İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1342 K.2021/2326

Dava konusu istem: Polis Meslek Yüksekokulundan mezun olan davacı tarafından, polis memuru rütbesine aday memur olarak atanacakların belirlenmesi amacıyla 21/06/2015 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin…

Esas2020/1342Karar2021/2326Tarih10 Kasım 2021Okuma10 dk · 1.924 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/1342 E., 2021/2326 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
10 Kasım 2021
Esas No
2020/1342
Karar No
2021/2326
Temyiz edenler
1-(DAVACI): …
2-(davalı)
… Genel Müdürlüğü
Vekili
Hukuk Müşaviri …
Diğer davalı
… Bakanlığı
Vekili
I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İstemin konusu
Danıştay Onikinci Dairesinin 24/09/2019 tarih ve E:2016/4416, K:2019/6313 sayılı kararına karşı, davacı esası yönünden, davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğü ise avukatlık ücreti yönünden temyiz isteminde bulunmakta ve kararın bozulmasını istemektedirler.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.924 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Dava konusu istem: Polis Meslek Yüksekokulundan mezun olan davacı tarafından, polis memuru rütbesine aday memur olarak atanacakların belirlenmesi amacıyla 21/06/2015 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 2., 5., 7. ve 8. maddelerinin iptali ve 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesinin ikinci fıkrasıyla 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 1. maddesine eklenen üçüncü fıkranın Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulması istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 24/09/2019 tarih ve E:2016/4416, K:2019/6313 sayılı kararıyla;

Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddi görülmediği,

Dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 2., 5., 7. ve 8. maddelerinin incelenmesi:

İptali istenen Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "...öğrenimine devam edenler dahil..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarih ve E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla; öğrencilerin memuriyet hakkını kazanılmış bir hak olarak elde etmedikleri, zira bunların henüz memuriyete atanmadıkları ve memuriyetin bunlar yönünden bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş kişisel bir hakka dönüşmediği,

kanun koyucunun, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabileceği, bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, kişilerin meşru beklentileri aleyhine bir düzenleme yapılması söz konusu olmadığından kuralın kişilerin çalışma hürriyeti ve haklarına yönelik hukuki güvenliklerini ihlal eden bir yönü bulunmadığı ve anılan düzenlemenin emniyet hizmetlerinin daha iyi işlemesi amacıyla yapıldığından Anayasa'ya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verildiği,

İdarelerin kendilerine tanınan düzenleme yetkisini Anayasa ve kanunlarla belirlenen sınırlar içinde kullanması gerektiğinin açık olduğu, yasa koyucu tarafından düzenlenen Kanun metninde açık bir şekilde, eğitimlerini başarıyla tamamlayan adayların Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları gerektiğinin hüküm altına alındığı, Kanun'un uygulanmasını sağlamak üzere İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Yönetmeliğin 2. maddesinde Yönetmeliğin kapsamının belirlendiği, 5. maddesinde yukarıda belirtilen Kanun hükmü doğrultusunda düzenleme yapıldığı, 7. maddesinde sınavla ilgili komisyonların oluşturulması ve görevleri ile ilgili hususların düzenlendiği, 8. maddesinde ise sınavın sözlü sınav şeklinde yapılacağının belirlendiği ve sınava ilişkin usul ve esasların düzenlendiği,

Söz konusu düzenlemede; adayların mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu açısından değerlendirileceğinin belirtildiği, davalı idare bünyesinde çalışacak personelin seçiminde objektif kriterlerin esas alındığı, iptali istenilen Yönetmelik maddelerinin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığının anlaşıldığı,

Yukarıda belirtilenler ışığında, dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin kapsamına ilişkin hususların düzenlendiği 2. maddesinde, sınava tabi tutulacak adaylara ilişkin 5. maddesinde, soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulmasının ve görevlerinin düzenlendiği 7. maddesinde ve sınava ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 8. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali isteminin incelenmesi:

Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılmasının esas olduğu, idari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetimin, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyeceği,

Bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesinin sağlanması gerektiği,

Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/11/2013 tarih ve E:2010/2194, K:2013/4094 sayılı kararının da bu yönde olduğu,

Öte yandan, Yönetmeliğin "komisyonların oluşturulma ve görevleri'' başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrası ile düzenlenen soru hazırlama komisyonun oluşumu için rütbece en kıdemli üye başkanlığında beş rütbeli personel ve hazırlanan soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşacağı şeklinde düzenleme yapıldığı, Polis Akademisi Başkanlığı tarafından da soru hazırlama komisyonu için dört rütbeli personel ile sekiz öğretim elemanı görevlendirildiği,

bu haliyle adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda sorulacak soruların hazırlanmasında yeteri kadar rütbeli personel ve öğretim elemanı görevlendirildiği, soruların Yönetmelik'te aranılan kriterlere uygun olduğu anlaşıldığından bu durumun dava konusu işlemi sakatlar mahiyette olmadığı sonucuna varıldığı,

Davalı idarenin savunması ekinde gönderilen, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden sözlü sınavın nesnel olarak yapıldığı ve yargısal denetim için aranan bütün koşulları sağladığının anlaşıldığı,

Sonuç olarak davacının girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,

Davanın reddine, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, aynı nitelikteki davaların sayısı ve avukatın harcadığı emek ve mesai dikkate alınarak takdiren 550,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından; Polis Meslek Yüksekokulunda eğitime başladığı sırada yürürlükte olan yasal düzenlemeye eklenen hükümle getirilen sınav şartının ve dava konusu Yönetmelik maddesi ile memuriyetin sözlü sınavda başarılı olma şartına bağlanmasının hukuk devleti ve hukuk güvenliği ilkelerine aykırı olduğu, sınavda sorulan soruya verilen cevabın kayda geçirilmemesi nedeniyle hukuki denetime açık bir mülakat yapıldığından söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.

Davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; öncelikle seri dava düzenlemesinin toplu vekaletnameler ile toplu davalar açılması durumunu ifade ettiği ve bu sebeple bakılan davaların seri dava niteliğinde olmadığı, aksi düşünülse dahi Dairece hükmedilen ücretin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin seri davalarda ücreti düzenleyen 22. maddesindeki düzenlemeye de aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idareler tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Para isteme yazısı tebliğ edilmesine rağmen harç ve posta giderini yatırmayan davacı yönünden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına, davalı idare yönünden temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davacının temyiz istemi yönünden;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde ilgili merciin kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğunun anlaşıldığı hâllerde, bu fıkrada sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükmü yer almaktadır.

Uyuşmazlıkta; Danıştay Onikinci Dairesinin 24/09/2019 tarih ve E:2016/4416, K:2019/6313 sayılı kararı, davacı tarafından adli yardım istemli olarak temyiz edilmiştir.

Kurulumuzun 09/07/2020 tarih ve E:2020/1342 sayılı ara kararıyla, yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri sunması için davacıya 30 (otuz) gün süre verilmiş ve bu ara kararı davacının adres kayıt sistemindeki adresinde bizzat kendisine tebliğ edilmiştir.

Davacı tarafından, verilen sürede ara kararın gereğinin yerine getirilmemesi üzerine Kurulumuzun 24/12/2020 tarih ve E:2020/1342 sayılı kararıyla davacının adli yardım istemi reddedilmiştir.

Temyiz dilekçesinin işleme konulabilmesi için verilmesi zorunlu olan harç ve posta ücretinin yedi gün içinde tamamlanması, aksi takdirde, 2577 sayılı Kanun'un 48/6. maddesi uyarınca, kararın temyiz edilmemiş sayılması yönünde karar verileceği hususunun davacıya bildirilmesine ilişkin 09/03/2021 tarihli yazının, davacının adres kayıt sistemindeki adresinde tebliğ imkansızlığı nedeniyle 03/05/2021 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahalle muhtarına tebliğ edildiği ve haber kağıdının da muhatabın kapısına yapıştırıldığı, ancak talep edilen harç ve posta ücretinin süresi içinde yatırılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 48/6. maddesi uyarınca davacının temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

Davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğünün, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre hak ettikleri avukatlık ücretine yönelik temyiz istemine gelince;

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, yukarıda özetine yer verilen iddialar ile lehlerine hükmedilen avukatlık ücretinin hatalı belirlendiği ileri sürülmektedir.

2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinde.

"İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda onbeş dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda altmış dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %60'ı oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzelli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50'si oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzelliden fazla açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %30'u oranında avukatlık ücretine hükmedilir.

Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir." düzenlemesi yer almakla birlikte,

Bu maddenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/05/2019 tarih ve E:2019/145 sayılı kararı ile; "...getirilen düzenleme ile, onbeş olarak belirlenen ilk kademeye kadar pratikte seri olarak özellikle idari yargıda çok az dava bulunduğu göz önüne alındığında, getirilen bu düzenlemenin esasen uygulanabilirliğinin pek az olacağı, diğer taraftan, toplamda altmış dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %60’i oranında avukatlık ücretine hükmedileceği yolundaki düzenleme ile seri davalarda harcanan emek ve çabanın oldukça üstünde avukatlık ücretine hükmedilerek taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirilmesine yol açılacağı...

...kademelendirmenin gerek dosya sayısı açısından gerekse hükmedilecek ücretin oranı açısından başta usul ekonomisi olmak üzere, pratikteki uygulamalara ilişkin istatistiksel verilerin de hesaba katılmasıyla, belirtilen ilkeler ve gerçekte avukatın hukuki yardımının karşılığı oranı göz önüne alınarak makul bir şekilde yapılması gerekirken, seri davalarda ilk olarak 15'ten başlar şekilde ve tam ücretin %60'i oranında avukatlık ücretine hükmedileceği şeklindeki düzenleme, hukuka ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu..." gerekçesi ile anılan maddenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/12/2019 tarih ve Y.D İtiraz No:2019/1037 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

Bu durumda, her ne kadar davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, lehlerine hükmedilen avukatlık ücretinin hatalı belirlendiği ileri sürülmekte ise de, görülmekte olan bu davanın da aralarında bulunduğu ve seri dava niteliği taşıyan davalar bakımından, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin seri davalarda ücreti düzenleyen 22. maddesinin yargı kararı ile hukuka aykırı bulunarak yürürlüğünün durdurulmuş olması ve anılan yargı kararında yer verilen gerekçeler karşısında, konuya ilişkin dava sayısı da göz önüne alındığında, Dairece davalı idareler lehine hükmedilen 550,00 TL tutarındaki avukatlık ücreti miktar olarak uygun bulunmakta olup, Daire kararının avukatlık ücretine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48/6. maddesi uyarınca kararın davacı tarafından TEMYİZ EDİLMEMİŞ SAYILMASINA, 2. Davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin reddine, 3. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine yönelik Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 24/09/2019 tarih ve E:2016/4416, K:2019/6313 sayılı kararının avukatlık ücreti yönünden yukarıda belirtilen açıklamalar ile ONANMASINA, 4. Kesin olarak, 10/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1342, K. 2021/2326, 10 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Tarafların Savunmaları
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/1342
Karar No
2021/2326
Tarih
10 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2020/1344 K.2021/5801
  • Danıştay 8. Daire E.2020/1345 K.2021/5438
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1352 K.2021/2568
  • Danıştay 3. Daire E.2020/1355 K.2021/5533
  • Danıştay 2. Daire E.2020/1374 K.2021/3938
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1377 K.2021/2152

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.