KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2657 E., 2021/681 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2021
- Esas No
- 2020/2657
- Karar No
- 2021/681
- Temyiz eden (davacılar)
- Kendi Adına Asaleten …'e Vesayeten …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Müdürlüğü
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.020 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 06/10/2015 tarihinde, ...plakalı araç ile İstanbul İli'nden Tekirdağ İli istikametine seyir halinde iken Marmaraereğlisi D-110 Karayolunda meydana gelen trafik kazasında davacılardan …'in %96 oranında ağır yaralandığı, meydana gelen trafik kazasında yolun yapımı ve bakımından sorumlu olan davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu,.
Hukuk Mahkemesinde açılan delil tespiti davasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde davalı idarenin %35 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği iddia edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı … için 200.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL sakatlık ve 5.000,00 TL yaşam boyu bakıcılık gideri olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, davacı … için 100.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihi olan 15/06/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin 26/12/2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı,
dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında Kanun'da sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı, ayrıca kararın Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer uyuşmazlıklarda verdiği kararlara uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/02/2020 tarih ve E:2019/2805, K:2020/739 sayılı kararıyla;
İdarenin, 2918 sayılı Kanun'da belirtilen görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; bu sebeple açılacak tam yargı davalarının da idari yargı yerinde çözümlenmesinin gerektiği,
Bu haliyle bakılan uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, 6001 sayılı Kanunda Karayolları Genel Müdürlüğü için öngörülen; karayollarını emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak, onarmak, onarımını yaptırmak, işletmek, işlettirmek, temizliğini yapmak, yaptırmak ve trafik güvenliğini sağlamak şeklindeki görevlerin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararın hizmet kusurundan doğduğu iddiasından kaynaklanmakta olduğu, buna göre davanın görüm ve çözümünün idare mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 28/05/2018 tarih ve E:2018/260, K:2018/294 sayılı kesin kararı ile. Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında.
“Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denildiği, Anayasa Mahkemesi’nin konuyla ilgili kararının, yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olduğu,
esas itibarıyla görev konusunda verilmiş bir karar olduğu ve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta Mahkemeleri olmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar olduğu, bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin 26/12/2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,
bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin açılan davaların adli yargıda görüleceğine ilişkin olduğu, davanın bu kapsamda değerlendirilmesinin hatalı olduğu, dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere, davanın konusunun kazanın meydana geldiği yerde gerekli bariyerlerin yapılmaması nedeniyle oluşan zarar ve hizmet kusuruna ilişkin olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARŞI OY
X- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/02/2020 tarih ve E:2019/2805, K:2020/739 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2657, K. 2021/681, 1 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama