KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/3232 E., 2021/1766 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2021
- Esas No
- 2020/3232
- Karar No
- 2021/1766
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 03/02/2020 tarih ve E:2017/768, K:2020/408 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile yine aynı Kurulun …tarih ve …sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 03/02/2020 tarih ve E:2017/768, K:2020/408 sayılı kararıyla;
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından …GSM numarasından, …IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, üniversitede örgüt ev ve yurtlarında kaldığına, örgütün hâkim-savcı sınav çalışma evlerinde sermurakıplık (ev sorumlusu) yaptığına, örgüt faaliyetleri sırasında kod adı kullandığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, savunma hakkı dâhil adil yargılanma hakkının hiçbir güvencesine uyulmadan kamu görevinden çıkarılmasının medeni hak ve yükümlülüklere yönelik bir ihlal oluşturduğu.
HSK Genel Kurulu'nun 667 sayılı KHK’nın 3. maddesinin kendisine vermediği bir yetkiyi de kullanarak olağan dönemlerde bir disiplin cezası olarak düzenlenen meslekten çıkarma cezasını hukuken olağanüstü bir tedbir olarak nitelendirdiği, hain darbe teşebbüsü sonrası kamu düzeni ve güvenliği, şiddet olaylarının önlenmesi amacıyla çıkarılan bir KHK'nın verdiği yetkiye dayanarak idari bir işlemle bir daha kamu görevinde çalışamayacak şekilde meslekten çıkarılmasının hiçbir objektif gerekçe ile haklı gösterilemeyeceği; kararda bireysel ve somut bir gerekçe sunulmadığı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin çiğnendiği,
dava konusu kararda hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın doğrudan suçlu ilan edilmesinin masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği; irtibat ve iltisak kavramlarının ceza kanunlarında suç olarak tanımlanan kavramlardan olmadığı, bu ifadelerin belirlilik-açıklık-öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu, geriye yürümezlik prensibi gereği, ilgili KHK'nın, yürürlük tarihinden önceki işlem ve eylemlere uygulanmaması gerektiği; tanık beyanlarını kabul etmediği, beyanların soyut nitelikte olduğu, maddi delile dayanmadığı, ByLock programını kullanmadığı,
dava dosyasında teknik veriler ile ispatlanmış bir verinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/3232, K. 2021/1766, 13 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama