KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/1938 E., 2021/1045 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2021
- Esas No
- 2020/1938
- Karar No
- 2021/1045
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- ...
- Vekili
- ...
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2- ... Bakanlığı VEKİLİ : ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Onuncu Dairesinin 21/11/2019 tarih ve E:2016/13569, K:2019/8562 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Bursa İli, Karacabey İlçesi, ... Köyü, ... mevkii, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanın 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 3. ve 8. maddelerine istinaden uygulama alanı olarak belirlenmesi yolundaki 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve bu kapsamda başlatılan uygulamanın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 21/11/2019 tarih ve E:2016/13569, K:2019/8562 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği belirtilerek, davalı idarelerce, Karayolları Genel Müdürlüğü ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokol doğrultusunda otoyol projesinin bulunduğu alanlara ilişkin toplulaştırma çalışmalarına öncelik verildiği, toplulaştırma ve otoyol projelerinin birlikte yürütülmesi suretiyle, otoyol projeleri nedeniyle tarım arazilerinin parçalanmasının önlenmesi, dağınık ve modern tarıma elverişsiz hale gelen arazilerin toplulaştırma projeleri ile proje kapsamında değerlendirilerek kullanıma kazandırılması,
otoyol güzergahında kalan tarım arazilerinin karşılığında arazi sahiplerine arazi verilerek çiftçinin topraktan kopmamasının ve kamulaştırma maliyetlerinin azaltılmasının amaçlandığı, arazilerden kesinti yapılarak otoyol için arazi elde edilmediğinin ifade edildiği,
Buna göre, Karayolları Genel Müdürlüğü ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokol doğrultusunda otoyol projelerinin geçtiği alanlarda yapılacak toplulaştırma projelerine öncelik verilerek toplulaştırma ve otoyol projelerinin birlikte yürütülmesi sonucunda, uyuşmazlığa konu alanların uygulama alanı olarak belirlenmesi ile tarım arazilerinin otoyol projesi nedeniyle parçalanması ve kullanılamaz hale gelmesi önlenerek, otoyol alanında kalan arazilerin karşılığında çiftçiye arazi verilmesi suretiyle, çiftçinin tarımsal faaliyetine devam etmesi,
toprağın verimli şekilde işletilmesi ve işletilmesinin korunması sağlanacağından, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile 3083 sayılı Kanun'un 3. ve 8. maddeleri uyarınca uyuşmazlığa konu alanların uygulama alanı olarak belirlenmesinde Anayasa'ya ve anılan Kanun'da öngörülen amaçlara ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı,
Dolayısıyla mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin Kanuna dayalı olarak, meşru bir şekilde ve kamu yararı amacıyla yapıldığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 3083 sayılı Kanun'un amacına aykırı olarak, dava konusu arazi toplulaştırılmasının kamu yararı ve ihtiyacından ziyade otoyol yapım işi ile ilgili olarak yapıldığı, arazi toplulaştırılması ihtiyacını gerektirecek koşulların bulunmadığı, yalnızca otoyol çevresindeki alanların uygulama alanı kapsamına alındığı, otoyol için gerekli arazinin kamulaştırma maliyetlerinden kaçınmak amacıyla dava konusu kararın alındığı, dolayısıyla mülkiyet hakkının ihlali niteliğindeki söz konusu işlemlerin iptali gerekirken aksi yönde verilen Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; diğer davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1938, K. 2021/1045, 26 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama