İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/416 K.2021/1267

Dava konusu istem: 01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin ana Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendini değiştiren kısmı ile…

Esas2020/416Karar2021/1267Tarih21 Haziran 2021Okuma11 dk · 2.193 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/416 E., 2021/1267 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
21 Haziran 2021
Esas No
2020/416
Karar No
2021/1267
Temyiz eden (davacı)
... Odası
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı
Mülga
... Bakanlığı
Vekili
...
İstemin konusu
Danıştay Onüçüncü Dairesinin 10/10/2019 tarih ve E:2013/241, K:2019/2995 sayılı kararının, davanın reddi ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmı yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.193 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: 01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin ana Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendini değiştiren kısmı ile ana Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (cc) bendini yürürlükten kaldıran kısmının. 5. maddesinin ana Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasını değiştiren kısmının.

9. maddesinin ana Yönetmeliğin 9. maddesinin 5. fıkrasını değiştiren kısmının. 12. maddesinin ana Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrasını değiştiren kısmının. 13. maddesinin ana Yönetmeliğin 14. maddesinin 2. fıkrasını değiştiren kısmının. 22. maddesinin ana Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasını değiştiren kısmının ve 29. maddesi ile ana Yönetmeliğe eklenen 26/A maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 10/10/2019 tarih ve E:2013/241, K:2019/2995 sayılı kararıyla;

5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu'nun "Amaç" başlık 1. maddesi ile "Uygulamalar" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendine yer verilerek,

Dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin ve Yönetmelik'e eklenen 26/A maddesinin 3. fıkrasının incelenmesi:

Dava dosyasının incelenmesinden, 05/12/2008 tarih ve 27075 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'nin 01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "Enerji kimlik vermeye yetkili kuruluşlar" tanımının, 28/04/2017 tarih ve 30051 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 1. maddesi ile değiştirildiği,

Yönetmelik'e eklenen 26/A maddesinin 3. fıkrasının, 19/02/2011 tarih ve 27851 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirildiği, daha sonra, 28/04/2017 tarih ve 30051 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 6. maddesi ile dava konusu ibarenin yer aldığı 26/A maddesinin uyuşmazlıkla ilgili kısmının yeniden değiştirildiği; dolayısıyla davanın bu kısımlarının konusunun kalmadığı; bu nedenle dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi ve Yönetmelik'e eklenen 26/A maddesinin 3. fıkrası açısından uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığı,

Dava konusu Yönetmelik'in iptali istenen diğer maddelerinin incelenmesi:

Sözlük anlamı ile "düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme" kavramının, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlı olduğu; kuralın ise sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren norm olarak tanımlandığı; yasama organının yasama tasarrufları dışında idare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahip olduğu,

5627 sayılı Kanun'un "Uygulamalar" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "Toplam inşaat alanı yönetmelikte belirlenen mesken amaçlı kullanılan binalarda, ticarî binalarda ve hizmet binalarında uygulanmak üzere mimarî tasarım, ısıtma, soğutma, ısı yalıtımı, sıcak su, elektrik tesisatı ve aydınlatma konularındaki normları, standartları, asgarî performans kriterlerini, bilgi toplama ve kontrol prosedürlerini kapsayan binalarda enerji performansına ilişkin usûl ve esaslar,

Türk Standartları Enstitüsü ve Genel Müdürlük ile müştereken hazırlanarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir.

Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edilmesi halinde ilgili idare tarafından yapı kullanma izni verilmez." kuralı ile davalı idareye yönetmelik ile düzenleme yapma yetkisinin verildiği; davalı idarenin bu yetkiyi Kanunla kendisine tanınan alan ve sınırlar içerisinde kullanarak düzenleme yapılabileceğinin açık olduğu,

Uyuşmazlığın davalı idare tarafından yapılan değişikliklerin idareye Kanunla verilen düzenleme yapma yetkisi içinde olup olmadığı noktasında toplandığı,

1) Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (cc) bendinde, Yönetmelik içinde kullanılan "Meslek odaları: Elektrik ve Makina Mühendisleri Odalarını" tanımı yer almaktayken yürürlükten kaldırıldığı; tanım maddesinde yer verilen bentlerin, Yönetmelik'te kullanılan kısaltmalardan ne anlaşılması gerektiğine ilişkin kuralları belirlediği; 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu’nun 3. maddesinde meslek odaları tanımına yer verilmesinin doğrudan bu tanıma Yönetmelik'te de yer verilmesi zorunluluğunu doğurmayacağı; bu itibarla, Yönetmelik içinde kullanılma ihtiyacı kalmayan tanımın yürürlükten kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,

2) Yönetmeliğin 5. maddesinin (1) fıkrasında yer alan "...gerektiren esaslı onarım ve tadilat projelerinde..." kısmının, "Yeni bina tasarımında, mevcut binaların proje değişikliği gerektiren önemli tadilat projelerinde, mekanik ve elektrik tesisat değişikliklerinde binanın özelliklerine göre bu Yönetmelikte öngörülen esaslar göz önüne alınır." şeklinde değiştirildiği; Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (ss) bendinde yapılan önemli tadilat tarifi ile 5. maddenin 6. fıkrasında mevcut binalarda yapılacak bazı tadilatlarda, bu tadilatların "önemli tadilat" tarifine uyup uymadığına bakılmaksızın işlem yapılacağına ilişkin kural göz önüne alındığında davacının bu iki fıkranın birbiriyle çeliştiği iddiasının yerinde olmadığı sonucuna ulaşıldığı,

3) Yönetmeliğin "Bina ısı yalıtımı esasları" başlıklı 9. maddesinin 5. fıkrasındaki değişiklik incelendiğinde, "R" direnci için seçilen birim değişikliğinin asgarî şekilde uygulanacak yalıtımı belirttiği ve TSE standartları ile aynı doğrultuda olduğunun görüldüğü,

4) Yönetmelik'in 13. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklik ile daha önce uygulamada tereddüt oluşturan kullanım alanı tabirinin, yapı ruhsatına esas kullanım alanı olarak netleştirildiği; yeni binalarda zorunlu merkezi sistem için daha önce 1.000 m² olan sınırın 2.000 m² ve üstü şekilnde değiştirilerek 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ile Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği düzenlemeleri ile bütünlük sağlandığı,

5) Yönetmeliğin "Isıtma sistemleri uygulama esasları" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklik ile, sistemin verimli çalışıp çalışmadığı, yanmanın verimli olup olmadığı, yakma tesisinin sera gazı salımlarının uygun olup olmadığının tesbiti için baca gazı analizinin yapılması gerektiği ve binanın ısıtma sisteminde kullanılan cihazların bakımının da üreticilerin yetkili kıldıkları servisler tarafından yılda en az bir kez yaptırılmasının düzenlendiği; kaldı ki, Çevre ve Orman Bakanlığınca hazırlanan ve 13/01/2005 tarihli ve 25699 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği"nde baca gazı analizi ve sistem kontrolü konusunda yetkili kişi ve kuruluşlar ile ilgili düzenleme yapıldığının anlaşıldığı,

6) Yönetmelik'in 22. maddesi 1. fıkrasında yenilenebilir enerji kaynaklarının binalarda kullanımının yoğun olmadığının görülmesi üzerine, 5627 sayılı Kanun uyarınca enerji yöneticisi bulundurma mecburiyeti olan 20.000 m² üzerindeki binaların enerji tüketimlerinin bir kısmının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması için uyuşmazlık konusu değişikliğin yapıldığının görüldüğü,

Gerekçeleriyle 05/12/2008 tarih ve 27075 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'nin 01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi ve Yönetmelik'e eklenen 26/A maddesinin 3. fıkrasının iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu edilen diğer maddelerin iptali istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik ile "Meslek Odaları" tanımının kaldırıldığı, böylelikle enerji verimliliği hizmetlerinin icrası konusunda makine ve elektrik mühendisliği dışındaki mühendislik disiplinlerinin de önünün açıldığı, oysa enerji verimliliği hizmetleri konusunda hangi mühendislik disiplinlerinin yetkili olduğunun net olarak belirlenmesi gerektiği, kaldı ki Yönetmeliğin mevcut 24 ve 26/A maddelerinde "Meslek Odası" tabirlerinin geçtiği, öte yandan, bahse konu tanımın kaldırılmasının dayanak Enerji Verimliliği Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile de bağdaşmadığı,

nitekim anılan Kanun hükmünde meslek odaları tabirinden makine ve elektrik mühendisleri odasının anlaşılacağının açıkça hükme bağlandığı; dava konusu Yönetmelik ile ana Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasında yapılan değişikliğin aynı maddenin 6. fıkrası ile çeliştiği; dava konusu Yönetmeliğin iptali istenen 9. maddesinin 5. fıkrası ile ilgili hukuka aykırılık iddialarına Daire kararında değinilmediği;

yeni binalarda yapı ruhsatına esas olan toplam kullanım alanının 2000 m2 ve üstünde olması halinde merkezi ısıtma sistemini zorunlu kılan dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrasının farklı iklim bölgeleri yönünden yeniden düzenlenmesi gerektiği, bu haliyle düzenlemenin kamu yararına uygun olmadığı;

enerji verimliliği için düzenli aralıklarla baca analizi ve sistem bakımı yapılmasını öngören dava konusu Yönetmeliğin 14. maddesinin 2. fıkrasının baca analizi ve sistem bakımının denetim ve kontrol mekanizmasının kurgulanarak yeniden düzenlenmesi gerektiği, anılan düzenlemenin mevcut halinin can güvenliği ve enerji tasarrufu bakımından yeterli olmadığı; yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını 20.000 m2 ve üstü binalarda zorunlu kılan dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin dayanak Kanun'un amacıyla bağdaşmadığı;

iptali istenen Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi ile 26/A maddesinin 3. fıkrası yönünden anılan düzenlemelerin sonradan değiştirildiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, buna rağmen, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, Daire kararının davanın reddi ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmı yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde;

