İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1112 K.2022/219

Dava konusu istem: 24/06/2016 tarih ve 29752 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üreten Tesislerde Kullanılan Yerli Aksamın Desteklenmesi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. ve 4. fıkraları ile 5.…

Esas2020/1112Karar2022/219Tarih31 Ocak 2022Okuma6 dk · 1.194 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/1112 E., 2022/219 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
31 Ocak 2022
Esas No
2020/1112
Karar No
2022/219
Temyiz eden (davacı)
...Enerji AŞ.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
...Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17/12/2019 tarih ve E:2016/4762, K:2019/4374 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.194 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 24/06/2016 tarih ve 29752 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üreten Tesislerde Kullanılan Yerli Aksamın Desteklenmesi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. ve 4. fıkraları ile 5. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17/12/2019 tarih ve E:2016/4762, K:2019/4374 sayılı kararıyla;

5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un 1. maddesi ile 6/B maddesi hükümleri ve dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle değiştirilen madde hükümleri aktarıldıktan sonra,

İdarelerin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları düzenleyici işlemler ile objektif bir şekilde düzenlemesi gerektiği; idarelerin, işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir yetkilerini kullanmaları ve bu yetkilerini kullanırken kamu hizmetinin gereklerini ve kamu yararını göz önünde bulundurmaları gerektiği,

Bu itibarla, davalı idare tarafından yürürlüğe konan Yönetmelik'te yer verilen düzenlemelerin, 5346 sayılı Kanun'un 1. maddesinde öngörülen yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımının yaygınlaştırılması, bu kaynakların güvenilir, ekonomik ve kaliteli biçimde ekonomiye kazandırılması, kaynak çeşitliliğinin artırılması, sera gazı emisyonlarının azaltılması, atıkların değerlendirilmesi,

çevrenin korunması ve bu amaçların gerçekleştirilmesinde ihtiyaç duyulan imalat sektörünün geliştirilmesi amacına uygun olması ve 5346 sayılı Kanun'un 6/B maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen "yurt içinde imalatın kapsamının tanımı, standartları, sertifikasyonu ve denetimi ile ilgili usûl ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" kuralı ile belirlenen kapsamda olması gerektiği,

5346 sayılı Kanun'un 6/B maddesinde, Kanun'un 6. maddesinde yer verilen YEK destekleme mekanizmasından ayrı bir teşvik olan yerli ürün kullanımı ile ilgili ilave fiyat verilmesi hususunun kurala bağlandığı; buna göre, şayet üretim tesislerinde kullanılan mekanik ve/veya elektro-mekanik aksam yurt içinde imâl edilmiş ise bu tesislerde üretilerek sisteme verilen elektrik enerjisi için Kanun'un ekinde yer alan I sayılı Cetvelde belirtilen fiyatlara yine Kanun'un ekinde yer alan II sayılı Cetvelde belirtilen fiyatın ilave edileceği; bu iki teşvik birbirine eklenmiş olsa da, Kanun'da uygulama esaslarının farklı olarak ortaya konulduğu,

YEK destekleme mekanizmasına katılma başvurularının alınması ve sonuçlandırılmasına ilişkin takvimin 5346 sayılı Kanun'un 6. maddesinde açıkça kurala bağlanmış iken, 6/B maddesinde yerli katkı ilave fiyatından yararlanılmak için başvuruların usûl ve esaslarına ilişkin açık bir kurala yer verilmediği; davacı tarafından, Kanun'un "Yerli ürün kullanımı" başlıklı 6/B maddesinin 2. fıkrasında davalı idarenin düzenleme yapabileceği alanların tahdidi olarak sayıldığı,

davalı idarenin başvuru sürelerine ilişkin belirleme yapma yetkisinin bulunmadığı iddia edilse de Kanun'un 6/B maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "II sayılı Cetvelde yer alan yurt içinde imalatın kapsamının tanımı, standartları, sertifikasyonu ve denetimi ile ilgili usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" kuralı uyarınca davalı idareye verilen yetkinin kapsamı incelendiğinde, Bakanlığın yerli katkı ilave fiyatın yararlanılmasına yönelik başvuru süreci ve takvime ilişkin belirleme yapma yetkisinin bulunduğunun kabulü gerektiği;

nitekim, 5346 sayılı Kanun'a 6094 sayılı Kanun ile eklenen 6/B maddesinin gerekçesinde de, "II sayılı cetvel gereğince ilave bir ödemenin de yapılmasının kararlaştırıldığı, söz konusu ödemeye ilişkin usûl ve esasların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yönetmelikle düzenlenmesinin kabul edildiği" belirtilerek, bir bütün olarak yerli katkı ilave fiyatının ödenmesine ilişkin usûl ve esaslardan bahsedildiği,

Uyaşmazlığa konu Yönetmelik maddeleri incelendiğinde, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında, 5346 sayılı Kanun'un 6/B maddesinde yer alan hükümden ilk kez yararlanmak isteyenler tarafından içinde bulunulan yılın 1 Ağustos tarihine kadar başvuru yapılması gerektiği.

4. fıkrasında, yerli katkı ilave fiyatından bir önceki dönem faydalanmış ve elektrik üretim tesisinin kurulu gücünde herhangi bir artış olmayan veya tesisinde modernizasyon ya da yenileme olmayanlar tarafından santrale ait yerli ekipmanlarda veya yerli aksam oranlarında herhangi bir değişiklik olmadığına ya da kurulu güçlerinde bir artış olmadığına dair 1 Ağustos tarihine kadar beyanda bulunulması gerektiği.

5. maddesinin 1. fıkrasında ise, yapılan başvuruların nasıl değerlendirileceği, eksik/yanlış evrak bulunması durumunda yapılacaklar ve uyulması gereken sürelerin kurala bağlandığının anlaşıldığı,

Öncelikle, 31 Ekim tarihinin Kanun'un 6. maddesinde yer verilen ve ilave yerli katkı fiyatından farklı bir sistem olan YEK destekleme mekanizmasından yararlanmak isteyenler için öngörülen son başvuru tarihi olduğu; bu nedenle, davacının yerli katkı ilave fiyatından yararlanmak için son başvuru tarihinin Kanun'da 31 Ekim olarak belirlenmesine karşın Yönetmelik ile bu sürenin değiştirildiği iddiasının yerinde olmadığı.

YEK destekleme mekanizması ile yerli katkı ilave fiyat ödemesi birbirine bağlı sistemler olduğundan yerli katkı ilave fiyatı başvurularının 31 Ekim tarihinden önce bir tarih olması ve yapılacak inceleme ve eksikliklerin/yanlışlıkların giderilebilmesi için de yeterli süre kalması açısından bu tarihin 01 Ağustos olarak belirlenmesinde; eksik ve/veya yanlış evrak tespit edilen başvuruların başvuru sahiplerine 15 Eylül tarihine kadar bildirilmesi ve bu eksiklik ve/veya yanlışlıkların 30 Eylül tarihine kadar giderilmesi gerekliliği düzenlemelerinde davalı idarenin takdir yetkisini aşan bir durumun söz konusu olmadığı,

Bununla birlikte, yerli katkı ilave fiyatından bir önceki dönem faydalanmış ve elektrik üretim tesisinde, kapasite artışı, modernizasyon, yenileme veya kısmi geçici kabuller ile işletmeye giren üniteler gibi değişiklikler olmayan ve bir sonraki dönemde yerli ilave katkı fiyatından yararlanmak isteyen başvuru sahipleri tarafından, santrale ait yerli ekipmanlarda veya yerli aksam oranlarında herhangi bir değişiklik olmadığına dair Yönetmelik Ek-3’te yer alan beyan yazısının 1 Ağustos tarihine kadar sunulması gerektiği kuralının, yerli ilave katkı fiyatından daha önce yararlanmış olan lisans sahiplerinin tesislerinde yerli aksam oranında veya kurulu güçte herhangi bir değişiklik olup olmadığının takip edilmesi için getirildiğinin görüldüğü,

Bu itibarla, 5346 sayılı Kanun'un 6/B maddesi ile Bakanlığa verilen yetki sınırları içinde tesis edilen ve Kanun'un 6. maddesinde kurala bağlanan YEK destekleme mekanizmasında öngörülen başvuru süreleri ile uyumlu olacak şekilde düzenlenen dava konusu Yönetmelik maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, idarelerin düzenleme yapma yetkisini, yapılan değişiklikten etkilenen kişilerin hukuk güvenliğini olumsuz etkileyecek, belirlilik ve öngörülebilirlik prensiplerine aykırı olacak şekilde kullanmasının düzenlemeyi hukuken sakat hale getireceği; yapılan değişikliğin mutad hale gelen uygulamayı öngörülemez hale getirdiği; başvurucuların mevzuatı günlük olarak takip etme imkanı bulunmadığı; belirli bir süre uygulanan ve artık mutat hale geldiğine inanılan hususlarda idari makamların değişiklik yaparken, öncelikle değişiklikten etkilenecek kişi ve kuruluşların hak ve menfaatlerinin zarar görüp görmeyeceklerini dikkate almaları ve özellikle süre bakımından gerekli esnekliği sağlayacak düzenleme yapmaları gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 17/12/2019 tarih ve E:2016/4762, K:2019/4374 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 31/01/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1112, K. 2022/219, 31 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/1112
Karar No
2022/219
Tarih
31 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1113 K.2022/212
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1117 K.2021/3510
  • Danıştay 12. Daire E.2020/1122 K.2022/246
  • Danıştay 8. Daire E.2020/1132 K.2022/297
  • Danıştay 7. Daire E.2020/1154 K.2021/6094
  • Danıştay 7. Daire E.2020/1155 K.2021/6095

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.