İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/3293 K.2022/1866

Dava konusu istem: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiklerinden bahisle, tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyette bulunan iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslere aynı Kanun'un…

Esas2021/3293Karar2022/1866Tarih23 Mayıs 2022Okuma6 dk · 1.240 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3293 E., 2022/1866 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
23 Mayıs 2022
Esas No
2021/3293
Karar No
2022/1866
Temyiz eden (davacı)
… Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış. Tic. Ltd. Şti.
Vekilleri
Av. …, Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Kurumu
Vekili
Av. …
İstemin konusu
Danıştay Onüçüncü Dairesinin 08/06/2021 tarih ve E:2020/3330, K:2021/2133 sayılı kararının faiz talebinin reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.240 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Dava konusu istem: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiklerinden bahisle, tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyette bulunan iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslere aynı Kanun'un 16. maddesinin 2. ve 4. fıkraları uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının davacı Şirkete ilişkin kısımlarının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 08/06/2021 tarih ve E:2020/3330, K:2021/2133 sayılı kararıyla;

Rekabet Kurumu tarafından tıbbi sarf malzemeleri pazarında, iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüsler hakkında yürütülen soruşturma sonucunda … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla davacı Şirkete, 4054 sayılı Kanun'un işlem tesis tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin 2. ve 4. fıkraları uyarınca, eylemin en son 2002 yılında gerçekleştiği ve Şirketin durumu da dikkate alınarak, 2001 yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin takdiren %5'i oranı üzerinden 616.285,96-TL idarî para cezası verildiği,

Anılan Kurul kararına karşı açılan davada Dairelerinin 16/02/2010 tarih ve E: 2007/10122, K:2010/1333 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/02/2014 tarih ve E:2010/2314, K:2014/424 sayılı kararıyla onandığı, karar düzeltme isteminin ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/12/2015 tarih ve E:2014/3068, K:2015/5143 sayılı kararıyla reddedildiği,

Davacı tarafından, 27/04/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine özetle, "idari para cezasına dayanak teşkil eden kanuni düzenlemenin değiştirilmesine rağmen lehe olan yeni düzenleme gözetilmeden karar verilmesi nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği" iddiasıyla bireysel başvuruda bulunulduğu, Anayasa Mahkemesi tarafından, 17/06/2020 tarihinde (Başvuru Numarası: 2016/8342) "Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlâl edildiğine, kararın bir örneğinin suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlâlinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Danıştay Onüçüncü Dairesine gönderilmesine" karar verildiği, bu kararın 30/09/2020 tarih ve 31260 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı,

Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda dosyanın yeniden incelenmesi gerektiği belirtilerek,

4054 sayılı Kanun'un Kurul kararının tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 16. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, yasaklanmış olan davranışların gerçekleştirildiği tarihten bir yıl önceki malî yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verileceği yolundaki kuralın, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 472. maddesi ile "Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara,

ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihaî karardan bir önceki malî yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihaî karar tarihine en yakın malî yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir." şeklinde değiştirildiği,

Diğer taraftan, 5326 sayılı Kabahatlar Kanunu'nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesinde; bu Kanun'un idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı, "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının göndermede bulunduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında ise; suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümlerinin farklılığı hâlinde, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hususlarının kurala bağlandığı,

Bu kanunî düzenlemeler uyarınca, 4054 sayılı Kanun 16. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişikliğin davacı lehine bir sonuç doğurup doğurmadığının önem arz ettiği,

Davacı Şirkete, 4054 sayılı Kanun'un işlemin tesisi tarihinde yürürlükte olan 16. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, fiilin en son 2002 yılında gerçekleşmesi nedeniyle bu tarihten bir önceki mâli yıl olan 2001 yılı gayri sâfi geliri üzerinden para cezası verildiği,

bununla birlikte, 31/03/2021 tarihli ara kararıyla davacı Şirketin 2006 mâli yılı sonunda oluşan yıllık gayri sâfi gelirini tevsik edecek vergi dairesi onaylı belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine verilen cevap ve belgeler ile dosyada mevcut 2001 yılı gayri sâfi gelirinin karşılaştırılmasından, daha düşük olduğu belirlenen 2006 yılı gayri sâfi geliri üzerinden para cezası verilmesinin davacı Şirketin lehine olduğu, başka bir anlatımla, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasında daha sonra yapılan değişikliğin davacı Şirket lehine bir durum oluşturduğunun tespit edildiği,

Bu itibarla, tıbbî sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren diğer teşebbüslerle birlikte 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiği tespit edilmiş olan davacı Şirketin, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinde yapılan ve lehine sonuç doğuran değişiklikten yararlandırılarak, nihaî karar tarihine en yakın mâli yıl olan 2006 yılı sonunda oluşan yıllık gayri sâfi geliri üzerinden cezalandırılması gerektiğinden, işlemin tesis tarihinde yürürlükte olan kanun hükmü uyarınca 2001 yılı sonunda oluşan yıllık gayri sâfi gelirlerinin %5'i üzerinden para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu Rekabet Kurulu kararında hukuka uygunluk bulunmadığı,

Öte yandan, davacı tarafından Anayasa Mahkemesinin yeniden yargılama yapılması gerektiği yönündeki kararından sonra sunulan beyan dilekçesiyle "fazla ödenen tutarın faiziyle taraflarına ödenmesi" talebinde de bulunulmuşsa da yeniden yargılamaya konu uyuşmazlığın … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğu,

bu anlamda esas davada yer almayan bir istemin yeniden yargılama aşamasında ileri sürülemeyeceği, bununla birlikte iptal kararlarının idari işlemi hukuk aleminde varlık kazandıkları ilk andan itibaren ve bütün sonuçları ile birlikte ortadan kaldıracağından Anayasa Mahkemesi kararında tespit edilen ihlâlin ve sonuçlarının kaldırılması için ayrıca esas yargılamanın konusu olmayan davacı talebi yönünden bir hüküm kurulmasına hukuken imkân bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu Kurul kararının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, uyuşmazlıkta bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ihlal kararında, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına hükmedildiği, temyize konu Daire kararında ihlalin ortadan kaldırıldığı, ancak ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmadığı, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesi ve yerleşik Anayasa Mahkemesi kararlarına göre yeniden yargılama yapılması gerektiği durumlarda yargı yerlerinin ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması konusunda herhangi bir takdir yetkisinin söz konusu olmadığı,

Şirketlerinin hukuka aykırı işlem nedeniyle 26/10/2007 tarihinde ödedikleri 616.285,96 TL'den mahrum kaldığı, bu tutarın iadesinin enflasyon karşısında aynı ekonomik değerin iadesi anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla uyuşmazlıkta ihlalin sonuçlarının da ortadan kaldırılması için ödenen tutarın faizi ile birlikte iadesinin zorunlu olduğu, haksız idari işlemler neticesinde uygulanan idari para cezalarının faizi ile birlikte iade edilmesi gerektiği yönünde pek çok Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararının bulunduğu, nitekim aksi yöndeki yaklaşımın mülkiyet hakkının ihlali anlamını taşıyacağı belirtilerek,

Daire kararının faiz ödenmesinin mümkün olmadığına ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın temyize konu kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması," sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 08/06/2021 tarih ve E:2020/3330, K:2021/2133 sayılı kararının faiz ödenmesinin mümkün olmadığına ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3293, K. 2022/1866, 23 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2021/3293
Karar No
2022/1866
Tarih
23 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2021/3298 K.2022/2530
  • Danıştay 3. Daire E.2021/3300 K.2022/2314
  • Danıştay 9. Daire E.2021/3302 K.2022/2129
  • Danıştay 8. Daire E.2021/3306 K.2022/3653
  • Danıştay 8. Daire E.2021/3309 K.2022/3490
  • Danıştay 13. Daire E.2021/3314 K.2022/2419

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.