İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1457 K.2022/652

Dava konusu istem: 12/11/2009 tarih ve 27404 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tarife Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile 7. ve 8. maddeleri uyarınca bildirim usulü ile yürürlüğe giren ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. abonelerinden sabit…

Esas2020/1457Karar2022/652Tarih24 Şubat 2022Okuma6 dk · 1.159 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/1457 E., 2022/652 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
24 Şubat 2022
Esas No
2020/1457
Karar No
2022/652
Temyiz edenler
I- (DAVALI) : ...Kurumu
Vekilleri
Av. ..., Av. ...
Iı- (davalı yanında müdahil)
...A.Ş.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...İşletmecileri Derneği
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Onüçüncü Dairesinin 03/03/2020 tarih ve E:2018/3124, K:2020/712 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.159 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 12/11/2009 tarih ve 27404 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tarife Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile 7. ve 8. maddeleri uyarınca bildirim usulü ile yürürlüğe giren ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. abonelerinden sabit telefon hizmeti sunan işletmecilerin abonelerine yapılacak olan aramaların, şehiriçi ve şehirlerarası aramalar farketmeksizin tüm vergiler dâhil 24 krş/dk olarak ücretlendirilmesini öngören Türk Telekomünikasyon A.Ş. Tarifesi'nin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 03/03/2020 tarih ve E:2018/3124, K:2020/712 sayılı kararıyla;

Dairelerinin dava konusu tarifenin iptali yolundaki 22/06/2015 tarih ve E:2010/610, K:2015/2528 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/02/2018 tarih ve E:2015/3401, K:2018/342 sayılı kararıyla, davanın Türk Telekomünikasyon A.Ş.'ye ihbarı yapılmadan karar verildiği gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak;

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve Tarife Yönetmeliği'nin ilgili hükümlerinin incelenmesinden, davalı Kurumun elektronik haberleşme sektöründe işletmecilerin serbest rekabet ortamına uygun şartlarda faaliyetine sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlamak, haksız/yıkıcı rekabeti önlemek, etkin piyasa gücünü sahip işletmecilerin diğer işletmeciler üzerindeki sektörün geleceği açısından olumsuz olabilecek her türlü baskısını engellemek ve hizmet alanların en uygun ve verimli şartta hizmet almasını sağlamak açısından düzenleme yapmak, kararlar almak, işletmecilere yükümlülükler getirmek, tedbirler almak konularında yetkili ve görevli olduğunun anlaşıldğı,

Diğer yandan, elektronik haberleşme sektöründe tarifeler belirlenirken işletmecilerin pazar şartlarını ve tarifelerin etkin piyasa gücüne bağlı olarak rekabeti engelleyici olmaması, maliyet, tüketicinin mağdur edilmemesi, bilgilendirilmesi, aldatılmaması gibi hususları dikkate alması gerektiği, Kurumun bu gibi hususlar açısından denetim ve gözetim yapacağının açık olduğu,

Dairelerinin 17/12/2013 tarih ve E:2010/610 sayılı ara kararı ile, dava konusu Türk Telekom Tarifesi'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yapılmış inceleme, düzenleme veya denetime ilişkin kararlara dair tüm bilgi ve belgelerin istenildiği; bunun üzerine 24/04/2014 tarihinde Danıştay kayıtlarına giren cevap yazısının ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, söz konusu tarifenin maliyet esaslı olarak belirlendiğine ilişkin hiçbir bilgi veya belge sunulamadığı,

GSM operatörleri yönünde yapılan aramalara ilişkin oluşan konuşma ve çağrı sonlandırma bedellerine ilişkin basit bir oran orantı hesaplamasıyla tarifenin makûl olduğuna karar verilerek yürürlüğe konulduğu, bu noktada davalı idare tarafından tarifenin aktarılan mevzuat kuralları açısından ve özellikle maliyet esaslı belirleme ve rekabet ilkeleri yönünden hiçbir araştırma yapılmadığının anlaşıldığı; bu nedenle söz konusu tarifede hukuka uygunluk bulunmadığı,

Nitekim, davalı idare tarafından söz konusu bedele ilişkin olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun ...tarih ve ...sayılı kararıyla dava konusu tarifede düzenlenen Türk Telekom abonelerinden sabit telefon hizmeti sunan işletmecilerin abonelerine yapılacak olan aramalarda tüm vergiler dâhil 0,1459-TL ücretin üst sınır olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, belirtilen kararın ise maliyet bazlı hesaplamaya dayalı olarak yapıldığının görüldüğü gerekçesiyle, dava konusu Kurum kararının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve bu Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan Tarife Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, iptali istenen tarifenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Telekom'a tarifelerini maliyet esaslı olarak belirleme yükümlülüğünün getirilmediği, dava konusu tarifenin bildirim usulüne tabi olduğu, tarifelerin maliyet esaslı olarak belirlenmesi hususunun mevzuatta kural olarak erişim tarifeleri için öngörüldüğü, Tarife Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca, etkin piyasa gücüne sahip olan işletmecilerin perakende tarifelerinin kural olarak bildirim usulüne tabi olduğu,

dolayısıyla etkin piyasa gücüne sahip olan işletmecilerin perakende tarifelerinin maliyet esaslı olarak düzenlenebilmesi için, bu yönde açıkça karar alınması gerektiği, bu çerçevede dava konusu tarifenin maliyet esaslı hazırlanmadığı gerekçesiyle iptali yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı, öte yandan tarifelerin yürürlüğe girmesi sürecinde "maliyetlerin dikkate alınması" ile "tarifelerin maliyet esaslı hazırlanması" hususlarının birbirinden farklı kavramlar olduğu, iptali istenen tarifenin değerlendirilmesi aşamasında Türk Telekom'un farklı tarifeleri ile maliyet yönünden karşılaştırma yapıldığı,

bu haliyle Daire kararında tarifenin maliyet esaslı belirlenmediği ve tarifenin yürürlüğe girmesi aşamasında Kurumlarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı yönündeki gerekçesinin de maddi gerçeklik ile bağdaşmadığı, nitekim aynı dönemde Türk Telekom'un mobil şebeke işletmecilerine uyguladıkları tarifedeki maliyet unsurları ile karşılaştırma yapılarak somut uyuşmazlığa konu tarifenin makul olduğuna karar verildiği, Daire kararının gerekçesinde ...sayılı Kurul kararına dayanıldığı, anılan Kurul kararının Tarife Yönetmeliği'nin 9. maddesine dayanılarak tesis edildiği,

oysa davaya konu tarifenin anılan Kurul kararından farklı olarak bildirim usulüne tabi olduğu, ayrıca davanın konusuz kaldığı belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı yanında müdahil tarafından, temyize konu Daire kararında esasa ilişkin iddialarının karşılanmadığı, bu haliyle anılan kararın gerekçeli karar ilkesi ile bağdaşmadığı, davaya konu olayda icrai nitelikte kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işlemin bulunmadığı, nitekim davalı idare tarafından dava konusu tarifenin yürürlüğe girmesi konusunda herhangi bir idari işlem tesis edilmediği, ayrıca somut uyuşmazlıkta davacı tarafından tarifenin incelenmesi veya yürürlüğünün durdurulması konusunda davalı idareye 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca yapılmış herhangi bir başvurunun da bulunmadığı,

Tarife Yönetmeliği'nin bildirim usulünü düzenleyen 8. maddesine karşı açılan davanın ret ile sonuçlandığı, bu çerçevede Tarife Yönetmeliği'nin anılan hükmüne istinaden bildirim usulüne tabi olarak yürürlüğe giren davaya konu tarifeye karşı açılan davanın da reddi gerektiği, bildirim usulüne tabi olan dava konusu tarifenin maliyet esasına göre düzenlenmesi konusunda herhangi bir zorunluluk bulunmadığı, Tarife Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca, etkin piyasa gücüne sahip olan işletmecilerin perakende tarifelerinin kural olarak bildirim usulüne tabi olduğu,

dolayısıyla etkin piyasa gücüne sahip olan işletmecilerin perakende tarifelerinin maliyet esaslı olarak düzenlenebilmesi için, bu yönde açıkça karar alınması gerektiği, bu çerçevede dava konusu tarifenin maliyet esaslı hazırlanmadığı gerekçesiyle iptali yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı, kaldı ki davalı idare tarafından tarife ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadığı yönündeki gerekçenin de maddi gerçekle bağdaşmadığı, davaya konu tarifenin sonradan yürürlüğe giren Kurul kararıyla değiştirilmesinin, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hukuka uygun olan tarifeyi sakatlamadığı,

sonradan yürürlüğe giren ve tarifeye üst sınır getiren Kurul kararının Tarife Yönetmeliği'nin 9. maddesi uyarınca tesis edildiği, bu haliyle bildirim usulünden farklı bir yöntem olan üst sınır yöntemine dayanılarak tesis edilen Kurul kararının somut uyuşmazlığa konu tarife ile karşılaştırılmayacağı belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı yanında müdahilin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idare ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine, 2.Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 03/03/2020 tarih ve E:2018/3124, K:2020/712 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı yanında müdahile iadesine, 4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/02/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1457, K. 2022/652, 24 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/1457
Karar No
2022/652
Tarih
24 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2020/1457 K.2022/1173
  • Danıştay 8. Daire E.2020/1463 K.2022/941
  • Danıştay 8. Daire E.2020/1466 K.2022/1295
  • Danıştay 13. Daire E.2020/1473 K.2022/301
  • Danıştay 6. Daire E.2020/1499 K.2022/1103
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2020/1520 K.2022/64

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.