İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2514 K.2020/3144

2- … Başkanlığı VEKİLİ : Av. …

Esas2020/2514Karar2020/3144Tarih14 Aralık 2020Okuma13 dk · 2.662 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2514 E., 2020/3144 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
14 Aralık 2020
Esas No
2020/2514
Karar No
2020/3144
Temyiz eden (davacı)
… Odası (… Şubesi
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalılar)
1- …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.662 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

2- … Başkanlığı VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Altıncı Dairesinin 27/02/2020 tarih ve E:2019/691, K:2020/2778 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: İzmir İli, Bornova İlçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Cumhurbaşkanlığının 13/11/2018 tarih ve 342 sayılı kararıyla onaylanarak 14/11/2018 tarih ve 30595 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 27/02/2020 tarih ve E:2019/691, K:2020/2778 sayılı kararıyla;

Bölgedeki ilk imar planlarıyla çocuk bahçesi olarak belirlenmiş olan taşınmazın sonraki imar planı değişiklikleriyle dava konusu işlemden önce konut alanı olarak belirlendiği,

Uyuşmazlığa konu imar planlarında konut alanında kalan kısmına önceki imar planlarında olduğu gibi ayrık nizam 5 katlı yapılaşma hakkı verildiği,

Plan açıklama raporunun ve plan paftalarının incelenmesinden, bölgedeki yapılaşmanın da 5 katlı konut alanı olarak belirlendiği, taşınmaza ayrıcalıklı yapılaşma hakkı tanındığı yönündeki iddianın yerinde olmadığı, taşınmaza çevresindeki planlı alanların yapılaşma koşulları ile eşdeğer yapılaşma hakkı tanındığı,

Bu durumda, dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda mevzuata, şehircilik ve planlama esaslarına, kamu yararına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu imar planı değişikliklerinin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesine aykırı olduğu, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planına aykırılık taşıdığı, üst ölçekli planlardaki nüfus kabullerinin aşıldığı, yapı ve nüfus yoğunluğu getirildiği, plan bütünlüğünün bozulduğu, kent silüetinin ve çevreyle uyumun bozulacağı, bina ve cephe derinliğinin artacağı, aynı bölgedeki diğer taşınmazların yapılaşma hakkı kısıtlanmış iken parsel ölçeğinde plan değişikliğiyle mevcut yapılaşma şartları aşılarak ayrıksı yapılaşma hakkı tanındığı, sosyal ve teknik altyapı alanının azaltıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davalı idareler tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ

Dava konusu imar planlarının açıklama raporu (syf 19-20) ile dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, mülga İmar ve İskan Bakanlığı Planlama ve İmar Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan 18/06/1979 tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında, dava konusu taşınmaza "çocuk bahçesi" kullanımının getirildiği, bu doğrultuda, aynı Bakanlık tarafından 05/01/1982 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında da taşınmazın "çocuk bahçesi ve otopark alanı" olarak düzenlendiği, taşınmazı "ayrık nizam 5 katlı konut alanı" olarak belirleyen, mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yapılan 09/07/2003 tarihli planın ise 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı niteliğinde olduğu, bu tarihte 1/5000 ölçekli Nazım İmar planında herhangi bir değişiklik yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 09/07/2003 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile belirlenen kullanım kararının, o tarihte yürürlükte bulunan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planına aykırılık oluşturduğu açık olduğundan, Daire kararında söz konusu 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı esas alınarak, taşınmazın dava konusu işlemden önceki imar planlarıyla konut alanı olarak belirlendiği şeklindeki gerekçeye hukuken katılmak mümkün olmamıştır.

Dolayısıyla, dava konusu imar planları değişikliği öncesindeki 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında alandaki kullanım kararının "çocuk bahçesi" olduğu, uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile bu planın uygulaması niteliğinde olan, 1/1000 ölçekli planda bu kullanımın değiştirilerek, "kısmen park, kısmen yol, kısmen gelişme konut alanı" fonksiyonlarının getirildiği konusunda duraksama bulunmadığından, hukuki değerlendirmenin bu husus esas alınarak yapılması gerekmektedir.

Dosyada bulunan plan açıklama raporunun incelenmesinden, söz konusu imar planları ile getirilen kullanım kararı sonucu, gelecekte bu alanda yaşaması öngörülen nüfusun ihtiyacı olan donatı alanlarının neler olduğu, plan bütünü içerisinde dava konusu planlar ile öngörülen nüfusa yeterli donatı standartlarının bulunup bulunmadığı, aynı şekilde parsel içerisinde getirilen sosyal ve teknik donatı alanlarının mevzuat ile öngörülen standartlara uygun olarak ayrılıp ayrılmadığı ve ulaşım altyapısının yeterli olup olmadığı hususlarında herhangi bir çalışma ya da analizin yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, önceki Nazım İmar Planında çocuk bahçesi olarak belirlenen ve dava konusu imar planları ile küçültülen sosyal donatı alanına yönelik olarak, bu kullanımın hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması gerekmekte olup, buna yönelik olarak da dava konusu planların açıklama raporunda herhangi bir hususa yer verilmemiştir.

Davalı idarece taşınmaza yönelik yeterli oranda, donatı alanı ayrıldığı belirtilmekte ise de, uyuşmazlıkta, önceki 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında, çocuk bahçesi olarak öngörülmüş bir alanın kaldırılarak konut alanı olarak belirlendiği de göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu planlar yapılırken, sosyal ve teknik donatılar yönünden bütüncül bir yaklaşım izlenerek, alanda öngörülen nüfus ve ihtiyaç olan altyapı alanlarına yönelik ayrıntılı bir araştırma ve incelemenin ortaya konulması gerektiği kuşkusuzdur.

Bu doğrultuda, önceki 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında çocuk bahçesi olarak belirlenen ve dava konusu imar planları ile küçültülen sosyal donatı alanına yönelik olarak, bu kullanımın hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılıp ayrılmadığının plan açıklama raporu ile ortaya konulması, dava konusu imar planları ile alanda getirilen nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik donatı alanı miktarının mevzuat ile öngörülen standartlara uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, alanda bu ihtiyacın karşılanması mümkün ise sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması,

mümkün değil ise nerede ve nasıl karşılanacağına ilişkin araştırma ve analizlerin yapılması sonucunda dava konusu imar planlarının hazırlanması gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin onaylanan söz konusu imar planlarının, çevre imar bütünlüğünü bozmayacak nitelikte olduğundan söz edilebilmesine bu haliyle olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda, İzmir İli, Bornova İlçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Cumhurbaşkanlığının 13/11/2018 tarih ve 342 sayılı kararıyla onaylanarak 14/11/2018 tarih ve 30595 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama imar planı değişikliğinde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozularak, dava konusu imar planlarının iptalinin gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava konusu taşınmaz, mülga İmar ve İskan Bakanlığı Planlama ve İmar Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan 18/06/1979 tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "çocuk bahçesi", aynı Bakanlık tarafından 05/01/1982 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "çocuk bahçesi ve otopark alanı" olarak belirlenmiştir.

Söz konusu taşınmaz, Mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yapılan 09/07/2003 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği ile ayrık nizam 5 katlı konut alanı olarak belirlenmiş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 15/11/2012 tarihinde onanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğiyle plan hükümleri düzenlenmiştir.

Taşınmaz, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 15/08/2017 tarih ve 2017/66 sayılı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmış olup, dava konusu 13/11/2018 tarihli 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğiyle "kısmen park, kısmen yol, kısmen gelişme konut alanı" kullanımı ile "TAKS:0.20, KAKS:1.00, ayrık nizam 5 katlı yapılaşma hakkı" tanınmıştır.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

3194 sayılı İmar Kanunun'un 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak,

uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasında: "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler." kuralına yer verilmiştir.

09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ile 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 3. maddesinin 1. fıkrası yürürlükten kaldırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunun hukuki varlığına son verilmişse de, aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 85. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 29. madde ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüştür.

Öte yandan, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 9. maddesinde; plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verileceği,

İmar planlarında, bu Yönetmelik'te tanımlanan veya plan gösteriminde bulunan kullanımlardan birden fazla mekânsal kullanımın aynı alanda bir arada bulunması durumunda, uygulamaya yönelik alan kullanım oranları, otopark, yeşil alan ve benzeri sosyal ve teknik altyapı kullanımlarına ilişkin detaylar ile gerektiğinde bağımsız bölüm sayısının, plan raporu ve plan notlarında ayrıntılı olarak açıklanacağı kurala bağlanmıştır.

Aynı Yönetmeliğin 26. maddesinde ise, imar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılacağı kurala bağlanmış, Yönetmelik Ek-2 tabloda da farklı nüfus gruplarında asgari sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin standartlar belirlenmiştir.

Ayrıca aynı Yönetmelik maddesinin 3. fıkrasında, "İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:

...

b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur." hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Uyuşmazlıkta, öncelikle Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan dava konusu imar planları öncesindeki imar planlarının ölçeği ve niteliği hususunda değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Dava konusu imar planlarının açıklama raporu (syf 19-20) ile dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, mülga İmar ve İskan Bakanlığı Planlama ve İmar Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan 18/06/1979 tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında, dava konusu taşınmaza "çocuk bahçesi" kullanımının getirildiği, bu doğrultuda, aynı Bakanlık tarafından 05/01/1982 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında da taşınmazın "çocuk bahçesi ve otopark alanı" olarak düzenlendiği, taşınmazı "ayrık nizam 5 katlı konut alanı" olarak belirleyen, mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yapılan 09/07/2003 tarihli planın ise 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı niteliğinde olduğu, bu tarihte 1/5000 ölçekli Nazım İmar planında herhangi bir değişiklik yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 09/07/2003 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile belirlenen kullanım kararının, o tarihte yürürlükte bulunan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planına aykırılık oluşturduğu açık olduğundan, Daire kararında söz konusu 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı esas alınarak, taşınmazın dava konusu işlemden önceki imar planlarıyla konut alanı olarak belirlendiği şeklindeki gerekçeye hukuken katılmak mümkün olmamıştır.

Dolayısıyla, dava konusu imar planları değişikliği öncesindeki 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında alandaki kullanım kararının "çocuk bahçesi" olduğu, uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile bu planın uygulaması niteliğinde olan, 1/1000 ölçekli planda bu kullanımın değiştirilerek, "kısmen park, kısmen yol, kısmen gelişme konut alanı" fonksiyonlarının getirildiği konusunda duraksama bulunmadığından, Kurulumuzca hukuki değerlendirme bu husus esas alınarak yapılmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişikliklerini hazırlamak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın yetkisi dahilinde olmakla beraber; bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği kuşkusuzdur.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Kanun ile öngörülen yetki doğrultusunda belli bir parsele ya da bir alana yönelik hazırlanan imar planlarının, çevre imar bütünlüğüne uygun olabilmesi için, söz konusu imar planları ile alana getirilen nüfus yoğunluğunun hesap edilmesi, ilgili idarelerle gerekli koordinasyon sağlanarak, bu nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanı miktarının yine mevzuat ile öngörülen standartlara uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, alanda bu ihtiyacın karşılanması mümkün ise donatıların ayrılması, mümkün değil ise nerede ve nasıl karşılanacağına ilişkin araştırma ve analizlerin yapılması ve yeni kullanım kararının ulaşım altyapısına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, uyuşmazlıkta, önceki 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "çocuk bahçesi" olarak ayrılmış iken, yeni planlarda parselin bir kısmına " gelişme konut alanı" kullanımı getirildiği ve kalıcı bir nüfus artışına sebebiyet verildiği göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu imar planları hazırlanırken, alanda yaşaması öngörülen ek nüfus için gereken sosyal ve teknik altyapı miktarının değerlendirilmesi ve bu nüfusun getireceği ulaşım ve trafik yükü ile etkilerinin dava konusu planın açıklama raporunda detaylı bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.

Aksi yaklaşımın, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Kanun ile öngörülen yetki doğrultusunda belli bir parsele ya da bir alana yönelik hazırlanan imar planlarının, çevre imar bütünlüğüne uygun olup olmadığının değerlendirilememesi sonucuna yol açabileceği açıktır.

Dosyada bulunan plan açıklama raporunun incelenmesinden, söz konusu imar planları ile getirilen kullanım kararı sonucu, gelecekte bu alanda yaşaması öngörülen nüfusun ihtiyacı olan donatı alanlarının neler olduğu, plan bütünü içerisinde dava konusu planlar ile öngörülen nüfusa yeterli donatı standartlarının bulunup bulunmadığı, aynı şekilde parsel içerisinde getirilen sosyal ve teknik donatı alanlarının mevzuat ile öngörülen standartlara uygun olarak ayrılıp ayrılmadığı ve ulaşım altyapısının yeterli olup olmadığı hususlarında herhangi bir çalışma ya da analizin yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, önceki Nazım İmar Planında çocuk bahçesi olarak belirlenen ve dava konusu imar planları ile küçültülen sosyal donatı alanına yönelik olarak, bu kullanımın hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması gerekmekte olup, buna yönelik olarak da dava konusu planların açıklama raporunda herhangi bir hususa yer verilmemiştir.

Davalı idarece taşınmaza yönelik yeterli oranda donatı alanı ayrıldığı belirtilmekte ise de, uyuşmazlıkta, önceki 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında, çocuk bahçesi olarak öngörülmüş bir alanın kaldırılarak konut alanı olarak belirlendiği de göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu planlar yapılırken, sosyal ve teknik donatılar yönünden bütüncül bir yaklaşım izlenerek, alanda öngörülen nüfus ve ihtiyaç olan altyapı alanlarına yönelik ayrıntılı bir araştırma ve incelemenin ortaya konulması gerektiği kuşkusuzdur.

Bu doğrultuda, önceki 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında çocuk bahçesi olarak belirlenen ve dava konusu imar planları ile küçültülen sosyal donatı alanına yönelik olarak, bu kullanımın hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılıp ayrılmadığının plan açıklama raporu ile ortaya konulması, dava konusu imar planları ile alanda getirilen nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik donatı alanı miktarının mevzuat ile öngörülen standartlara uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, alanda bu ihtiyacın karşılanması mümkün ise sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması,

mümkün değil ise nerede ve nasıl karşılanacağına ilişkin araştırma ve analizlerin yapılması sonucunda dava konusu imar planlarının hazırlanması gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin onaylanan söz konusu imar planlarının, çevre imar bütünlüğünü bozmayacak nitelikte olduğundan söz edilebilmesine bu haliyle olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda, İzmir İli, Bornova İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Cumhurbaşkanlığının 13/11/2018 tarih ve 342 sayılı kararıyla onaylanarak 14/11/2018 tarih ve 30595 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama imar planı değişikliğinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 27/02/2020 tarih ve E:2019/691, K:2020/2778 sayılı kararının BOZULMASINA,

3. DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE,

4.Kurulumuzca yeniden bir karar verildiğinden, aşağıda dökümü yapılan dava ve temyiz aşamasına ilişkin …- TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,

5. Posta gideri avansından artan tutarın istemi halinde davacıya iadesine,

6. Dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,

7. 14/12/2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, dilekçelde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2514, K. 2020/3144, 14 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunmaları
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi …'nun Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Karşı Oy
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/2514
Karar No
2020/3144
Tarih
14 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2020/2515 K.2020/5825
  • Danıştay 10. Daire E.2020/2517 K.2020/5826
  • Danıştay 3. Daire E.2020/2518 K.2020/5058
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2519 K.2020/3373
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2520 K.2020/3374
  • Danıştay 3. Daire E.2020/2520 K.2020/5065

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.