklanan zararların da tazmini öngörülmektedir.

Bir terör olayı sonucu münferit olarak kendisi veya yakınları doğrudan zarar gören ya da bu şekilde gerçekleşen ölüm ve/veya yaralama olayları kendisi veya yakınlarına yönelen kimselerin, başta yaşam haklarından endişe ederek, güvenlik kaygısı duymaları doğaldır. Dolayısıyla, bu kapsamda oluşan zararların tazmini de anılan hükmün bir gereğidir.

Bu durum, yukarıda belirtilen nesnel kriterin yanında, her davacı yönünden ayrıca öznel olarak da bir irdeleme yapılmasını gerekli kılmaktadır. Aksi bir değerlendirme, her bir davacının öznel durumundan kaynaklı olarak ileri sürdüğü hususların irdelenmemesi anlamına gelir ki, bu durum Anayasa'da öngörülen adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil eder.

Bu çerçevede, ikamet ettiği yerleşim yerinden ayrılan bireylerin, kendisine veya yakınlarına yönelik gerçekleştirilmiş olan terör saldırısına ya da bu kapsamdaki ciddi bir tehdide bağlı olarak yerleşim yerini terketmek zorunda kalmaları nedeniyle mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklı zararların da güvenlik kaygısına dayalı gerçekleşmiş zarar kapsamında değerlendirilmesi ve 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanması gerekmektedir.

Bununla birlikte, terör eylemi nedeniyle mal varlığına dahil unsurlardan herhangi birinin zarar gördüğü (evin, arazinin, ürünlerin yakılması gibi) iddialarıyla yapılacak başvurularda ise, Kanun'da öngörülen diğer koşulların da mevcudiyeti halinde, yerleşim yeri tamamen boşaltılmamış olsa dahi söz konusu zararın tazmin edilebileceğinde kuşku bulunmamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından 20/07/2005 havale tarihli dilekçe Zarar Tespit Komisyonuna başvuru yapılarak 01/07/1995 tarihinde terör eylemleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle … ili, Merkez,.

Köyü'ndeki bağının yakılması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmininin talep edildiği, başvuru üzerine davalı idarece yapılan değerlendirme sonucu Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu'nun 23/12/2010 tarih ve 2010/3-2313 sayılı işlemiyle.

Köyü'nün terör eylemleri ya da terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle boşalmış/boşaltılmış yerlerden olmaması ve davacının bağının yakılmasına ilişkin olayın faillerinin tespit edilememesi nedeniyle uğradığı ileri sürülen zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanamayacağından bahisle başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bağının yakılmasına ilişkin olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında olduğu, bu nedenle zararının tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülerek anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından, 01/07/1995 tarihinde … İli, Merkez, … Köyü'nde bulunan bağının terör olayları veya terörle mücadele kapsamında yapılan operasyonel faaliyetler sonucu yakıldığı iddia edilmiş olup uyuşmazlığın bu çerçevede incelenmesi gerekmektedir.

Olayda, 06/07/1995 tarihli dilekçe ile davacı tarafından, 01/07/1995 tarihinde. İli, Merkez,. Köyü'nde bulunan bağının yandığı belirtilerek, bağını yakan kişi/kişiler hakkında. Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu,. Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve Muh: … sayılı yazısıyla. İl Jandarma Komutanlığından, 01/07/1995 tarihinde. İli, Merkez,.

Köyü Bağlar mevkiinde meydana gelen yangın olayında, 'ın (davacının) bağının yanıp yanmadığı, meydana gelen yangın olayının kim tarafından meydana getirildiğinin araştırılarak bu hususta düzenlenecek evrakın bildirilmesinin istenildiği,. İli, Merkez Jandarma Komutanlığının,. Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan 04/08/1995 tarihli yazısıyla, 01/07/1995 tarihinde.

Köyü … mevkiinde meydana gelen yangın olayı ile ilgili yapılan araştırmada, örtü yangını olarak başlayan yangının. Bağlarına sıçradığı ve (davacı) isimli şahsın bağının kısmen yandığı, yangının kimler tarafından ve ne amaçla çıkarıldığının tespit edilemediği, muhtemelen aşırı sıcaklıklardan dolayı çıktığının düşünüldüğünün belirtildiği,. Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve Hazırlık No: … sayılı kararıyla faili tespit edilemeyen olayla ilgili daimi arama kararı ve.

Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve Soruşturma No: …, Karar No: … sayılı kararıyla olay hakkında zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu adına kavuşturma yapılmasına yer olmadığına kararı verildiği görülmektedir.

5233 sayılı Kanun uyarınca idarenin tazminat ödemekle sorumlu tutulabilmesi için, meydana gelen zararın, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle doğduğunun açıkça ortaya konulması gerekmektedir.

Durum böyle olunca, terör eylemi veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sonucunda gerçekleştiğine ilişkin somut bilgi ve belge bulunmayan, faili meçhul olay kapsamında bulunan davacının bağının yakılmasına ilişkin olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında olmaması nedeniyle, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Buna göre, davanın reddi yolundaki mahkeme kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve …; K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ve 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2015/5348, K. 2018/2892, 27 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 15. Daire Başkanlığı
Esas No
2015/5348
Karar No
2018/2892
Tarih
27 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/5365 K.2018/2896
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/5408 K.2018/2701
  • Danıştay 13. Daire E.2015/5437 K.2018/1232
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/5694 K.2018/3028
  • Danıştay 13. Daire E.2015/5724 K.2018/1226
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/6759 K.2018/2506

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.