"Yargılama giderleri şunlardır:

a) Celse, karar ve ilam harçları.

b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri.

...

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti.

h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler." ;

"Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinde;

"(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır..." hükümlerine yer verilmiştir.

6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davacı taraf, temyizen incelenen Daire kararının davanın reddi ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına karşı temyiz isteminde bulunmakta ve kararın bozulmasını istemektedir.

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onüçüncü Dairesi kararının, davanın reddine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Temyize konu kararın, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına gelince;

2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, düzenleyici veya bireysel bir işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği belirtilerek, kişilere, dava açma yolu ile iddialarını yargı yerinde ileri sürme hakkı özel olarak düzenlenmiştir.

Hukukumuzda, iptal davası açıldıktan sonra, yargılama faaliyeti devam ederken, kamu hizmetinin sürekliliği ve değişkenliği kapsamında idarece işlemin, yürürlükten kaldırılması, hukuk aleminde geçerliliğinin kalmaması ve artık işin esasının incelenmesinde menfaat görülmeyen hallerde davanın konusuz kaldığından söz edilmektedir.

Davanın konusuz kaldığı durumlarda, yargı yerince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilebileceği tabii olmakla birlikte, yargılama faaliyeti esnasında yapılan yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğinin de kararda ayrıca belirlenmesi gerekmektedir.

Bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 331. maddesine bakıldığında, davanın konusuz kalması halinde, hakime, davanın açıldığı zamandaki haklılık durumunu değerlendirerek yargılama giderlerine hükmetme konusunda takdir hakkı tanındığı görülmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden, 05/12/2008 tarih ve 27075 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'nin 01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "Enerji kimlik vermeye yetkili kuruluşlar" tanımının, 28/04/2017 tarih ve 30051 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 1. maddesi ile değiştirildiği;

aynı şekilde dava konusu Yönetmelik ile ana Yönetmeliğe eklenen 26/A maddenin 3. fıkrasının, 19/02/2011 tarih ve 27851 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle, bilahare 28/04/2017 tarih ve 30051 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 6. maddesi ile değiştirildiği anlaşıldığından, anılan düzenlemeler bakımından davanın konusunun kalmadığı dikkate alındığında davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği açıktır.

Bu itibarla, davacının davasını vekille takip ettiği, anılan düzenlemeler bakımından davanın karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sonuçlandığı ve davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği görüldüğünden, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2.Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 10/10/2019 tarih ve E:2013/241, K:2019/2995 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3.Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4.Kesin olarak, 21/06/2021 tarihinde esası yönünden oybirliği vekalet ücreti yönünden oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, anılan Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda “yargılama giderleri”ne ilişkin olarak 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. 1086 sayılı Kanun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olup, 6100 sayılı Kanun'un 447. maddesinde “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmü yer almıştır.

6100 sayılı Kanun'un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralı yer almaktadır.

Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu Yönetmelik ile değişik ana Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi ile ana Yönetmeliğe eklenen 26/A maddesinin 3. fıkrasının bilahare değiştirildiğinden söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.

İdari işlemlerin -bu arada düzenleyici işlemlerin- hukuka uygun olduklarına dair bir yargı kararına gereksinim duymadan hukuka uygun kabul edilerek ilgililer üzerinde hukukî sonuç doğurması olarak tanımlanabilen “hukuka uygunluk karinesi”ne göre, dava konusu Yönetmeliğin anılan hükümlerinin, 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinde zikredilen “davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu” kapsamında, hukuka uygun sayılması gerektiğinden, temyize konu kararda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının da onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/416, K. 2021/1267, 21 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ... Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/416
Karar No
2021/1267
Tarih
21 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2020/418 K.2021/3158
  • Danıştay 12. Daire E.2020/419 K.2021/4115
  • Danıştay 6. Daire E.2020/422 K.2021/8629
  • Danıştay 5. Daire E.2020/427 K.2021/2213
  • Danıştay 12. Daire E.2020/428 K.2021/4116
  • Danıştay 9. Daire E.2020/432 K.2021/3900

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.