İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 15. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 15. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2016/9313 K.2017/1359

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü: Dava; davacının, ….. mevkiinde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle uğradığı ileri sürülen zararın tazmini…

Esas2016/9313Karar2017/1359Tarih23 Mart 2017Okuma6 dk · 1.249 kelime

KÜNYE

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2016/9313 E., 2017/1359 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire

Karar tarihi
23 Mart 2017
Esas No
2016/9313
Karar No
2017/1359
Temyiz Eden (Davacı)
—
Vekili
—
Karşı Taraf (Davalı)
—
İstemin Özeti
… 2. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…. sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
Düşüncesi
Sonucu itibariyle yerinde olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.249 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü: Dava; davacının, ….. mevkiinde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle uğradığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 21/11/2008 tarih ve 2008/1-16445 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

. 2. İdare Mahkemesi'nce, davacı tarafından, …. mevkiinde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanması amacı ile Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'na yapılan başvurunun reddine ilişkin 21/11/2008 tarih ve 2008/1-16445 sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmış ise de, davacı tarafından daha önce de aynı işlemin iptali istemiyle.

3. İdare Mahkemesi'nin E:…. esasına kayden dava açıldığı, anılan Mahkemece …. tarihinde davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edildiği ve Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 11/12/2013 tarih ve E:2013/12416, K:2013/10543 sayılı kararıyla onanması sonucunda 06/03/2014 tarihinde kesinleştiği, bakılan iş bu dava ile ….

3.İdare Mahkemesi'nin …. esas sayılı dosyasında görülen davanın konusunun, sebebinin ve taraflarının aynı olduğu ve anılan dosyada verilen kararın temyiz aşamasında onanarak kesinleştiği, iş bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu kurala bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının, …. mevkiinde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmini istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 21/11/2008 tarih ve 2008/1-16445 sayılı işleminin iptali istemiyle 06/05/2011 tarihinde …. 3. İdare Mahkemesi'nde dava açıldığı, …. 3. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:….. sayılı kararı ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, kararın onanarak kesinleştiği, bakılan davanın ise aynı istemle 11/03/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık; tarafları, sebebi ve konusu aynı olan bir dava hakkında önceden verilmiş süre yönünden davanın reddine ilişkin kararın daha sonra açılan dava bakımından kesin hüküm teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.

Hukuk düzeninde istikrarı ve hukuk güvenliğini sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, doktrinde, şekli ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere iki başlıkta ele alınmaktadır. Şekli anlamda kesin hüküm, yargı yerince verilen karara karşı olağan kanun yollarına başvurulamayacağını ifade etmektedir. Dolayısıyla söz konusu terim ile, görülmekte olan davanın şeklen sona ermesi kastedilmektedir.

Maddi anlamda kesin hüküm ise; uyuşmazlığın esasını çözen nihai yargı kararlarının, kimse tarafından değiştirilememesini ve daha sonra açılan dava bakımından bağlayıcı olmasını; diğer bir anlatımla taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir daha dava konusu yapılamamasını ifade etmektedir. Buna göre, bir kararın maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıması halinde; tarafları, sebebi ve konusu aynı olan yeni bir dava açılması hukuken mümkün bulunmamaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için, idari yargı yerlerince verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıyıp taşımadığının irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre, gerek yargısal içtihatlarda, gerekse doktrinde, davanın esastan reddine ilişkin kararların mutlak anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığı, ancak tarafların ve davanın dayandığı sebeplerin aynı olması halinde nispi anlamda kesin hükümden bahsedilebileceği kabul edilmiştir. İptal kararları ise, işlemin hukuka aykırı olduğunu ortaya koymak suretiyle işlemi hukuken ortadan kaldırdığından; daha önce verilen iptal kararı, işlemle ilişkisi bulunan kişilerin, aynı işlemin iptali istemiyle açacakları davalarda kesin hüküm etkisini göstermektedir.

Dava şartı yokluğu (ilk inceleme sorunları) nedeniyle davanın usul yönünden reddine ilişkin kararlara gelince; söz konusu kararlar, uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapılmaksızın verildiğinden, yalnızca şekli anlamda kesin hüküm teşkil etmekte, maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla, bu şekilde usul yönünden reddedilen davaların yeniden açılmasına hukuki engel bulunmamaktadır.

Uyuşmazlıkta, daha önce …. 3. İdare Mahkemesinin E:…. sayılı esasına kayden açılan dava ile bakılan davanın taraflarının, sebebinin ve konusunun aynı olduğu açıktır. Ancak E:…. sayılı dosyada, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen karar kesin hüküm niteliği taşımadığından, bakılan davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin kararda usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

Bir davada uyuşmazlığın esasının incelenebilmesi için diğer koşullar yanında, davanın yasada öngörülen süre içerisinde açılmış olması gerekmektedir.

Davacı tarafından, Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 21/11/2008 tarih ve 2008/1-16445 sayılı işleminin iptali istemiyle …. 3. İdare Mahkemesi'nin E:…. sayılı dosyasında … tarihinde açılan davada, davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği ve onanarak kesinleştiği, davacı tarafından aynı istemle yeni bir dava açıldığı dikkate alındığında, 11/03/2016 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan iş bu davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, İdare mahkemesince; davanın yukarıda belirtilen gerekçe ile süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen kararda sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile …. 2. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…. sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz harç ve posta ücretinin Mahkemesince tamamlattırılmasına, 2577 sayılı Kanunun 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ve 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Dava; davacının, …… mevkiinde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle uğradığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 21/11/2008 tarih ve 2008/1-16445 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmış, Mahkemece daha önce aynı istemle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği ve kesinleştiği, bu durumda kesin hüküm niteliği kazanan idari yargı kararı karşısında aynı konuda açılan davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddedildiği anlaşılmıştır.

Dava şartı yokluğu (ilk inceleme sorunları) nedeniyle davanın usul yönünden reddine ilişkin kararlar, uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapılmaksızın verildiğinden, yalnızca şekli anlamda kesin hüküm teşkil etmekte, maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla, bu şekilde usul yönünden reddedilen davaların yeniden açılmasına hukuki engel bulunmamaktadır.

Davanın süresinde açılıp açılmadığı incelenecek olursa;

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu. "Hak Arama Hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu.

"Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması" başlıklı 40. maddesine 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükmü yer almış; bu ek fıkranın gerekçesinde ise, bu fıkra ile bireylerin yargı ya da idarî makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama hürriyetinin korunması açısından zorunluluk hâline geldiği ifade edilmiştir.

İdarî işlemlere karşı başvuru yollarının son derece ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru sürelerinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle idarî işlemlere karşı hangi idarî birime, hangi sürede başvurulacağının idarelerce idarî işlemde belirtilmesi hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir. Anılan Anayasa hükmü ile de, bireylerin yargı makamları ya da idarî makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması amaçlanmış; idareye, işlemlerinde ilgililerin hangi süre içerisinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.

Uyuşmazlıkta; davacının 5233 sayılı Kanun uyarınca zararlarının tazmini istemiyle yaptığı başvurunun Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 21/11/2008 tarih ve 2008/1-16445 sayılı işlemi ile reddedildiği, işlemde Anayasa'nın 40. maddesi hükmüne aykırı olarak ne kadar süre içerisinde, hangi merciye başvurulabileceğine ilişkin bir bilgiye yer verilmediği görüldüğünden, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davanın süresinde olduğu ve işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2016/9313, K. 2017/1359, 23 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 15. Daire Başkanlığı
Esas No
2016/9313
Karar No
2017/1359
Tarih
23 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2016/9676 K.2017/1412
  • Danıştay Danıştay 14. Daire Başkanlığı E.2016/9833 K.2017/1093
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2016/9934 K.2017/1423
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2016/9947 K.2017/1239
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2016/9948 K.2017/1354
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2016/9959 K.2017/1355

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.