İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/1959 K.2021/1866

Dava konusu istem: 16/08/2014 tarih ve 29090 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 19/08/2014 tarihinde yürürlüğe giren Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78.28. maddesinde değişiklik yapılmasını…

Esas2021/1959Karar2021/1866Tarih14 Ekim 2021Okuma12 dk · 2.429 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1959 E., 2021/1866 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
14 Ekim 2021
Esas No
2021/1959
Karar No
2021/1866
Temyiz eden (davacı)
... İ.B.B. Çevre Koruması İyileştirilmesi Müşavirlik ve Proje Hiz. Tic. ve San. A.Ş.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
...Kurumu
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Onüçüncü Dairesinin 10/12/2020 tarih ve E:2014/4365, K:2020/3605 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.429 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: 16/08/2014 tarih ve 29090 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 19/08/2014 tarihinde yürürlüğe giren Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78.28. maddesinde değişiklik yapılmasını düzenleyen 5. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 10/12/2020 tarih ve E:2014/4365, K:2020/3605 sayılı kararıyla;

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 1. ve 5. maddeleri, 53. maddesinin (a) bendi ve (b) bendinin (2) no'lu alt bendi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun "Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu" başlıklı 30. maddesinin 1. ve 6. fıkralarına yer verilerek;

4734 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca, Kamu İhale Kurumunun, 4734 sayılı Kanun ve 4735 sayılı Kanun'un uygulanması konusunda genel düzenleyici işlemler yapma yetkisini haiz olduğu;

Dava konusu kuralın, 25/12/2013 tarih ve 28862 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 3. maddesi ile, Kamu İhale Genel Tebliği’ne eklenen 78.28. maddesine karşı açılan davada, Dairelerinin 09/06/2014 tarih ve E:2014/481 sayılı yürütmenin durdurulması kararı üzerine düzenlendiği; söz konusu yürütmenin durdurulması kararının gerekçesine yer verilerek, Dairelerinin 11/02/2020 tarih ve E:2014/481, K:2020/395 sayılı kararıyla da davanın reddine karar verildiği;

Dairelerinin anılan kararından da anlaşıldığı üzere, 4857 sayılı Kanun'un 30. maddesi gereğince %3 oranında engelli işçi çalıştırılmasının zorunlu olduğu, özel sektör işverenine ait olan prim miktarının anılan madde kapsamında çalıştırılan engelli işçiler bakımından Hazine tarafından karşılandığı, engelli işçiler için yapılan Hazine yardımı düşülerek teklif fiyatı belirlenmesinin üst hukuk kurallarıyla engellenmediği ve söz konusu sigorta primi dikkate alınmadan teklif fiyatı oluşturulmasının teklif verme özgürlüğüne müdahale anlamına geleceği;

Bu bakımdan, dava konusu kuralda, isteklilerin aynı il sınırları içerisinde birden fazla iş yerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, ihale dokümanında aynı il bazında elli veya daha fazla işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde, 4857 sayılı Kanun'da belirtilen asgari orana uyulmak kaydıyla idarece tespit edilen engelli işçi sayısı ile bu işçilerin tâbi olacağı ücret grubu idari şartnamenin ilgili maddesinde belirtilerek,

bu işçiler için birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılacağının kurala bağlandığı ve idareler tarafından İş Kanunu'nda belirtilen asgari oranın üzerinde engelli işçi çalıştırılmasını öngören düzenleme yapılmasının da mümkün olduğu belirtilerek, istekliler tarafından ihale dokümanında öngörülen engelli işçi sayısı ve bu işçiler için Hazinece karşılanacak prim teşvik tutarları dikkate alınarak teklif bedelleri oluşturulacağı, ilgili mevzuatında engelli işçi çalıştırılmasını kısıtlayan hükümlerin saklı olduğuna ilişkin kurallara yer verildiği;

Davacı tarafından, kamu sektörü işverenlerinin çalıştıracakları engelli işçiler için Hazinece karşılanacak prim teşvik tutarı bulunmadığından, dava konusu kural uyarınca işçilik maliyeti ve dolayısıyla oluşturacakları teklif bedellerinin diğer isteklilerden daha yüksek olacağı ileri sürülmüşse de, özel ve kamu sektörü arasında ortaya çıkan bu farkın 4857 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 6. fıkrası ve buna dayanılarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Prim Tahsilat Dairesi Başkanlığınca hazırlanan 2008-77 sayılı Genelge'den kaynaklandığı,

bu kurallara göre yalnızca özel sektör işverenlerince çalıştırılan engelli sigortalılardan dolayı sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanılmasının söz konusu olduğu, kamu iş yerlerinde çalıştırılan engelli sigortalılar için söz konusu prim teşvikinden yararlanılmasına imkân bulunmadığı;

Bu itibarla, ihale mevzuatı çerçevesinde, 4734 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yer alan ilkeler de dikkate alındığında dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; dava konusu Tebliğ maddesinin, rekabet, eşit muamele, güvenirlik ve ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, İzmir Büyükşehir Belediyesinin iştiraki olduklarından SGK nezdinde kamu sektörü işvereni statüsü taşıdıkları, SGK Başkanlığının 19/08/2008 tarihinde yayımladığı 2008-77 sayılı Genelge uyarınca, yalnızca özel sektör işverenlerince çalıştırılan engelli sigortalılardan dolayı sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanılmasının söz konusu olduğu,

kamu iş yerlerinde (genel ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile bunlara bağlı işletmeler, sermayesinin yarısından fazlası buna ait olan işyerleri ve diğer kamu iş yerlerinde) çalıştırılan sigortalılar için bahse konu sigorta prim teşvikinden yararlanılmasının mümkün olmadığı, kamu sektörü işverenlerinin çalıştıracakları engelli işçiler için Hazinece karşılanacak prim teşvik tutarı bulunmadığından,

dava konusu kural uyarınca işçilik maliyeti ve dolayısıyla oluşturulacak teklif bedellerinin diğer isteklilerden daha yüksek olacağı, bunun sonucunda ihaleye katılımlarının dolaylı olarak engellenmiş olacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 10/12/2020 tarih ve E:2014/4365, K:2020/3605 sayılı kararının ONANMASINA, 3. 14/10/2021 tarihinde, oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY

X- Anayasa'nın 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında ise "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmüne yer verilmiştir.

Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen yargı kararlarının uygulanması zorunluluğunu, kararların hiç uygulanmamasının önüne geçilmesinden ziyade, tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik bir düzenleme olarak değerlendirmek gerekmektedir. Nitekim, Anayasa hükmünde yer alan kararların "değiştirilemeyeceği" ifadesi, kararın şeklen değil, içeriğine uygun olarak yerine getirilmesini belirtme amacını taşımaktadır.

Bu bağlamda, hukuk devletinde idarenin, yargı kararlarının maksadına uygun şekilde işlem tesis etmesi zorunlu olup, idare, yargı kararlarının gereklerinin, kararın gerekçesine uygun şekilde yerine getirilmesi noktasında "bağlı yetki" içerisindedir.

Öte yandan, "normlar hiyerarşisi" kuramına göre hukuki düzenlemelerin dayandıkları üst hukuk normlarına uygun hükümler taşımaları gerekmekte olup, kanundan sonra gelen tüzük, yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.

Temyize konu edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; dava konusu Tebliğ düzenlemesinin, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 09/06/2014 tarih ve E:2014/481 sayılı yürütmenin durdurulması kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla tesis edildiği anlaşıldığından, anılan maddenin yargısal denetiminin de belirtilen açıklamalar çerçevesinde yapılması gerekmektedir.

Dava konusu Tebliğ düzenlemesinden bir önceki düzenleme niteliğini taşıyan, 25/12/2013 tarih ve 28862 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 3. maddesiyle anılan Tebliğ'e eklenen 78.28. maddede yer alan, "İstekliler tekliflerini hazırlarken 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili maddelerinde düzenlenen sorumluluk çerçevesinde engelli işçi çalıştıracaklarını beyan etseler dahi, tekliflerin eşit koşullarda değerlendirilmesini sağlamak amacıyla tekliflerin değerlendirilmesinde bu durum dikkate alınmayacak,

bütün istekliler tekliflerini olağan işçilik bedelleri üzerinden vereceklerdir.

Ancak işin yürütümü sırasında yüklenicinin engelli işçi çalıştırması durumunda, yükleniciye fazla ödeme yapılmasını engellemek amacıyla 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar gereğince, engelli işçi çalıştırma nedeniyle Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idarece yüklenicinin hakedişinden kesilecektir." düzenlemesinin yürütmesinin durdurulması ve iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 09/06/2014 tarih ve E:2014/481 sayılı kararıyla,

"... personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerini kazanarak işi yüklenenlerce yapılacak bir gider kalemi niteliği bulunan ve bu nedenle asgari işçilik maliyetine dâhil olan işveren sigorta priminin engelli işçilerle ilgili olan kısmının yükleniciden tahsil edilmeyeceği, bunun, engelli işçi çalıştırılmasını teşvik etmeye yönelik olarak özel sektör işverenlerine tanınan bir imkân olduğu;

Bu durumda, engelli işçiler için yapılan Hazine yardımı düşülerek teklif fiyatı belirlenmesinin üst hukuk normlarıyla engellenmediği de dikkate alındığında, İş Kanunu ile getirilen söz konusu teşvik bedelinin elde edilmesinden isteğe bağlı olarak vazgeçilmesinin engellenmesi ve yükleniciler için maliyet unsuru olmaktan çıkan sigorta primine ilişkin tutarın teklif fiyatına yansıtılmasının zorunlu tutulması suretiyle ihalelerde teklif verme özgürlüğüne müdahale edildiği gerekçesiyle dava konusu düzenlemenin anılan kısmında hukuka uygunluk görülmediği;

Dava konusu maddenin ikinci cümlesinde yer alan, engelli işçi çalıştırma nedeniyle Hazine tarafından karşılanan prim tutarının idarece yüklenicinin hakedişinden kesileceğine ilişkin kurala gelince; yukarıda yer verilen tespitler ışığında engelli işçiler için yapılan Hazine yardımı isteklilerce yapılacak bir gider olmadığından, teklif edilen fiyatın oluşturulmasında anılan tutar düşülerek bir hesaplama yapılmak suretiyle isteklilerin avantajlı duruma gelmelerinde mevzuata aykırı bir yön bulunmamakla beraber;

anılan yöntemi tercih etmeyen ve teklifini olağan işçilik maliyeti üzerinden hesaplayan isteklilerin ihale sonucunda işin yüklenicisi sıfatını kazanmaları hâlinde, kural olarak, sözleşme bedelinin tamamının idarece yükleniciye ödenmesi gerekmekte olup;

bu kapsamda, kanunen işverenlere tanınan teşviğin düzenleyici işlemle ortadan kaldırılamayacağı, aksi yönde bir kabulün, ilgililere engelli işçi çalıştırılması hâlinde teşvik sağlayan üst hukuk normunu anlamsız kılacağı, anılan tutarın yükleniciye ödenmesinin fazla ödeme kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığından dava konusu düzenlemenin bu kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle önce yürütmesinin durdurulmasına,

sonrasında ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay İdari Dava Dairelerinin 18/02/2021 tarih ve E:2020/1155, K:2021/324 sayılı kararıyla onanmıştır.

Danıştay Onüçüncü Dairesinin 09/06/2014 tarih ve E:2014/481 sayılı yürütmenin durdurulması kararının uygulanması amacıyla tesis edildiği anlaşılan ve 16/08/2014 tarih 29090 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 19/08/2014 tarihinde yürürlüğe giren Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78.28. maddesinde değişiklik yapılmasını düzenleyen dava konusu 5. maddesinde ise “İsteklilerin aynı il sınırları içerisinde birden fazla iş yerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın,

ihale dokümanında aynı il bazında elli veya daha fazla işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde 4857 sayılı İş Kanunu'nda belirtilen asgari orana uyulmak kaydıyla idarece tespit edilen engelli işçi sayısı ile bu işçilerin tâbi olacağı ücret grubu idari şartnamenin ilgili maddesinde belirtilecek ve bu işçiler için birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılacaktır.

İdareler tarafından İş Kanununda belirtilen asgari oranının üzerinde engelli işçi çalıştırılmasını öngören düzenleme yapılması da mümkündür. İstekliler tarafından ihale dokümanında öngörülen engelli işçi sayısı ve bu işçiler için Hazinece karşılanacak prim teşvik tutarları dikkate alınarak teklif bedelleri oluşturulacaktır. İlgili mevzuatında engelli işçi çalıştırılmasını kısıtlayan hükümler saklıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Tebliğ'in ilk halinde, engelli işçi çalıştıracağını beyan eden istekliler de dahil olmak üzere bütün isteklilerin tekliflerini olağan işçilik bedeli üzerinden vermesi gerektiğine ve engelli işçi çalıştırılması nedeniyle Hazine tarafından karşılanan prim tutarının, idarece yüklenicinin hakedişinden kesileceğine ilişkin düzenleme yerine, dava konusu Tebliğ düzenlemesi ile bu defa, isteklilerin aynı il sınırları içerisinde birden fazla iş yerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın,

ihale dokümanında aynı il bazında elli veya daha fazla işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde engelli işçi sayısı ve bunların tabi olacağı ücret grubunun idari şartnamede belirtilmesi ve birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılması, isteklilerin de tekliflerini ihale dokümanında öngörülen engelli işçi sayısı ve bu işçiler için Hazinece karşılanacak prim teşvik tutarını dikkate alarak hesaplaması öngörülmüştür.

Anılan Tebliğ düzenlemeleri karşılaştırıldığında, engelli işçiye ilişkin sigorta primi teşvik tutarının teklif fiyata dahil edilip edilmemesi noktasında değişiklik yapıldığı; önceki düzenleme, tekliflerin bahse konu teşvik tutarı dikkate alınmaksızın olağan işçilik bedeli üzerinden verilmesini öngörürken, dava konusu düzenlemede söz konusu teşvik tutarı dikkate alınarak teklif verilmesinin zorunlu hale getirildiği görülmektedir.

Buna karşılık, Tebliğ maddesinin önceki haline ilişkin olarak; anılan teşviğin, engelli işçi çalıştırılmasını teşvik etmeye yönelik olarak özel sektör işverenlerine tanınan bir imkân olduğuna, engelli işçiler için yapılan Hazine yardımı düşülerek teklif fiyatı belirlenmesinin üst hukuk normlarıyla engellenmediği de dikkate alındığında,

4857 sayılı Kanun ile getirilen söz konusu teşvik bedelinin elde edilmesinden isteğe bağlı olarak vazgeçilmesinin engellenmesi ve yükleniciler için maliyet unsuru olmaktan çıkan sigorta primine ilişkin tutarın teklif fiyatına yansıtılmasının zorunlu tutulması suretiyle ihalelerde teklif verme özgürlüğüne müdahale edildiğine, engelli işçiler için yapılan Hazine yardımı isteklilerce yapılacak bir gider olmadığından, teklif edilen fiyatın oluşturulmasında anılan tutar düşülerek bir hesaplama yapılmak suretiyle isteklilerin avantajlı duruma gelmelerinde mevzuata aykırı bir yön bulunmamakla beraber;

anılan yöntemi tercih etmeyen ve teklifini olağan işçilik maliyeti üzerinden hesaplayan isteklilerin ihale sonucunda işin yüklenicisi sıfatını kazanmaları hâlinde, kural olarak, sözleşme bedelinin tamamının idarece yükleniciye ödenmesi gerektiğine, bu kapsamda, kanunen işverenlere tanınan teşviğin düzenleyici işlemle ortadan kaldırılamayacağına, aksi yönde bir kabulün, ilgililere engelli işçi çalıştırılması hâlinde teşvik sağlayan üst hukuk normunu anlamsız kılacağına ve anılan tutarın yükleniciye ödenmesinin fazla ödeme kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığına yönelik Daire kararının gerekçeleri dikkate alındığında,

dava konusu düzenlemeler ile anılan Daire kararındaki hukuka aykırılık nedenlerinin bertaraf edilmediği, bahse konu değişikliklerin şekli bir değişiklikten öteye geçmediği, dava konusu düzenlemeler ile bu defa, anılan teşviğin teklif fiyata dahil edilmesinin zorunlu tutulmasıyla yine ihalelerde teklif verme özgürlüğüne müdahale edildiği ve ilgililere engelli işçi çalıştırılması hâlinde teşvik sağlayan üst hukuk normunun anlamsız kılındığı anlaşılmıştır.

Diğer yandan, 4857 sayılı Kanun'un "Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu" başlıklı 30. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısının, toplam işçi sayısına göre hesaplanacağı" yönündeki hükme karşılık, dava konusu Tebliğ düzenlemesinde, isteklilerin aynı il sınırları içerisinde birden fazla iş yerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın,

ihale dokümanında aynı il bazında elli veya daha fazla işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde 4857 sayılı Kanun'da belirtilen asgari orana uyulmak kaydıyla idarece tespit edilen engelli işçi sayısı ile bu işçilerin tâbi olacağı ücret grubunun idari şartnamenin ilgili maddesinde belirtileceği ve bu işçiler için birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılacağı kurala bağlanmıştır.

Bu bağlamda, üst hukuk normu niteliğini taşıyan 4857 sayılı Kanun'un anılan maddesiyle, engelli işçi çalıştırılmasına ilişkin yükümlülüğün tespitinde aynı il sınırları içerisinde birden fazla işyerinin bulunması halinde toplam işçi sayısının esas alınacağı yönündeki kuralın, dava konusu Tebliğ düzenlemesi ile daraltılarak,

aynı il sınırları içerisinde birden fazla iş yerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, ihale dokümanında aynı il bazında elli veya daha fazla işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde engelli işçi çalıştırılmasının, 4857 sayılı Kanun'da belirtilen asgari orana uyulmak kaydıyla ve ilgili mevzuatında engelli işçi çalıştırılmasını engelleyen hükümler hariç olmak üzere zorunlu tutulduğu görülmektedir.

Başka bir anlatımla, aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin, çalıştırmakla yükümlü olduğu ve toplam işçi sayısına göre belirlenen engelli işçileri, uygun gördüğü "iş yeri"nde istihdam etme serbestine müdahale edilerek, isteklinin aynı il sınırları içinde ihale konusu iş için öngörülen iş yerinden başka iş yeri bulunabileceği ve yükümlülüğün bu iş yerlerinde karşılanabileceği dikkate alınmaksının, ihale dokümanında aynı il bazında elli veya daha fazla işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde, ihale konusu iş kapsamında engelli çalıştırılması kurala bağlanmıştır.

Bu itibarla, ilgili yargı kararının gerekçeleri dikkate alınmaksızın tesis edilen ve üst hukuk normları ile öngörülen kuralları daraltıcı nitelik taşıyan dava konusu Tebliğ düzenlemesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1959, K. 2021/1866, 14 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2021/1959
Karar No
2021/1866
Tarih
14 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/1960 K.2021/1867
  • Danıştay 4. Daire E.2021/1963 K.2021/5999
  • Danıştay 4. Daire E.2021/1966 K.2021/5277
  • Danıştay 6. Daire E.2021/1968 K.2021/11600
  • Danıştay 12. Daire E.2021/1968 K.2021/4919
  • Danıştay 2. Daire E.2021/1970 K.2021/3778

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.