İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/653 K.2020/1895

Dava konusu istem: Davacı şirketin … Bahreyn şubesinden 24/02/2014 tarihinde kullandığı üç yıl vadeli 22.000.000,00 EUR tutarlı döviz kredisinin vadesinden önce kapatılması nedeniyle 662.640,00 TL KKDF ve 229.073,74 TL cezai faiz tahakkuk ettirilmesine…

Esas2020/653Karar2020/1895Tarih21 Ekim 2020Okuma13 dk · 2.570 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/653 E., 2020/1895 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
21 Ekim 2020
Esas No
2020/653
Karar No
2020/1895
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
… Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:2019/2787 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.570 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirketin … Bahreyn şubesinden 24/02/2014 tarihinde kullandığı üç yıl vadeli 22.000.000,00 EUR tutarlı döviz kredisinin vadesinden önce kapatılması nedeniyle 662.640,00 TL KKDF ve 229.073,74 TL cezai faiz tahakkuk ettirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin iptali ile ödenen 891.713,74 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;

Davacı tarafından kredinin alındığı tarihten sonra, şirket hisselerinin %90'ının merkezi Japonya'da bulunan …. şirketine satılmasına yönelik olarak imzalanan 29/09/2015 tarihli devir sözleşmesi gereğince kredi borcunun iki yıl geçmeden 14/01/2016 tarihinde kapatıldığı, davacı şirketin ticari faaliyetinden kaynaklanan bu durumun mevzuatla belirlenen KKDF kesintisi oranlarının davacıya uygulanmasını engelleyecek mücbir sebep oluşturmadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemin KKDF tahakkukuna ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı,

Bununla birlikte, davacının kullandığı döviz kredisini vadesinden önce kapatmasında kötü niyetli ve kusurlu kabul edilemeyeceği, kredinin kapatıldığı tarihe kadarki süreçte KKDF mevzuatının ihlal edildiğini söylemeye olanak bulunmadığı da dikkate alındığında, dava konusu işlemin kredinin kullanım tarihinden itibaren hesaplanan cezai faiz tahakkukuna ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin kısmen iptaline, tahsil edilen 229.073,74 TL'nin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, davanın 662.640,00 TL'ye yönelik kısmının ise reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğunun anlaşıldığı ve dilekçelerde ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 11/03/2019 tarih ve E:2018/2851, K:2019/1909 sayılı kararıyla;

İstinaf mahkemesi kararının, KKDF tahakkuku yönünden davanın reddi yolundaki karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının usûl ve hukuka uygun olduğu, bu nedenle davacı tarafından sunulan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği,

01/01/2013 tarih ve 28515 sayılı Resmi Gazete’de 02/01/2013 tarihinden itibaren kullanılacak kredilere uygulanmak üzere yayımlanan 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bankalar ve finansman şirketleri dışında Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladıkları döviz ve altın kredilerinde KKDF kesintisi oranının; ortalama vadesi bir yıla kadar olanlarda %3, ortalama vadesi 1 yıl (1 yıl dahil) ile 2 yıl arasında olanlarda %1, ortalama vadesi 2 yıl (2 yıl dahil) ile 3 yıl arasında olanlarda %0,5, ortalama vadesi 3 yıl (3 yıl dahil) ve üzerinde olanlarda %0 olarak belirlendiği,

07/06/1988 tarih ve 19835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar"ın 96/9006 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 5. maddesi ile yeniden düzenlenen “Müeyyide Uygulaması” başlıklı 8. maddesinde; "Müeyyide uygulaması ile ilgili olarak,

a) Zamanında ve tam olarak yatırılmayan fon kesintileri ile fon kesintisi indirimi uygulanan kredilerde, vergi, resim ve harç istisnası uygulaması paralelinde, ihracatın veya taahhüdün gerçekleşmemesi veya ihracat veya taahhüdün kısmen gerçekleşmesi durumunda indirimli uygulanan fon kesintileri tama iblağ edilir ve tahsili gereken fon kesintileri bankalar, özel finans kurumları veya finansman şirketlerinden, ...

