İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/3130 K.2021/2907

1- ... 2- ...Bakanlığı

Esas2020/3130Karar2021/2907Tarih8 Aralık 2021Okuma14 dk · 2.717 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/3130 E., 2021/2907 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
8 Aralık 2021
Esas No
2020/3130
Karar No
2021/2907
Temyiz edenler
I- (DAVACI) : ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.717 kelime·14 dk okuma·11 bölüm

II- (DAVALILAR)

1- ... 2- ...Bakanlığı

VEKİLLERİ

I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...

3- ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2020 tarih ve E:2016/22210, K:2020/690 sayılı kararının, davalı idareler tarafından iptale ilişkin kısmının, davacı tarafından ise davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: (A) grubu başkomiser rütbesinde görev yapan davacı tarafından, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında (A) grubu başkomiserlere yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının, sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin,

bu sınavlar sonucunda (A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemlerinin ve anılan işlemlerin dayanağı olan 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasının tüm bentleri ile 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan ''Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla ...'' ibaresinin iptali ve rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük

haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2020 tarih ve E:2016/22210, K:2020/690 sayılı kararıyla;

Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasının tüm bentleri yönünden;

Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun hükmünde ve Yönetmeliğin 28. maddesinin başlığında "sözlü sınav" ifadesine yer verildiği halde, anılan Yönetmelik maddesinin içeriğinde "mülakat" a ilişkin esas ve usullerin düzenleme altına alındığı,

Davranış ve düşüncelere ilişkin bilgi edinme amacıyla bir kişiyle yapılan sorulu cevaplı görüşme olan mülakatın, kamu görevlerine girişte yapılan yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte olup, yazılı sınavla bilgisi ölçülen kişilerin, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapıldığı,

Sözlü sınavın ise, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapıldığı, ancak, sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna ulaşıldığı,

Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun hükmünde açıkça "sözlü sınav" şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmeliğin 28. maddesinin başlığında da "sözlü sınav" ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verildiği, buna karşın, sözlü sınavın amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden, anılan maddenin 3. fıkrasında eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı,

Dava konusu Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, ..." ibaresi yönünden;

İptali istenen Yönetmelik hükmünün, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinde yer alan yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması şartına uygun olduğu,

Yazılı sınavın tamamlayıcısı olan ve görevin gerektirdiği niteliklere en uygun personelin bir üst rütbeye terfi için mesleki bilgisini ve genel kültür düzeyini ölçmeyi amaçlayan sözlü sınav notuna da önem atfedilerek, anılan Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan başarı puanının, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirleneceği şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında, başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak şartının aranmasının asgari başarı kriteri açısından makul olduğu,

Davacının katıldığı sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden;

10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu bireysel işlemin dayanağı hükümlerinden olan 28. maddesinin sözlü sınavın içeriğine ilişkin 3. fıkrasının yukarıda yer verilen gerekçelerle, ayrıca, 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresinin Dairelerinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle,

söz konusu sınavda puanların belirlenmesinde dayanak Kanun hükmünde öngörüldüğü şekilde ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun bir değerlendirme yapıldığından söz edilmesine hukuken imkan bulunmadığından, davacının sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı,

Öte yandan, bu kararın, davacının sözlü sınavında başarılı olduğu yolunda bir sonuç doğurmayacağı, dava konusu başarısız sayılma işleminin dayanağı olan ve hukuka aykırılığı tespit edilen Yönetmelik hükümlerinin düzenlediği hususlarda yapılacak yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre işlem tesis edilmesine yönelik olduğu, 25-29/06/2015 tarihleri arasında (A) grubu başkomiserlere yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavları yönünden;

Dairelerinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla, dava konusu sözlü sınavların dayanağı hükümlerinden olan 28. maddesinin 3. fıkrasının, Yönetmeliğin 28. maddesinin başlığında "sözlü sınav" ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilip, sözlü sınavın amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden eksik düzenleme nedeniyle;

aynı Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresinin ise, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin düzenlemede 3201 sayılı Kanun hükümlerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş olması karşısında, söz konusu hukuka aykırı düzenlemeler dayanak alınarak tesis edilen ve 25-29/06/2015 tarihleri arasında (A) grubu başkomiserlere yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı,

(A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemleri yönünden;

Dairelerinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararı ile; 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliği'nin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresi ile 28. maddesinin 3. fıkrasının iptal edilmiş olduğu,

Ancak, anılan maddelerin yürürlükte olduğu süre zarfında ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca rütbe terfi sözlü sınavında başarılı olan ve Değerlendirme Kurulu gündemine alınarak bir üst rütbeye terfi etmeye hak kazanan adaylar hakkında tesis edilen bireysel nitelikteki terfi işlemlerinin, her birinin hukuka uygunluk karinesinden yararlanmaları ve kişiler yönünden haklar doğurmaları nedeniyle, yalnızca dayandıkları düzenleyici işlemin iptal edilmesi veya hukuka aykırılığının tespit edilmesi nedeniyle geri alınmaları zorunluluğundan söz edilemeyeceğinden, (A) grubu başkomiserlikten emniyet amirliğine yapılan terfi işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

Davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebi yönünden;

Davacının, sözlü sınavda başarısız sayılması işleminin hukuka aykırı olduğuna ilişkin yukarıda yer verilen gerekçenin, sözlü sınavda başarılı olduğu sonucunu doğurmayıp, yeniden yapılacak sözlü sınavda değerlendirilmesine yönelik olması nedeniyle, bu aşamada maaş kaybının varlığından söz edilemeyeceğinden, davanın bu talebe ilişkin kısmının reddi gerektiği gerekçeleriyle,

Dava konusu Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, ..." ibaresinin ve rütbe terfi sınavları sonucunda (A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi ile davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebi yönünden davanın reddine, anılan Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasının ve davacının katıldığı sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 25-29/06/2015 tarihleri arasında A grubu başkomiserlere yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik hükümleri ile rütbe terfiinde sözlü sınavın tek belirleyici konumuna getirildiği, daha objektif ve nesnel bir nitelikte olan yazılı sınavın ise etkisizleştirildiği, söz konusu hükümlerin üst norm olan Kanun'a aykırı olduğu ve herhangi bir dayanaklarının bulunmadığı, bu haliyle iptali istenen düzenlemelerin hukuk devleti, hukuki güvenlik ve adalet ilkelerine aykırı olduğu belirtilerek, Daire kararının, davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idareler tarafından, iptali istenen idari işlemlerin ve dayanağı Yönetmelik hükümlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olduğu, bahse konu Yönetmelikte, dayanağı 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun amir hükümleri uyarınca rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olunması şartının arandığı, sözlü sınavında başarı barajının aday lehine düşük tutulduğu, elli puan alma şartı konulmasının kamu yararı ve hizmet gereği olduğu, sözlü sınavın, adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği,

bu yönüyle farklı komisyonlar tarafından farklı değerlendirme yapıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, adayların değerlendirme kriterlerinin Yönetmelikte açıkça ortaya konulduğu, dolayısıyla, dava konusu Yönetmelik hükümleri ile bu hükümlere dayanılarak tesis edilen idari işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI

Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ

Davacının temyiz isteminin emniyet amirliğine yapılan terfi işlemlerine yönelik kısmının kabulü ile Daire kararının bu kısım yönünden bozulması, temyize konu diğer kısımlar yönünden temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının bu kısımlar yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

Başkan Hasan Güzeler ve Üye Sami Karatekin'in, (A) grubu başkomiser rütbesinde görev yapan davacının, hukuki durumunda değişiklik meydana getirerek menfaatini etkilemesi nedeniyle rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işleme karşı dava açma ehliyeti bulunmakta ise de, bulunduğu rütbede yapılan tüm sözlü sınavların iptalini istemekte meşru ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı anlaşıldığından, bu istemine ilişkin olarak davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki oylarına karşılık, davacının, menfaatinin etkilendiği,

kaldı ki, bulunduğu rütbede gerçekleştirilen tüm rütbe terfi sözlü sınavlarının bireysel olarak hukuka aykırılığı nedeniyle değil, dayanağı düzenleyici işlemin hukuka aykırılığı iddiasıyla dava konusu edilmiş olması nedeniyle, Yönetmeliğe dayalı yapılan tüm sözlü sınavların iptali istemine ilişkin olarak dava açmakta ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılarak uyuşmazlığın esasına geçildi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davalı idarelerin Daire kararının iptale ilişkin kısmına yönelik temyiz istemleri ile davacının, Daire kararının (A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemleri dışında kalan davanın reddine yönelik kısmına ilişkin temyiz istemi yönünden;

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararının, iptale ilişkin kısmı ile dava konusu Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, ..." ibaresinin iptali istemi ile yoksun kalınan parasal ve özlük haklar yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmı aynı gerekçeler ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, davacının katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavının dayanağı hükümlerinden olan dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresinin iptali yolunda verilen Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararı ile kesin olarak onanmıştır.

Davacının, Daire kararının rütbe terfi sınavları sonucunda (A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmına karşı temyiz istemine gelince;

Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk devleti olduğu vurgulanmış, 138. maddesinin son fıkrasında ise, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Kararların sonuçları' başlıklı 28. maddesinde de, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir." hükmü yer almaktadır.

Mevzuatımızda yer alan düzenlemeler uyarınca, idari yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda idarenin herhangi bir takdir yetkisinin olmadığı, bu kararların doğruluğunu tartışma yetkisinin bulunmadığı, idarelerin bu alandaki yetkilerinin, bağlı yetki niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.

İdari işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı iptal davasında; davacının ihlale uğrayan menfaatinin korunması yanında, kamu yararının korunması da söz konusu olup; bu durum, iptal davasının objektif niteliğinin bir sonucudur.

Hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında verilen iptal kararları, varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak suretiyle sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırır. Dolayısıyla, dava konusu edilen idari işleme bağlı olan diğer işlemler de ortadan kalkar. İptal kararlarının bu özelliği, dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklanmakta olup, iptal kararları, iptal edilmiş olan idari işlemi hukuk aleminde hiç doğmamış hale getirmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, (A) grubu başkomiser rütbesiyle görev yapan ve 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavına katılan davacı tarafından, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, bulunduğu rütbeye yönelik olarak yapılan tüm sözlü sınavların ve bu sınavlar sonucunda (A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemleri ile bu işlemlerin dayanağı olan ilgili Yönetmelik hükümlerinin iptali istemiyle dava açıldığı,

davacının da katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavlarının dayanağı hükümlerinden olan dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin sözlü sınavın içeriğine ilişkin 3. fıkrasında yer alan düzenlemeler ile aynı Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresinin, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin düzenlemede 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu hükümlerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760,

K:2018/15074 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararı ile kesin olarak onandığı görülmektedir.

Buna göre, dava konusu rütbe terfi sözlü sınavlarının dayanağını oluşturan ilgili mevzuat hükümleri ile bu mevzuat hükümleri dikkate alınarak 25-29/06/2015 tarihleri arasında (A) grubu başkomiserlere yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının tamamının yukarıda belirtilen gerekçeyle iptaline karar verilmiş olması karşısında, anılan düzenlemeler ve sözlü sınavlar esas alınarak tesis edilen terfi işlemlerinin de hukuki temelinin ortadan kalktığı ve hukuka aykırı hale geldiği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, Daire kararının, söz konusu rütbe terfi sözlü sınavları sonucunda (A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ve davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile, Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 13/02/2020 tarih ve E:2016/22210, K:2020/690 sayılı kararının iptale ve rütbe terfi sınavları sonucunda (A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemleri dışında kalan davanın reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA,

2. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile, Daire kararının, rütbe terfi sınavları sonucunda (A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,

3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Beşinci Dairesine gönderilmesine,

4. Kesin olarak, 08/12/2021 tarihinde, (A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemleri ile dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrası yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden.

(A) grubu başkomiser rütbesinde görev yapan davacının, hukuki durumunda değişiklik meydana getirerek menfaatini etkilemesi nedeniyle rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işleme karşı dava açma ehliyeti bulunmakta ise de, söz konusu sözlü sınavlar neticesinde ilgili mevzuatta belirtilen diğer şartları da taşıyan personel hakkında bir üst rütbeye yapılan tüm terfi işlemlerinin iptalini istemekte meşru ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı anlaşıldığından,

davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının, (A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmının da, belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; sözlü sınavın içeriğini ve değerlendirme usulünü düzenleyen dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasının, dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinde belirtilen sözlü sınavda başarılı olunması şartına uygun olduğu, öte yandan, anılan Kanun maddesinin 18. fıkrasında rütbe terfileri ile sınavlara ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğinin kurala bağlandığı,

bu çerçevede, idarece, sahip olunan takdir yetkisi kapsamında emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının yerine getirdikleri hizmetin niteliği de dikkate alınarak, Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasında başarı puanının, yazılı ve sözlü sınavlardan alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirleneceği hükmüne uygun, objektif kriterlere yer verildiği görülmüş olup, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda getirildiği anlaşılan söz konusu düzenlemede, hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından,

davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile Daire kararının dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasına yönelik iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara bu kısım yönünden katılmıyoruz.

KARŞI OY

XXX- Temyize konu karara ilişkin dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince, uyuşmazlığın, (A) grubu başkomiser rütbesinden emniyet amirliği rütbesine yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmının da usul ve hukuka uygun bulunduğu, davacı tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bu kısmının da onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/3130, K. 2021/2907, 8 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Iı- (Davalılar)
  4. Vekilleri
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenlerin İddiaları
  7. Tarafların Savunmaları
  8. Danıştay Tetkik Hâkimi ...düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy
  12. Karşı Oy
  13. Karşı Oy
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/3130
Karar No
2021/2907
Tarih
8 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2020/3139 K.2021/6795
  • Danıştay 12. Daire E.2020/3165 K.2021/6679
  • Danıştay 12. Daire E.2020/3167 K.2021/6448
  • Danıştay 5. Daire E.2020/3176 K.2021/4896
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/3199 K.2021/2908
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/3202 K.2021/3408

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.