KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2671 E., 2020/2859 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2020
- Esas No
- 2020/2671
- Karar No
- 2020/2859
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü - …
- Vekili
- Hukuk Müşaviri Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sendikası
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Onuncu Dairesinin 26/02/2020 tarih ve E:2016/15084, K:2020/918 sayılı kararının yargılama giderleri ile avukatlık ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 4628 sayılı Kanun kapsamındaki HES Projeleri hakkında, DSİ Genel Müdürlüğü ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğü arasında imzalanan Proje Onayı, Denetim ve Kabul İşlemlerinin Yapılmasına Dair Protokol uyarınca DSİ tarafından yürütülecek işlerin usul ve esaslarının belirlenmesi konulu 2010/16 sayılı Genelge'nin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 26/02/2020 tarih ve E:2016/15084, K:2020/918 sayılı kararıyla;
Dairelerinin, 20/05/2011 tarih ve E:2011/3577, K:2011/1770 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/12/2013 tarih ve E:2011/2386, K:2013/4393 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bu usuli bozma kararına uyularak, davacı Sendika bu davayı açmada ehliyetli görülmüş;
Davalı idare tarafından yayımlanan 2012/8 sayılı Genelge ile iptali istenen Genelge'nin yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; yargılama giderlerinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.000,00-TL avkatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, aleyhlerine avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, aksine yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın yargılama giderleri ile avukatlık ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, anılan Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda “yargılama giderleri”ne ilişkin olarak 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. 1086 sayılı Kanun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olup, 6100 sayılı Kanun'un 447. maddesinde, “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” kuralı yer almıştır.
6100 sayılı Kanun'un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin birinci fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralı yer almaktadır.
Dava konusu kararın yürürlükten kalkmış olması nedeniyle davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen, yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
İdari işlemlerin -bu arada düzenleyici işlemlerin- hukuka uygun olduklarına dair bir yargı kararına gereksinim duymadan hukuka uygun kabul edilerek ilgililer üzerinde hukukî sonuç doğurması olarak tanımlanabilen “hukuka uygunluk karinesi”ne göre de dava konusu kararın, 6100 sayılı Kanunun 331. maddesinde zikredilen “davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu” kapsamında, hukuka uygun sayılması gerektiği değerlendirilmektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın davalı idare aleyhine yargılama giderleri ile avukatlık ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2671, K. 2020/2859, 3 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama