KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3491 E., 2022/169 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2022
- Esas No
- 2021/3491
- Karar No
- 2022/169
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 07/04/2021 tarih ve E:2018/3151, K:2021/947 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/04/2021 tarih ve E:2018/3151, K:2021/947 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan etkin pişmanlık hükümleri de uygulanarak 1 yıl 8 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve söz konusu mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddedilerek anılan kararın 14/01/2020 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu" ile "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … ve … IMEI numaralı cihazlarla ByLock uygulamasının yüklendiği, davacının "…" ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacı hakkındaki tanık beyanlarının ve davacının kendi beyanının değerlendirilmesinden davacının örgütün içinde yer aldığına, lise döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, avukat olarak görev yaptığı dönemde sohbet toplantılarına katıldığına ve bu sohbet toplantılarına katılan herkesin himmet verdiğine, ByLock uygulamasını kullandığına, 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu işlemlerle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, savunması alınmadan tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin disiplin cezası niteliğinde bir göreve son verme işlemi olduğu.
FETÖ/PDY'nın 2016 yılında terör örgütü ilan edildiği, bu tarihten itibaren bu örgütün gerçek niyetinin anlaşıldığı; ceza mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda mahkumiyeti hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın Daire kararına esas alınmasının hukuken kabul edilmesinin mümkün olmadığı; tanık beyanlarının soyut ve çelişkili olduğu, bu beyanlarda dahi suç işlendiğine dair bir ifadeye yer verilmediği.
ByLock kullanıcısı olmadığı, ByLock'un MİT'in istihbarat çalışmaları kapsamında elde edilen verilerden ibaret olduğu, bu dijital delillerin tek başına delil olma vasıflarının bulunmadığı; süreçte adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3491, K. 2022/169, 26 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama