İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/2826 K.2023/456

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten…

Esas2021/2826Karar2023/456Tarih13 Mart 2023Okuma11 dk · 2.285 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2826 E., 2023/456 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
13 Mart 2023
Esas No
2021/2826
Karar No
2023/456
Temyiz eden (davacı)
...
Karşı taraf (davalı)
... Kurulu
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2021 tarih ve E:2016/45548, K:2021/245 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.285 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2021 tarih ve E:2016/45548, K:2021/245 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,

"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,

Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Davacının ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-b maddesi uyarınca anılan suçun sanık (davacı) tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan beraat kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,

Davacı hakkındaki tanık beyanları ve davacının kendi beyanı yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının ve lise döneminde örgüte müzahir dersaneye gittiğine yönelik beyanının değerlendirilmesi sonucunda, davacının tanık ifadelerine yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,

Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,

Dava konusu kararda (Daire kararında sehven kararlarda yazılmıştır.) hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, ... tarihinde açtığı E:... sayılı dosya ile ... tarihinde açtığı E:... sayılı dosyada talepleri aynı olmasına rağmen Dairece bu husus dikkate alınmadan iki dosyada ayrı ayrı esastan davanın reddine yönelik karar verildiği, her iki dosya arasında bağlantı bulunduğu, bu bağlantı dikkate alınmaksızın iki dosyada ayrı ayrı hüküm kurulmasının yargılama sürecinde karışıklıklara neden olacağı, hakkındaki iddiaların tarafına bildirilmediği, herhangi bir savunma hakkı tanınmadığı, tarafına yönelik hiçbir somut iddianın bulunmadığı,

işlemin dayanağı olan delillerin davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu, tanık beyanlarının ihraç kararından neredeyse 1,5 yıl sonra alındığı, tanık İ.B.'nin Amasya Adliyesinde ihraç edilen tüm hakim savcıların isimlerini topluca sıraladığı ve bu kişilerin tamamının sözde bağımsız görünüp ancak tüm yargı camlası tarafından FETÖ'nün adayları olduğu bilinen adaylar lehine çalışmalar yaptığını iddia ettiği ve seçim sonucunda çıkan oylardan da bu durumun çok net bir şekilde anlaşıldığını söylediği, halbuki, herhangi bir aday lehine söylemlerde bulunmadığı, oy toplamadığı,

seçim çalışması yapmadığı, kaldı ki hiçbir adayı lehine ya da aleyhinde beyanda bulunacak kadar tanımadığı, tanığın soyut bir cümle ile seçim çalışması yapıldığını iddia ettiği, ifadeyi alan müfettişin de tanığa seçim çalışması yaptığı kanaatine nasıl ulaştığını sormadığı, tanığın somut hiçbir veri içermeyen tek cümlelik soyut düşünce beyanının, hiçbir araştırma ve sorgulamaya gerek duyulmaksızın ihraca dayanak olarak ileri sürüldüğü ve Daire tarafından da iltisak ve irtibat iddiasını doğrular nitelikte bir beyan olarak değerlendirildiği,

somutlaştırılmayan soyut iddia içeren bu beyanın hükme esas alınamayacağı, anılan tanığın beyanının devamında yemekhanede dokuz adaya oy verdiğini ağzından kaçırdığını, Adliyede dokuz adaya oy çıkan iki oy pusulası bulunduğunu, bunlardan birisinin kendisine ait olduğunu Savcı İ.C.'nin kendisine söylediğini, diğerinin kime ait olduğunu bilmediklerini, yemekhanedeki konuşma üzerine Başsavcı M.K.'nın odasında bulunan toplu oy pusulalarına baktıklarında dokuz oyun tamamının sözde bağımsız adaylara verildiğini tespit ettiklerini iddia ettiği, kendisinin bu tarz bir söylemde bulunmadığı,

odasında birlikte pusulalara baktıklarını iddia ettiği diğer tanık M.K'nın da bu söylemi doğrulamadığı, beyanlarında böyle bir olaydan söz etmediği, dokuz adaya oy verdiği şeklindeki iddianın dayanaktan yoksun olduğu, Adliye yemekhanesi gibi kalabalık bir ortamda orada bulunan farklı kişilerin de bu duruma tanık olmasının gerekeceği, böyle bir durumun da söz konusu olmadığı,

sadece tanığın iddia ettiği, yemekhane gibi kalabalık bir ortam olmasına rağmen başka tanığı bulunmayan, birlikte pusulaya baktığını iddia ettiği Başsavcı M.K.'nın dahi doğrulamadığı bir beyana delil olarak itibar edilmesi ile iltisak ve irtibata dayanak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, tanık M.K.'nın beyanında, HSYK seçimlerinde bağımsız on bir adaya oy verdiğini düşündüğünü, onlarla ilişkisi olmakla birlikte ihraç edilen hakim ve Cumhuriyet savcıları ile daha yakın ilişkisinin olduğunu iddia ettiği, bu beyanın somut bir olaya dayanmadığı,

sadece tanığın kişisel kanaatini yansıttığı, somut iddia içermeyen kişisel görüş niteliğindeki beyanın iltisak ve irtibat iddiasına dayanak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, anılan tanığın beyanında Amasya Adliyesinde gerçekleşen bir günle ilgili birtakım iddialarda bulunduğu, katılımcısı olmadığı bir günde tanığın iddia ettiği şekilde bir durumun gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmesinin mümkün olmadığı, Başsavcı M.K.'nın bu günün katılımcısı olmadığı, kendisinin anlatımlarının eşinden aldığı bilgiye dayandığı,

güne katılanlar dinlenerek kendisinin bu günün katılımcısı olmadığının görülebileceğini beyan etmesine rağmen bu hususta gerekli araştırmanın yapılmadığı, güne bizzat dahil olmayan, günün katılımcılarının kimler olduğunu dahi bilmeyen tanığın bu yöndeki iddialarının delil olarak değerlendirilemeyeceği ve hükme esas alınamayacağı, A.D'nin kişisel husumetle tamamen kendisine yönelik suçlamalardan kurtulmak için ihraç edilen ve hala görevde olan hakim ve savcılar ile ilgili ileri sürdüğü, basit muhakeme ile bile iftira mahiyetinde olduğu anlaşılan, yer ve zaman içermeyen beyan içeriklerinin delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,

savcılık ifadesi sırasında gittiği dershane ve okullar sorulduğunda kendisiyle ilgili en ufak bir çekincesi olmadığı için indirim kazanarak gittiği dershanenin ismini açıkça söylediği, Milli Eğitim Bakanlığı izni ile kurulan ve Bakanlığa bağlı olarak ülkenin bir çok yerinde o tarihte üniversiteye hazırlık eğitimi vererek faaliyet gösteren dershaneye gittiği, yaşının on sekizden küçük olması nedeniyle kaydının ailesi tarafından yapıldığı,

kazandığı indirim ve yürüyerek gidip gelebileceği mesafede olması nedeniyle ailesinin ekonomik durumunu da dikkate alarak bu dershaneyi tercih ettikleri, hakkında Anayasa'ya, kanuna, hukuka bağlı olmadan hüküm verdiğine, tarafsız ve bağımsız davranmadığına dair tek bir iddianın dahi bulunmadığı, açığa alma, ihraç kararı ve yürütülen yargılama sırasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa, kanun hükümleri, evrensel hukuk kurallarının yok sayıldığı, adil yargılanma hakkı, özel hayata saygı hakkı gibi en temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği,

Daire kararının, birbiri arasında bile çelişkili olan tanık ifadelerinden hangisine neden itibar edildiği, itibar edilen beyandaki hangi iddia ile örgüt içerisinde yer aldığı ve bağımsız adayları desteklediği kanaatine ulaşıldığına dair gerekçe içermediği, FETÖ silahlı terör örgütü ile sempati düzeyinde bir yakınlaşmasının dahi olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Davacının ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-b maddesi uyarınca anılan suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, söz konusu kararın temyiz edildiği ancak Yargıtayca henüz bir karar verilmediği görülmüştür.

667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir.

Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.

Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.

Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.

Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Her ne kadar davacı tarafından, tanıklardan İ.B.'nin, davacının yemekhanede HSYK üye seçimlerinde dokuz adaya oy verdiğini ağzından kaçırdığını, Adliyede dokuz adaya oy çıkan iki oy pusulası bulunduğunu, bunlardan birisinin kendisine ait olduğunu Savcı İ.C.'nin kendisine söylediğini, diğerinin kime ait olduğunu bilmediklerini, yemekhanedeki konuşma üzerine Başsavcı M.K.'nın odasında bulunan toplu oy pusulalarına baktıklarında dokuz oyun tamamının sözde bağımsız adaylara verildiğini tespit ettiklerini beyan ettiği, odasında birlikte pusulalara baktıklarını iddia ettiği diğer tanık Başsavcı M.K'nın ise bu söylemi doğrulamadığı,

beyanlarında böyle bir olaydan söz etmediği, davacının bağımsız on bir adaya oy verdiğini düşündüğünü beyan ettiği, dolayısıyla anılan iki tanığın beyanlarının birbirleriyle çelişkili olduğu ileri sürülmüşse de, UYAP kayıtları ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, söz konusu tanık beyanlarının Hakimler ve Savcılar Kurulu Müfettişlerince 21/02/2018 tarihinde alındığı, daha sonra yine tanıklardan M.K.'nın beyanının, davacı hakkındaki ceza kovuşturması aşamasında istinabe olunan ...

Ağır Ceza Mahkemesince 23/09/2019 tarihinde alındığı anlaşılmış olup, 2014 yılı HSYK üye seçimleri döneminde davacının görev yaptığı Amasya Adliyesinde savcı olarak görev yapan İ.B. tarafından Kurul Müfettişlerine aktarılan ve HSYK üye seçimlerinin yapıldığı 12/10/2014 tarihine yakın zamanda meydana geldiği anlaşılan olayı, o dönem aynı adliyede başsavcı olarak görev yapan M.K.'nın olaydan yaklaşık 3,5 ve 5 yıl sonra alınan beyanlarında, kendisine böyle bir olayın yaşanıp yaşanmadığı hususu açıkça sorulmadığı halde aynı şekilde aktarmasının beklenemeyeceği,

dolayısıyla tanıklarca aynı olayın anlatılmaması ve beyanlarında sözde bağımsız adaylara verildiği ileri sürülen oy sayılarında farklılık bulunmasının, anılan beyanların birbirleriyle çelişki oluşturduğu anlamına gelmeyeceği, aksine davacının sözde bağımsız adaylara oy verdiği hususunu destekler nitelikte bulunduğu değerlendirilmiştir.

Öte yandan, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2021 tarih ve E:2017/2218, K:2021/246 sayılı kararı Kurulumuzun 13/03/2023 tarih ve E:2021/2840, K:2023/457 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 12/02/2021 tarih ve E:2016/45548, K:2021/245 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 13/03/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X-Dava, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-b maddesi uyarınca anılan suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ...

Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, söz konusu kararın temyiz edildiği ancak Yargıtayca henüz bir karar verilmediği, meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan işbu davada ise; davacı hakkında tanıklık yapan iki kişinin beyanları ve davacının lise döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine yönelik kendi beyanı değerlendirilerek, bunların davacının söz konusu terör örgütü ile irtibat ve iltisakını gösteren deliller olduğunun kabulü ile davanın reddi yolundaki temyize konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.

Dava dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde ise; temyizen bakılmakta olan dosyada, davalı idarece, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan deliller ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığından, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğundan bahisle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık, aksi değerlendirmeyle verilen Daire kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davacının temyiz isteminin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/2826, K. 2023/456, 13 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Karşı Oy
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2021/2826
Karar No
2023/456
Tarih
13 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2021/2839 K.2023/1504
  • Danıştay 7. Daire E.2021/2840 K.2023/1505
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/2840 K.2023/457
  • Danıştay 7. Daire E.2021/2841 K.2023/1506
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/2841 K.2023/562
  • Danıştay 7. Daire E.2021/2842 K.2023/1507

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.