İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1027 K.2021/113

Dava konusu istem: 07/11/1996 tarih ve 22810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1996/8676 sayılı Bakanlar Kurulu kararı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 100.000,00 TL maddi zararın idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine…

Esas2020/1027Karar2021/113Tarih27 Ocak 2021Okuma5 dk · 994 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/1027 E., 2021/113 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
27 Ocak 2021
Esas No
2020/1027
Karar No
2021/113
Temyiz eden (davacı)
... Mad. San. Tic. Ltd. Şti.
Eski Unvanı
Tasfiye Halinde ... Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
…
Vekili
Hukuk Müşaviri …
İstemin konusu
Danıştay Onuncu Dairesinin 04/12/2019 tarih ve E:2015/215, K:2019/9235 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

994 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Dava konusu istem: 07/11/1996 tarih ve 22810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1996/8676 sayılı Bakanlar Kurulu kararı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 100.000,00 TL maddi zararın idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 04/12/2019 tarih ve E:2015/215, K:2019/9235 sayılı kararıyla;

Davacı şirketin Çanakkale ili, Merkez İlçesi, ... Köyü ... ve ... parselinde kayıtlı taşınmazların mülkiyetini 31/07/1991 tarihinde iktisap ettiği.

14/04/1992 tarihinde onaylanan mevzi imar planı gereğince anılan taşınmazların ticari alan içinde kaldığı; ancak daha sonra dava konusu zarara neden olduğu iddia edilen Bakanlar Kurulunun 07/11/1996 tarih ve 22810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1996/8676 sayılı kararı ile Troya Tarihi Milli Parkı sınırları içine alındığı göz önüne alınarak maliki olduğu taşınmazları üzerinde sanayi tesisi yapabilmek için, Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne 28/01/2008 tarihinde izin isteminde bulunduğu;

davalı idarenin davacı isteminin reddine dair … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada,.

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; anılan kararın temyizi üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 11/04/2013 tarih ve E:2009/13551, K:2013/2475 sayılı kararı ile mahkeme kararının onandığı; onama kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulmadığından mahkeme kararının 10/09/2013 tarihinde kesinleştiği; davacı tarafından, kesinleşen bu karar uyarınca taşınmazları üzerinde ancak tarla olarak tasarrufta bulunabileceği ve yapılaşma izni olmadığının sabit olduğu,

taşınmazların imar durumu ticari alanda iken 25/06/2012 tarihinde 4.200.000,00 TL rayiç değerinde olduğu halde Bakanlar Kurulu Kararı nedeniyle çok değer kaybettiği, idarenin bu karardan (taşınmazların bulunduğu alanı, milli park ilan eden Bakanlar Kurulu Kararı) kaynaklanan zararının tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için bakılmakta olan davanın 24/07/2014 havale tarihli dilekçeyle açıldığı tespitlerine yer verilerek,

Davacı tarafından, daha önce yapılan mevzi imar planı doğrultusunda maliki olduğu taşınmazlar üzerinde sanayi tesisi yapılması için Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne 28/01/2008 tarihinde başvuruda bulunulduğu; bu başvurunun davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazıyla reddi yolunda işlem tesis edildiği; davacının bu ret işlemine yaptığı itirazın davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemi ile aynı gerekçelerle reddedildiği;

bu işlemler sonucunda 07/11/1996 tarih ve 22810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile davacı tarafından davaya konu taşımazların bulunduğu alanın milli park alanı içinde kaldığının öğrenildiği ve öğrenme tarihinden itibaren kanuni dava açma süresi içinde, tazminat ödenmesi konusunda idareye başvuruda bulunulmadığı, herhangi bir tam yargı davası açılmadığı,

Ayrıca, Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü işlemlerinin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; anılan kararın temyizi üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 11/04/2013 tarih ve E:2009/13551, K:2013/2475 sayılı kararı ile mahkeme kararının onandığı ve bu onama kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulmadığından mahkeme kararının 10/09/2013 tarihinde kesinleştiği,

Davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi mahkeme kararının kesinleştiği tarihte zararının ve zarar miktarının kesin olarak ortaya çıktığı ve davacı tarafından öğrenildiği kabul edilse dahi, bakılmakta olan tam yargı davasının 10/09/2013 tarihinden itibaren 60 gün içinde açılması gerekirken, bu süresinin son günü olan 09/11/2013 tarihinden çok sonra 24/07/2014 tarihinde açıldığı; bu nedenle davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuki olanak bulunmadığı gerekçesiyle,

Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu işlemle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, bu nedenle somut olayda 60 günlük dava açma süresinin uygulanamayacağı, Anayasa Mahkemesinin 2014/6673 başvuru numaralı kararında da belirtildiği üzere hak düşürücü sürelerin yorumlanmasında bireysel yarar ile kamu yararı arasındaki dengenin gözetilmesi ve bu itibarla somut uyuşmazlıkta dava açma süresinin genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl şeklinde kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyiz dilekçesinde davacı tarafından, dava konusu işlemle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, bu nedenle somut olayda dava açma süresinin genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl şeklinde kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de,

2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan idari işlem türleri arasında ayrım gözetilmeksizin dava açma süresinin kural olarak Danıştayda 60 gün olduğu yönündeki düzenleme ile aynı Kanun'un 12. maddesinde bulunan ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri ya da ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine,

bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri şeklindeki hüküm karşısında bu iddiaya itibar edilmemiştir.

Bu çerçevede, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 04/12/2019 tarih ve E:2015/215, K:2019/9235 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 27/01/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1027, K. 2021/113, 27 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/1027
Karar No
2021/113
Tarih
27 Ocak 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2020/1031 K.2021/172
  • Danıştay 7. Daire E.2020/1033 K.2021/491
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1034 K.2021/73
  • Danıştay 7. Daire E.2020/1034 K.2021/492
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1035 K.2021/92
  • Danıştay 8. Daire E.2020/1035 K.2020/6263

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.