Fon'a yatırılması gereken, fon kesintisi istisnasının uygulandığı, destekleme priminin ödendiği tarihler ile Fon'a yatırıldığı tarih arasında geçen süre için ve bu sürede yürürlükte bulunan cezai faiz oranları üzerinden hesaplanacak cezai faizi ile birlikte geri alınır.

d) Fon kesintisi indirimi uygulanan ithalat işlemlerinde, vergi, resim ve harç istisnası uygulaması paralelinde ihracatın veya taahhüdün gerçekleşmemesi veya ihracat ve taahhüdün kısmen gerçekleşmesi durumunda indirimli uygulanan fon kesintileri tama iblağ edilir ve tahsili gereken fon kesintileri, fon kesintisi istisnasının uygulandığı tarih ile tahsil edildiği tarih arasında geçen süre için ve bu sürede yürürlükte bulunan cezai faiz oranları üzerinden hesaplanacak cezai faizi ile birlikte gümrük idarelerince firmalardan tahsil edilir.

Cezai faiz oranı, kanuni faiz oranının üç katıdır...” hükmüne yer verildiği, söz konusu cezai faiz oranının 04/11/2000 tarih ve 24220 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/09/2000 tarih ve 2000/1387 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yeniden kanuni faiz oranının iki katı olarak belirlendiği,

12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında 6 nolu Tebliğ'in 2. maddesinde de aynı yönde düzenlemelerin yer aldığı,

Aktarılan mevzuatta, yurt dışından sağlanan döviz kredilerine uygulanacak KKDF kesinti oranının, kredinin ortalama vadesi esas alınarak belirlendiği, kredinin vadesinden önce kapatılması nedeniyle ortalama vadesinde meydana gelen değişiklik dikkate alınarak tabi olduğu orana göre KKDF kesintisi yapılması ve fon kesintilerinin Fon'a yatırılması gereken tarih ile Fon'a yatırıldığı tarih arasında geçen sürede yürürlükte bulunan cezai faiz oranları üzerinden hesaplanacak cezai faizi ile birlikte ilgililerden tahsil edilmesi gerektiği,

KKDF ile ilgili mevzuatta, kredinin ortalama vadesinden önce kapatılması halinde cezai faiz alınmayacağı yönünde bir kural bulunmadığı, bu durumu dikkate alarak davacının ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olduğu,

Davacının imzaladığı devir sözleşmesi gereğince kullandığı döviz kredisini vadesinden önce kapatmasında kötü niyetli ve kusurlu kabul edilemeyeceği, kredinin kapatıldığı tarihe kadarki süreçte KKDF mevzuatının ihlal edilmediği gerekçesine dayanılarak dava konusu işlemin cezai faize ilişkin kısmının iptali yolunda verilen karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının cezai faiz tahakkukuna ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin cezai faize ilişkin kısmının iptali ile bu tutarın davacıya iadesi yolundaki ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, davacı şirkete 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli "Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu Hakkında Karar"ın "müeyyide uygulaması" başlıklı 8. maddesi uyarınca cezai faiz tahakkuk ettirildiği, KKDF mevzuatında kredinin ortalama vadesinden önce kapatılması halinde cezai faiz alınmayacağına dair herhangi bir kural yer almadığı, temyize konu kararda davacıdan kesilen cezai faizin yasal faiziyle iadesine hükmedilmesinde hukuka uyarlılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, KKDF kesintisine konu teşkil eden kredinin zorunluluktan dolayı 19 ay sonra kapatıldığı, dolayısıyla kredi kullanımının başında KKDF mevzuatının ihlalinden söz edilemeyeceği, dava konusu işlemle tahakkuk ettirilen cezai faizin niteliği itibarıyla ceza olduğu, kanuni bir dayanağı olmayan cezai faiz tahakkuku nedeniyle ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulabileceğini öngören Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinin ihlal edildiği,

mülkiyet hakkına müdahale anlamı taşıyan cezai faiz tahakkukunun Anayasa'nın 35. maddesinde yer alan mülkiyet hakkının ancak kanunla sınırlandırılabileceği yönündeki hükme da aykırılık teşkil ettiği, KKDF kesintisine konu kredinin kullanım tarihinden itibaren cezai faiz hesaplanmasının hakların kısıtlanması ile ilgili uyulması gereken ölçülülük ilkesi ile de bağdaşmadığı, bu nedenle cezai faizin en çok kredinin kapatılması gereken tarih ile KKDF kesintisinin ödendiği tarihler için alınabileceği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemle kaynak kullanımı destekleme fonu payı üzerinden 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli "Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar"ın “Müeyyide Uygulaması” başlıklı 8. maddesi uyarınca cezai faiz tahakkuk ettirilmesi, Anayasa'nın 38. maddesinde hükme bağlanan "kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi"ne aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle, neticesi itibariyle hukuka uygun bulunan ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı şirket,. Bahreyn Şubesinden 24/02/2014 tarihinde vadesi 28/02/2017 olarak belirlenen 22.000.000,00 EURO tutarında döviz kredisi kullanmış, bahse konu kredinin 3 yıl vadeli olması sebebiyle KKDF kesintisi %0 olarak belirlenmiştir.

Ancak, davacı şirkete ait hisselerin % 90'ının merkezi Japonya'da bulunan ... şirketine satılmasına yönelik imzalanan 29/09/2015 tarihli devir sözleşmesinde davacı şirketin kredi borçlarının kapatılmasının öngörülmesi nedeniyle, döviz kredisi vadesinden önce 14/01/2016 tarihinde kapatılmıştır.

Üç yıl vadeli olarak alınan döviz kredisinin iki yıl geçmeden kapatılması sebebiyle de, davalı idare tarafından … tarih ve … sayılı fiş ile 662.640,00 TL KKDF payı ve 229.073,74 TL cezai faiz tahakkuk ettirilmiş ve kredi kapama işlemi sırasında davacı şirketten toplamda 891.713,74 TL tahsil edilmiştir. Bunun üzerine, bahse konu tahakkuk fişi ile toplamda ödenen 891.713,74 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 92 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 40. maddesinin II numaralı paragrafının (b) ve (c) bentlerinin Kaynak Kullanımı Destekleme Fonunun kurulmasını öngören 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yürürlüğe girdiği tarihteki halinde;

"b) Faiz Oranları:

Banka, kredi işlemlerinde ve mevduat kabulünde alınacak ve verilecek azami faiz oranları ile temin edilecek diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelik ve azami sınırlarının tesbitine, bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılmasına ve yürürlük zamanlarının tesbitine ilişkin olarak Maliye Bakanlığına önerilerde bulunur.

c) Banka kredilerinin düzenlenmesi:

Banka, kalkınma planları ve yıllık programların hedeflerine uygun olarak banka plasmanları üzerinde nitelik ve nicelik bakımından tanzim tedbirleri ittihaz eder ve umumi kredi hacmi ile umumi kredi hacmi içinde muhtelif kredi nebilerinin sektörler ve mevzular itibariyle dağılımını ayarlar.

Banka, kredilerin kalkınma planlarının amaçlarına yönlendirilebilmesi ve kredi düzenlemesinde, yukarıdaki fıkrada belirlenen amacın tahakkuku için ayrıca fon kurmaya, kaldırmaya, kaynağını kredilere tahakkuk ettirilen faizlerden veya sair suretlerle sağlamaya ve bunların yürürlük zamanlarını tesbite ilişkin olarak Maliye Bakanlığına önerilerde bulunur.

Bankanın, yukarıdaki (b) bendi ve (c) bendinin ikinci fıkrasına istinaden Maliye Bakanlığı'na yapacağı öneriler, Yüksek Plânlama Kurulu'nun uygun mütalâası ve Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girer." düzenlemesi bulunmaktadır.

Yine, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonunu ilga eden, ancak uygulamasının devam etmesini öngören 4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 3. maddesinin (a) bendinde;

"a) Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintileri, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunur ve doğrudan genel bütçeye gelir yazılmak üzere Hazine hesaplarına intikal ettirilir. Kesinti oranlarını sıfıra kadar indirmeye veya onbeş puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Bu kesintiler vergi kanunlarındaki tahakkuk ve tahsilat hükümlerine göre takip edilir.

Kaynak Kullanımını Destekleme Fonundan ihtisas kredilerine ödenmesi gereken destekleme primleri nedeniyle bankalara ödenmemiş birikmiş borçlar, Hazinenin görev zararı borcu olarak kabul edilir ve bu borçların tasfiyesine ilişkin hükümler çerçevesinde işlem yapılır." hükmü yer almaktadır.

Anılan yasal düzenlemelere istinaden 01/01/2013 tarih ve 28515 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bankalar ve finansman şirketleri dışında Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladıkları döviz ve altın kredilerinde KKDF kesintisi yapılacağı öngörülmüş ve söz konusu kesintilere ait oranların ortalama vadesi bir yıla kadar olan kredilerde %3, ortalama vadesi 1 yıl (1 yıl dahil) ile 2 yıl arasında olan kredilerde %1, ortalama vadesi 2 yıl (2 yıl dahil) ile 3 yıl arasında olan kredilerde %0,5, ortalama vadesi 3 yıl (3 yıl dahil) ve üzerinde olan kredilerde ise %0 olacağı kabul edilmiştir.

Aynı şekilde, 07/06/1988 tarih ve 19835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar"ın “Müeyyide Uygulaması” başlığını taşıyan 8. maddesinin 96/9006 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli kararın 5. maddesi ile yeniden düzenlenmiş halinde;

"a) Zamanında ve tam olarak yatırılmayan fon kesintileri ile fon kesintisi indirimi uygulanan kredilerde, vergi, resim ve harç istisnası uygulaması paralelinde, ihracatın veya taahhüdün gerçekleşmemesi veya ihracat veya taahhüdün kısmen gerçekleşmesi durumunda indirimli uygulanan fon kesintileri tama iblağ edilir ve tahsili gereken fon kesintileri bankalar, özel finans kurumları veya finansman şirketlerinden,

...

Fon'a yatırılması gereken, fon kesintisi istisnasının uygulandığı, destekleme priminin ödendiği tarihler ile Fon'a yatırıldığı tarih arasında geçen süre için ve bu sürede yürürlükte bulunan cezai faiz oranları üzerinden hesaplanacak cezai faizi ile birlikte geri alınır.

d) Fon kesintisi indirimi uygulanan ithalat işlemlerinde, vergi, resim ve harç istisnası uygulaması paralelinde ihracatın veya taahhüdün gerçekleşmemesi veya ihracat ve taahhüdün kısmen gerçekleşmesi durumunda indirimli uygulanan fon kesintileri tama iblağ edilir ve tahsili gereken fon kesintileri, fon kesintisi istisnasının uygulandığı tarih ile tahsil edildiği tarih arasında geçen süre için ve bu sürede yürürlükte bulunan cezai faiz oranları üzerinden hesaplanacak cezai faizi ile birlikte gümrük idarelerince firmalardan tahsil edilir.

Cezai faiz oranı, kanuni faiz oranının üç katıdır.

İlgili idarelerin maddi hata veya hatalı yorumu sonucu ödenen destekleme primlerinin geri alınmasında cezai faiz tahsil edilmez. Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu'nca yapılacak incelemeler sonucunda ihracat ve taahhüdü mücbir sebep halleri nedeniyle gerçekleşmediğine karar verilen kredilere ait fon kesintileri alınmaz.

Bu madde esaslarına göre Fon'a yatırılacak tutarların ve bunlara tahakkuk ettirilecek cezai faizlerin tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiş, 04/11/2000 tarih ve 24220 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/09/2000 tarih ve 2000/1387 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de mezkur maddede tahsili öngörülen cezai faiz oranının kanuni faiz oranının iki katı olacağı düzenleme altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ile ilgili yukarıda değinilen düzenlemelerden, fon kesintisine konu teşkil eden döviz kredilerinde kesinti oranının kredinin ortalama vadesine göre tedricen belirlendiği, kullanılan kredinin belirlenen vadeden önce kapatılması halinde meydana gelen değişiklik de gözetilerek tabi olunan yeni orana göre fon kesintisi yapılabileceği ve fon kesintisinin yatırılması lazım gelen tarih ile yatırıldığı tarih arasında geçen süre için cezai faiz tatbik edilerek tahsil işleminin gerçekleştirilebileceği anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda; davacı şirkete ait hisselerin dava dışı bir şirkete devrini öngören sözleşmeye istinaden döviz kredisinin erken kapatıldığı, dolayısıyla döviz kredisinin vadesinden evvel kapatılmasında davacı şirketin kusurlu ve kötü niyetli kabul edilemeyeceği, ayrıca kredinin 19 ay sonra kapatılması karşısında kapama tarihine kadarki süreçte davacının KKDF mevzuatını ihlal etmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin cezai faize ilişkin kısmının iptali ile tahsil edilen cezai faizin davacıya ödenmesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan, davacı tarafından somut uyuşmazlıkta davalı idarece tesis edilen işlemde tahakkuk ettirilen cezai faizin niteliği itibarıyla ceza yaptırımı olduğu ve kanuni bir dayanağı bulunmadığı, bu haliyle cezai faiz uygulamasının Anayasa'nın 38. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulabilir." düzenlemesi ile Anayasa'nın 35. maddesinde yer alan mülkiyet hakkının ancak kanunla sınırlandırılabileceği yönündeki hükme aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmekte ise de,

1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 40. maddesinin II numaralı paragrafının (b) ve (c) bentlerine istinaden çıkartılan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte 4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 3. maddesi uyarınca uygulaması devam eden 88/8860 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ihdas edilen Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu kesintisinin etkin bir şekilde tahsili için öngörülen cezai faizin kanunsuz ceza olmaz ilkesine halel getirmediği açıktır.

Nitekim, kanunun verdiği yetkiye dayanarak kurulan fona ilişkin kesintilerin etkin bir şekilde tahsili için öngörülen cezai faiz uygulaması, kanun koyucunun fon kesintisi ihdas etmeye ilişkin tanıdığı yetki kapsamında bir unsurudur.

Benzer şekilde, davacı tarafından dava konusu işlemle ölçülülük ilkesinin de ihlal edildiği ileri sürülmekte ise de, cezai faizin 4684 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi uyarınca uygulaması devam eden 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar"ın “Müeyyide Uygulaması” başlığını taşıyan değişik 8. maddesinin yukarıda aktarılan hükümleri doğrultusunda kredi kullanım tarihinden itibaren hesaplandığı gözetildiğinde, tesis edilen işlemin ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil etmediği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde davacı şirkete cezai faiz tahakkuk ettirilmesine yönelik dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık, ısrar kararında ise hukuka uyarlık bulmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle cezai faize ilişkin kısmının iptali ile tahsil edilen cezai faizin davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/10/2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/653, K. 2020/1895, 21 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/653
Karar No
2020/1895
Tarih
21 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2020/658 K.-
  • Danıştay 7. Daire E.2020/668 K.2020/4028
  • Danıştay 2. Daire E.2020/669 K.2020/3116
  • Danıştay 2. Daire E.2020/680 K.2020/3089
  • Danıştay 6. Daire E.2020/682 K.2020/9109
  • Danıştay 2. Daire E.2020/694 K.2020/3076

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.