KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3400 E., 2021/3291 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2021
- Esas No
- 2021/3400
- Karar No
- 2021/3291
- Temyiz edenler
- 1-(DAVALI): … Bakanlığı
- Vekili
- Huk. Müş. Av. …
- 2-(davalı yanında müdahil)
- … Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/06/2021 tarih ve E:2020/16, K:2021/2873 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (mülga) Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 90. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/05/2018 tarih E:2015/2255, K:2018/2126 sayılı bozma kararına uyularak verilen Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/06/2021 tarih ve E:2020/16, K:2021/2873 sayılı kararıyla;
Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin dava konusu 90. maddesinin üçüncü fıkrasında, bor tuzları için ruhsat sahasından çıkartılan tüvenan madenlerin toplam üretim maliyetinin %80'inin işletme brüt kârı olarak kabul edileceği, bor tuzları için ödenecek belediye payının bu değer üzerinden %2 olarak hesaplanacağının düzenlendiği,
Uyuşmazlıkta, işletme brüt kârının nasıl hesaplanacağı hususunda ilgili Kanun'larda herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, ancak I Seri Nolu Muhasebe Sistemi ve Uygulama Genel Tebliği uygulamasında, satış hasılatı ile satılan malların maliyeti arasındaki olumlu fark olarak tanımlanan işletme brüt kârının, dava konusu Yönetmelik ile, bor tuzları için ruhsat sahasından çıkartılan tüvenan madenlerin toplam üretim maliyetinin %80'i olarak kabul edileceği şeklinde düzenleme yapıldığı,
Bu durumda, dava konusu Yönetmelik maddesi ile yapılan işletme brüt kârı tanımının, Muhasebe Sistemi ve Uygulama Genel Tebliği'ndeki tanımı aşar nitelikte olduğu, dayanak Kanun maddesinde konuya ilişkin açık tanım yapılmamış olmasının, düzenlemenin ilgili Tebliğ'de yapılan tanımı aşar nitelikte yapılmasının gerekçesi olamayacağı, bu nedenle Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin dava konusu 90. maddesinin üçüncü fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare ve yanında müdahil tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 134. maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretinin yüksek belirlendiği, dava konusu düzenlemenin yürürlükte olduğu dönem itibarıyla hukuka uygun olduğu, dayanağının Maden Kanunu ile Belediye Gelirleri Kanunu'nda yapılan değişiklikler olduğu, hiçbir Kanun'da tanımlanmayan işletme brüt karının tanımlanması amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı,
Devlet hakkında olduğu gibi belediye payı ödemesinde de uygulamanın tüvenan maden üretimine göre yapılması gerektiği, vergi mevzuatıyla irtibat kurularak verilen ve hukuka aykırı olan Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerine uyulmamış olunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/05/2018 tarih E:2015/2255, K:2018/2126 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3400, K. 2021/3291, 23 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama