KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1674 E., 2022/2154 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2022
- Esas No
- 2021/1674
- Karar No
- 2022/2154
- Temyiz eden (davacı)
- …'e vesayeten …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 23/12/2020 tarih ve E:2017/6299, K:2020/6005 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin zımnen reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yeniden inceleme talebinde bulunduğu 02/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/12/2020 tarih ve E:2017/6299, K:2020/6005 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazlarının, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ve birleştirme talebinin yerinde görülmediği,
Davacının dava konusu … tarih ve … sayılı karara yönelik iptal ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yeniden inceleme talebinde bulunduğu 02/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden:
Davacı tarafından, HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yeniden inceleme talebinde bulunduğu 02/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle Dairelerinin E:2016/58111 sayılı esasına kayıtlı ayrı bir dava açıldığı ve Dairelerinin 23/12/2020 tarih ve K:2020/6003 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, bakılmakta olan bu davada davacının aynı yöndeki istemi hakkında davanın derdestlik nedeniyle incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Dava konusu … tarih ve … sayılı karara karşı yapılan yeniden inceleme talebine 60 gün içerisinde cevap verilmemesine yönelik iptal istemi yönünden:
Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı kararın, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmesi suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu edilen kesinleşmiş bu kararın iptali isteminin incelenmesi gerektiği,
Bununla birlikte, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve .. sayılı karara ilişkin yeniden inceleme talebine davalı idarece 60 gün içerisinde cevap verilmemesi suretiyle oluştuğu öne sürülen zımni ret işlemine ilişkin iptal istemi yönünden ise, yeniden inceleme talebinin … tarih ve … sayılı HSK Genel Kurulu kararı ile reddedildiğinden ortada oluşmuş bir zımni ret işleminden bahsedilemeyeceğinden bu istemin incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yeniden inceleme talebinde bulunduğu 02/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebine 60 gün içerisinde cevap verilmemesinin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi ve 6749 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, bu maddelerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine gidilmesi ve verilecek karara kadar eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılması gerektiği, yorum yoluyla derdestlik nedeniyle ret kararı verilmesinin usulsüz olduğu,
derdestlik itirazının en geç cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi ve derdestlik itirazı üzerine yargılamaya ilk açılan dava üzerinden devam edilmesi gerektiği, aynı konuda açılan davaların usul ekonomisi açısından birleştirilmesi ve birlikte görülmesi gerektiği, 2577 sayılı Kanun'da davaların birleştirilmesi yönünde bir düzenleme bulunmadığı gibi derdestlik itirazına ilişkin de bir düzenleme bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, dava açmada mevzuatta boşluk bulunması nedeniyle ve hak kaybına uğramamak adına mükerrer davaların açıldığı, bu davaların açılmasına sebebiyet vermediği ve açılmasında hiçbir kusurunun bulunmadığı,
bu nedenle yargılama gideri ve avukatlık ücretinin kamu üzerinde bırakılması gerektiği, hakkındaki ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, zımni ret işlemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi ve Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu kararda atıf yapılan Danıştay Beşinci Dairesinin 23/12/2020 tarih ve E:2016/58111, K:2020/6003 sayılı kararı, Kurulumuzun 15/06/2022 tarih ve E:2021/2149, K:2022/2152 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1674, K. 2022/2154, 15 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama