KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2017 E., 2021/3413 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2021
- Esas No
- 2021/2017
- Karar No
- 2021/3413
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- … Gümrük Müşavirleri Derneği
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
2- … Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Onuncu Dairesinin 23/12/2020 tarih ve E:2020/1306, K:2020/6858 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: 02/12/2014 tarih ve 29193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili 2 Seri No'lu Gümrük Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesi ile geçici 1. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 23/12/2020 tarih ve E:2020/1306, K:2020/6858 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/10/2018 tarih ve E:2016/3102, K:2018/4122 sayılı bozma kararına uyularak;
Dava konusu düzenleme ile genel ve özel antrepolara eşya giriş çıkış işlemleri, gümrük yükümlülüğü sona erdikten sonra varsa ilgili kurumlarca yapılacak kontrol sonuçlarına göre gümrük gözetiminin sonlandırılması işlemleri, antrepoların altışar aylık dönemler itibarıyla sayım işlemleri ile antrepo rejimine tabi eşyanın elleçleme gibi faaliyetlerin yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerince yapılması uygulamasına son verilerek anılan işlemlerin gümrük memurlarınca gerçekleştirilmesinin kurala bağlandığı,
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile bir kısım tespit işlemlerinin, yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesi hususunda gümrük idarelerine takdir yetkisi verildiği, Gümrük Yönetmeliğinin 574. maddesinde ise, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin yapabileceği tespit işlemlerine ilişkin usul ve esaslar ile çalışma usul ve esaslarının idarece yayımlanan tebliğ ve genelgelerle belirleneceğinin düzenlendiği,
Öte yandan; idarelerin, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda düzenleyici işlemler yapma yetkisine sahip olduğu, kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğinin önceden saptanmasının her zaman mümkün olmaması sebebiyle idarelerin gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda da takdir yetkisine sahip bulundukları, idarelere tanınan bu yetkinin onların keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği, zira, takdir yetkisi ile idareye ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü tanındığından, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği,
Bu durumda, Kanun ve Yönetmelikte belirtilen yetki uyarınca, davalı idare tarafından, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin yapabileceği bir takım tespit işlemlerinin gümrük memurlarınca yapılmasına ilişkin hususların, dava konusu Tebliğ hükümleri ile düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği mesleğinin ortadan kalkmasına ve Türkiye genelinde yaklaşık 6.000 kişinin işsiz kalmasına neden olacak dava konusu düzenlemenin hiçbir maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığı, davalı idarenin antrepoların denetiminde görevlendirebileceği personel sayısının son derece sınırlı olduğu, bu sebeple söz konusu denetimlerin yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri eliyle yapılmasının zorunluluk olduğu, Gümrük Yönetmeliği'ne ve normlar hiyerarşisine aykırı olan dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/10/2018 tarih ve E:2016/3102, K:2018/4122 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/2017, K. 2021/3413, 29 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama