İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/3142 K.2021/1688

Dava konusu istem:05/03/2015 tarih ve 29286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği (Sıra No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:8)'in "(3.2.2) numaralı Bandrollerin,…

Esas2020/3142Karar2021/1688Tarih7 Ekim 2021Okuma6 dk · 1.119 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/3142 E., 2021/1688 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
7 Ekim 2021
Esas No
2020/3142
Karar No
2021/1688
Temyiz eden (davacı)
...Sanayi ve Ticaret AŞ.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
...Bakanlığı
Vekilleri
Hukuk Müşaviri ... Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Onuncu Dairesinin 13/02/2020 tarih ve E:2015/2503, K:2020/523 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.119 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem:05/03/2015 tarih ve 29286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği (Sıra No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:8)'in "(3.2.2) numaralı Bandrollerin, Kodların Uygulanması İçin Güvenlikli Mürekkep Kartuşlarının, Kodlanmış Etiketlerin Talep ve Teslim Edilmesi" bölümünü başlığıyla birlikte yeniden düzenleyen 2.5. maddesi ile Tebliğ'in (3.2.2) numaralı bölümüne eklenen, "Uyulacak Esaslar ve Taleplerin Karşılanması" başlıklı (3.2.2.1.) numaralı bölümünde yer alan (a) ve (c) bentleri ile anılan maddenin (a) bendinin “vadesi üç ay geçtiği halde ödenmemiş borç bulunmadığı takdirde talep değerlendirmeye alınacaktır” şeklinde düzenlenmemesine yönelik eksik düzenlemenin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 13/02/2020 tarih ve E:2015/2503, K:2020/523 sayılı kararıyla;

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin 1. fıkrasının (6) numaralı bendinde, 06/02/2014 tarih ve 6518 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle yapılan değişiklikle, Maliye Bakanlığının vergi güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz ve sistemler vasıtasıyla bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirmeye, mükelleflere bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin verilmesinde,

mükelleflerin Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belge arama zorunluluğu getirmeye, bu zorunluluk kapsamına girecek amme alacaklarını tür ve tutar itibarıyla tespit etmeye ve hangi hâllerde bu zorunluluğun aranılmayacağına, bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin basımı, dağıtımı ile sistemin kurulması ve işletilmesi hizmetlerinin, 10/12/2003 tarih ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na tabi olmaksızın,

süresi 5 yılı geçmemek üzere ve 04/01/2002 tarih ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (5. maddesinin beşinci fıkrası hariç) hükümleri çerçevesinde; yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilmesine, bu hizmetlerde ve yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişilerde bulunması gereken özellikleri, yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetlerinin yönlendirilmesi, izlenmesi, denetlenmesi, yetkilendirmenin sonlandırılması ve bunların uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükmünün getirildiği;

Dava konusu edilen Tebliğ hükümlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin 1. fıkrasının (6) numaralı bendinde yapılan değişiklikler ile Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden yapıldığı;

Anılan bendin “… mükelleflerin Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belge arama zorunluluğu getirmeye, bu zorunluluk kapsamına girecek amme alacaklarını tür ve tutar itibarıyla tespit etmeye ve hangi hâllerde bu zorunluluğun aranılmayacağına, …” kısmının iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesinin 08/12/2015 tarih ve E:2014/87, K:2015/112 sayılı kararı ile "İptali istenilen kural ile idareye verilen yetkinin bir sınırlandırma niteliğinde olduğu,

bu sınırlamanın ticaret yapmak isteyen kişilerin vergi borcu dahil kamuya olan borçlarını ödemeye zorlayıcı nitelik taşıdığından anayasal açıdan meşru bir amaca dayandığı, söz konusu sınırlamanın, amacı itibarıyla Anayasa’da ödev olarak belirlenen vergi borcu ile diğer kamu borçlarının düzenli ve sürekli bir biçimde tahsilini, kamu alacağının güvence altına alınmasını ve tahsilatın hızlandırılmasını sağlamaya yönelik olduğu,

dolayısıyla, demokratik toplum düzeni bakımından alınması gerekli tedbirler kapsamında olan, keyfi ya da hakkın özüne dokunacak bir sınırlama getirmeyen, temel hakkın kullanımını ortadan kaldırmayan iptali istenen kuralın, istisnai bir alanda ve dar kapsamlı olduğundan sınırlı ve ölçülü olduğu, kanun koyucunun vergi hukuku alanında yetkisini kullanırken Anayasa'nın temel ilkelerine ve vergi ile ilgili kurallarına bağlı kalmak koşuluyla kamu gelirlerinin doğru, etkin ve verimli biçimde nasıl ve hangi yöntemlerle sağlanacağı konusunda takdir yetkisine sahip olduğu,

iptali istenilen kuralda ek bir vergi veya vergi benzeri mali yükümlülük getirilmediği gibi idareye vergi veya mali yük konulması konusunda yetki de verilmediği, bu bağlamda kanunla düzenlenmesi gerekmeyen bir konuda idareye yetki verilmesinin yasama yetkisinin devri niteliğinde bulunmadığı" belirtilerek reddedildiği;

Dava konusu Tebliğ'in iptali istenilen kısımlarının; bandrol taleplerinin yerine getirilebilmesi için vadesi geçmiş vergi borcu bulunmaması şartının uygulanacağı vergi türleri ile ceza, gecikme zammı ve faizi, uygulamada esas alınacak borç tutarı, vadesi geçmiş borç tespitinin kimin tarafından yapılacağı, getirilen kuralın hangi durumlarda uygulanmayacağı, karşılanacak talep miktarının nasıl belirleneceği ve benzeri hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlediği, anılan düzenlemelerin vergilendirme ile ilgili kural getirmediği,

Kanun'da belirlenen mükelleflerin vadesi geçmiş borcuyla ilgili belge arama şartının uygulanmasına ilişkin teknik düzenlemeler ve ayrıntıları içerdiği ve dayanak Kanun'da idareye tanınan yetkinin sınırları içinde kaldığı, dolayısıyla üst normlara ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemelerin iptalini gerektirir bir husus görülmediği;

Öte yandan, 30/12/2015 tarih ve 29578 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği (Sıra No:1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:11) ile dava konusu Tebliğ'in “Uyulacak Esaslar ve Taleplerin Karşılanması” bölümünün ikinci paragrafının (a) bendinde yer alan “Bu kapsamda, "vadesi geçmiş borç" olarak değerlendirilmek üzere madde kapsamına giren amme alacakları;” ibaresi “Bu kapsamda, "vadesi geçmiş borç" olarak değerlendirilmek üzere madde kapsamına giren ve vadesi 1/3/2016 tarihinden sonra gelen amme alacakları;” olarak değiştirilmek suretiyle, uygulama için bir yıllık uyum ve geçiş süresi tanındığı ve daha önce doğmuş bulunan vergi borçlarının dikkate alınmayacağının kurala bağlandığı gerekçesiyle,

davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, bandrol verilmesinin vergi güvenliği ilkesiyle bağlantısının bulunmadığı, olsa dahi bunun hiç vergi borcu bulunmaması olarak uygulanmasının, Anayasa'nın çalışma ve sözleşme hürriyetini düzenleyen 48. maddesine ve Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine aykırı olduğu, sektördeki payı küçük olan firmaların yabancı kartel ile mücadele edebilmelerinin tek yolunun, ürünlerini vadeli satıp Özel Tüketim Vergisini de 1 – 2 ay geç ödemeleri olduğu, hakim teşebbüs konumunda olan uluslararası şirketin, sektörde vergi borcu bulunmayan iki şirketten biri olduğu,

bu iki şirket dışında tüm üretici ve ithalatçıların özel tüketim vergisi borcunun bulunduğu, bandrol almaya engel vergi borcunu “vadesi üç aydan fazla geçmiş vergi borcu” olarak tanımlamasının gerektiği, aksi takdirde küçük firmaların sektördeki hakim yabancı firma ile rekabet şansının bulunmadığı, dava konusu Tebliğ'in iptali istenilen 3.2.2. maddesinin (c) bendine yönelik Daire kararında herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 13/02/2020 tarih ve E:2015/2503, K:2020/523 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 07/10/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/3142, K. 2021/1688, 7 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/3142
Karar No
2021/1688
Tarih
7 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/3165 K.2021/1695
  • Danıştay 12. Daire E.2020/3166 K.2021/5201
  • Danıştay 4. Daire E.2020/3166 K.2021/4862
  • Danıştay 4. Daire E.2020/3168 K.2021/4916
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/3184 K.2021/1908
  • Danıştay 7. Daire E.2020/3186 K.2021/3960

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.