İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/471 K.2020/2725

Dava konusu istem: 28/12/2018 tarih ve 30639 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 27. maddesine eklenen 9. fıkranın iptali…

Esas2020/471Karar2020/2725Tarih25 Kasım 2020Okuma5 dk · 1.004 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/471 E., 2020/2725 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
25 Kasım 2020
Esas No
2020/471
Karar No
2020/2725
Temyiz eden (davacı)
…
Karşı taraf (davalı)
… Bakanlığı
Vekili
Av. …
İstemin konusu
Danıştay Onuncu Dairesinin 09/07/2019 tarih ve E:2019/2992, K:2019/5384 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.004 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 28/12/2018 tarih ve 30639 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 27. maddesine eklenen 9. fıkranın iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/07/2019 tarih ve E:2019/2992, K:2019/5384 sayılı kararıyla;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağının belirtildiği, 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceğinin hükme bağlandığı,

Söz konusu maddede yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali"nin, dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlandığı, menfaatin kişisel olmasının, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmediği, menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırlarının, davacının gerçek kişi, tüzel kişi, belde sakini olması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve uyuşmazlığın niteliği de göz önünde tutularak her olayda yargı yerince belirlendiği,

Dava konusu düzenlemenin, ateşli ve ateşsiz silahların üretici ve satıcılarına yönelik kural getirdiği, dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere, davacının silah üreticisi veya satıcısı olmadığı, bireysel tüketici sıfatıyla ve dava konusu düzenlemenin üretici ve satıcılar yanında tüketicilerin menfaatini de ihlal ettiği iddiasıyla davanın açıldığı,

Bir ürünün reklamı ile ilgili düzenlemenin, o ürünü satın alma ihtimali bulunan tüketicilerin bilgi edinme hakkını ve dolayısıyla menfaatini etkileyeceği söylenebilirse de, dava konusu düzenlemenin konusunu oluşturan ürünün hedef kitlesinin genel tüketici olmadığı, hem üretimi ve satışı hem de bulundurulması ve taşınması Kanun ile belirli şartlara ve ruhsata bağlanmış bulunan bir ürün olduğu, aynı zamanda insan hayatına yapacağı etkiler de göz önüne alındığında, dava konusu düzenlemenin davacının doğrudan kişisel güncel ve meşru bir menfaatini ihlal etmediği gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin, 6502 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil ettiği, ilgili mevzuata göre üretim ve pazarlama izni ile internet üzerinden satış izni almış firmaları ve bireysel kullanıcıları mağdur edeceği, Türk firmalarının yabancı firmalar ile rekabet edememesine sebep olacağı, firmaların, marka, patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım haklarının ihlal edilip edilmediğini takip edemeyecekleri, taklit ürünlerin satışına engel olamayacakları, tüketicilerin, muadil ürünler arasında tercih yapma, fiyat farkını araştırma, teknik ve mekanik özellikleri konusunda bilgi sahibi olma gibi imkanlardan yararlanamayacakları,

tanıtım ve teşhir yasağı sebebiyle elindeki ruhsatlı silahını satmak isteyen kişinin satış ilanı veremeyeceği, ürün karşılaştırması ve fikir alış verişi yapılan internet forum sayfalarından mahrum kalacağı, tanıtım ve teşhir yasağı sebebiyle av bayilerinin vitrinde sergiledikleri av tüfekleri nedeniyle idari yaptırımla karşılaşmayacaklarının bir garantisinin bulunmadığı, avcılık ve atıcılık alanındaki yazılı ve görüntülü yayınların ciddi sorunlarla karşılaşacağı, silah taşıma ve bulundurma hakkı bulunduğundan potansiyel bir silah tüketicisi olduğu, dava konusu düzenleme ile meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunduğu,

bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

arar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 09/07/2019 tarih ve E:2019/2992, K:2019/5384 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 25/11/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilecekleri hükme bağlanmıştır. Buna göre, iptal davası açılabilmesi için gerçek veya tüzel kişiler ile dava konusu işlem arasında makul ve ciddi bir ilişkinin varlığı yeterli bulunmaktadır. Başka bir deyişle, İdare Hukukunun genel ilkelerine göre idari işlemin değişiklik yarattığı ya da doğmasına engel olduğu hukuki durumla, menfaat bağı olan herkes bu idari işlemin iptalini isteyebilecektir.

Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre de, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için, idari işlemin davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gereklidir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması, sadece davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucunu yaratmaktadır.

Yukarıda belirlenen kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, taraf ilişkisinin kurulmasında yeterli sayılmakta ve bu husus davanın niteliğine ve özelliğine göre belirlenmektedir.

Bu açıklamalar karşısında, dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra, dava konusu idari işlemin niteliğine bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Menfaatin kişisel olması, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını zorunlu kılmamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu düzenlemenin, avukat olan ve silah bulundurma ve taşıma hakkı bulunması nedeniyle potansiyel müşteri sıfatını haiz davacı ve onunla aynı konumda olan bireysel silah tüketicilerinin, reklamı yasaklanan ürünlerin teknik özellikleri ile fiyatları hakkında bilgi sahibi olmalarını ve bu ürünleri emsalleriyle karşılaştırarak ürüne sahip olma haklarını kısıtladığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemenin, silah üreticisi ve satıcısı olanlar yanında müşteri konumundaki bireysel tüketicilerin menfaatini de etkilediği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/471, K. 2020/2725, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Karşı Oy
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/471
Karar No
2020/2725
Tarih
25 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/472 K.2020/2772
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/474 K.2020/2775
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/478 K.2020/2771
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/491 K.2020/2780
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/503 K.2020/2379
  • Danıştay 3. Daire E.2020/506 K.2020/4942

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.