KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/355 E., 2022/274 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2022
- Esas No
- 2021/355
- Karar No
- 2022/274
- Temyiz eden (davalı)
- ...Bakanlığı
- Vekili
- Huk. Müş. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2019/21179, K:2020/9734 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 04/06/2010 tarih ve 27601 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinde değişiklik yapan 18/11/2015 tarih ve 29536 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesindeki, ana Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinde değişiklik yapan hükmünün, 3. maddesindeki, ana Yönetmeliğin 24. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendini yürürlükten kaldıran ve (d) ile (e) bentlerinde değişiklik yapan hükümlerinin, 4. maddesindeki, ana Yönetmeliğin 26. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendini yürürlükten kaldıran ve (ı) bendinde değişiklik yapan hükümlerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2019/21179, K:2020/9734 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/05/2019 tarih ve E:2018/2169, K:2019/2128 sayılı kısmen bozma kararına uyularak;
Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesiyle; ana Yönetmeliğin 24. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendini yürürlükten kaldıran ve (d) ile (e) bentlerinde değişiklik yapan hükümleri ile dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesiyle; ana Yönetmeliğin 26. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde değişiklik yapan hükümlerinin iptali istemi yönünden;
İncelemeye konu edilen Yönetmelik değişiklikleri ile; çok hassas ve hassas kullanımların bulunduğu yerlerde bulunan açık ve yarı açık eğlence yerleri ile bu alanlarda yapılacak konser, gösteri, miting, festival gibi açık hava faaliyetlerinin 24:00-07:00 saatleri arasında yapılmasının yasaklandığı, ancak, yörenin özelliğine bağlı olarak gerekli görülmesi halinde, bu faaliyetlerin yapılacağı zaman dilimleri hakkında İl Mahalli Çevre Kurulu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü veya yetki devri yapılmış ilgili Belediye Başkanlığı tarafından yeniden düzenleme yapabilme olanağı tanındığı,
Anayasa ile güvence altına alınan, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının, hem vatandaşlara, hem de devlete çevre sağlığını koruma ve geliştirme, çevre kirliliğini önleme ödevi yüklediği,
Ancak, idarelere gürültünün önlenmesi ve sınır değerlerin sağlanması için alınacak tedbirler konusunda keyfi uygulamalara yol açabilecek nitelikte geniş takdir yetkisinin verilemeyeceği, takdir yetkisinin bu ölçüde geniş tutulmasının idare hukukunda bulunan belirlilik, öngörülebilirlik ve hukuk güvenliği ilkelerine aykırı olacağı,
Bu durumda, toplumun temel kurumu olan aile başta olmak üzere, yaşlı, çocuk, çalışan, öğrenci gibi toplumun tüm kesimleri için yaşam alanı niteliğindeki konutun ve diğer çok hassas kullanım alanlarının, bireylerin ve toplumun ruhsal ve fiziksel sağlığı için, çevresel gürültüden uzak olması gerektiği,
Dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle, çok hassas kullanımlar için öngörülen koruyucu hükümlerin kaldırıldığı ve belirli koşullarda, çok hassas kullanım alanlarındaki açık ve yarı açık eğlence yerlerinde canlı müzik yayınının ve yine bu alanlarda, konser, gösteri, miting, festival gibi açık hava faaliyetlerinin yapılması konusunda idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı, kuralların, uygulanabilir nitelikte nesnel kriterler getirmediği,
Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesiyle; ana Yönetmeliğin 24. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendini yürürlükten kaldıran ve (d) ile (e) bentlerinde değişiklik yapan hükümleri ile dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesiyle; ana Yönetmeliğin 26. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde değişiklik yapan hükümlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, söz konusu değişiklikler ile hem kişilerin beden ve ruh sağlığının korunmasının sağlandığı hem de işletme sahiplerinin mağdur olmalarının önlenmeye çalışıldığı, ayrıca Yönetmelik hükümlerinin, 5326 sayılı Kanun, 2559 sayılı Kanun ve Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliği'ne uyumu da temin ettiği, davaya konu Yönetmelik hükümlerinin tatbikatta karşılaşılan sıkıntıların ortadan kaldırılması maksadı ile haklı sebeplere binaen tanzim edildiği, hukuka ve üst normlara uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/05/2019 tarih ve E:2018/2169, K:2019/2128 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/355, K. 2022/274, 2 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama