KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1665 E., 2021/2513 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2021
- Esas No
- 2021/1665
- Karar No
- 2021/2513
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2020 tarih ve E:2017/4493, K:2020/2347 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2020 tarih ve E:2017/4493, K:2020/2347 sayılı kararıyla;
Davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek;
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması hâlinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ''ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı'' olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği,
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için, aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesinin de davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlı olduğu,
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemle Dairelerinin E:2017/754 sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairelerinin 15/06/2020 tarih ve E:2017/754, K:2020/2346 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediği,
Buna göre, Dairelerinin E:2017/754 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkân bulunmadığı gerekçesiyle, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, hâkim ve savcıların meslekten KHK uyarınca çıkarılmasında, bunlara karşı HSK'ya itiraz veya yeniden inceleme yolunun olup olmadığı konusunda, HSK'nın ilk karar verdiği tarihteki mevzuat uyarınca bir belirsizlik olduğu, 673 sayılı KHK ile anılan maddeye “Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.” ibaresinin eklenmesinin de bunu doğruladığı; bu davada dava konusu edilen işlemin HSK'nın ihraca ilişkin ilk kararı olduğu,
Danıştay Beşinci Dairesinin 2017/754 esas sayılı dosyasında vekili tarafından açılan davanın ise bu karara karşı yapılan itiraz ve yeniden inceleme talebi üzerine HSK tarafından verilen itirazın reddi kararı üzerine açıldığı; mevzuat belirsizlikleri nedeniyle hak kaybının oluşmaması, sonradan içtihat değişiklikleri nedeniyle farklı kararlar çıkması ihtimali gözönünde bulundurulduğunda her iki dosyanın da ayrı ayrı karara bağlanmasının gerektiği; söz konusu dava dosyalarının konusu aynı olarak değerlendirilemeyeceğinden incelenmeksizin redde ilişkin kararın kaldırılmasının gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu kararda atıf yapılan, Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2020 tarih ve E:2017/754, K:2020/2346 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/11/2021 tarih ve E:2021/464, K:2021/2512 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1665, K. 2021/2513, 18 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama