KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2347 E., 2021/1493 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2021
- Esas No
- 2021/2347
- Karar No
- 2021/1493
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 25/11/2020 tarih ve E:2016/58242, K:2020/5430 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı tüm mali haklarının ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 25/11/2020 tarih ve E:2016/58242, K:2020/5430 sayılı kararıyla;
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından hukuka aykırılık görülmeyen dava konusu kararların iptali istemi yönünden ve davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, hakkında hiçbir somut isnat veya delil olmadan verilen bir kararla meslekten çıkarma kararının verildiği, yeniden inceleme başvurusu imkânı verildiyse de karara gerekçe olan somut isnat ve delil bildirilmediğinden savunma hakkının kullanılmasının mümkün olmadığı, meslekten çıkarma kararı verildikten 2 yıl sonra ceza mahkumiyetine karar verildiği ve bunun henüz kesinleşmediği, eğer bu karar gerekçe yapılacaksa ceza dosyasının sonucunun beklenmesinin gerektiği, sonradan dosyaya sunulan hususların karar zamanında elde olmayan hususlar olduğu,
bu hususun idarenin dava konusu kararı verirken gerekçesinin ve hukuki dayanağının olmadığını gösterdiği, ara kararı gereği tarafına gönderilen belgeler arasında "HSK Şikayet Bürosu Bilgileri" bulunmadığından gönderilmesini talep ettiğini ancak bu bilgilerin gönderilmediği, bu hususlara ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadığından bu bilgilerin dikkate alınmaması gerektiği, bylock kullanıcısı olmadığı, başka kullanıcıların kullandığı isimlendirmeden yola çıkarak ve tahmine dayalı iddiada bulunulduğu, son Yargıtay kararlarında bylock içeriklerinin mutlaka tespit edilmesi gerektiğinin belirtildiği,
kendisine ait olduğu iddia edilen tek bir mesaj ortaya konulamadığı, tanıklarla yüzleştirme yapılmadan, tanıklara soru sorma imkânı tanınmadan soyut nitelikte doğrulanmamış iddialara itibar edilmemesi gerektiği belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm olsa dahi Danıştay'da temyiz edilebileceği ve bu kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 48. maddesinin 6. fıkrasında ise, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, bu Kanun'da yazılı sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, ancak, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı, sürelerin bitmesinin çalışmaya ara verme zamanına rastlaması halinde, bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı; 60. maddesinde ise, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde, kendisine tebliğ yapılacak şahsın adresinde bulunmaması durumunda tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı.
20. maddesinde ise 16. maddede yazılı şahısların kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadının tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanacağı ve tebliğ memurunun tebliğ evrakını bu kişilere vereceği, bu kişilerin tebliğ evrakını kabule mecbur olduğu,
bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğin, tebliğ evrakının 16. maddede yazılı kişilere verildiği tarihte yapılmış sayılacağı, 22. maddesinde, muhatap yerine kendisine tebligat yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerektiği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; temyizen incelenerek bozulması istenilen Danıştay Beşinci Dairesinin 25/11/2020 tarih ve E:2016/58242, K:2020/5430 sayılı kararının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun olarak, temyiz isteminde bulunan davacının geçici olarak işe gittiğini ve davacıyla aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden görünüşüne göre onsekiz yaşını bitirmiş ve ehliyeti olan … 'ın imzası alınmak suretiyle 05/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, 2577 sayılı Kanun'un öngördüğü otuz günlük temyiz süresinin son günü tatil günü olan 04/04/2021 Pazar gününe denk geldiğinden,
bu günü takip eden ilk çalışma günü olan 05/04/2021 Pazartesi günü temyiz yoluna başvurulması gerekirken, davacı tarafından 09/04/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu görüldüğünden, Kanun'da öngörülen süre geçirildikten sonra yapıldığı anlaşılan temyiz başvurusunun esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/2347, K. 2021/1493, 22 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama