KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3603 E., 2022/608 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2022
- Esas No
- 2021/3603
- Karar No
- 2022/608
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- …
- Vekili
- Av….
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 31/05/2021 tarih ve E:2018/2729, K:2021/1619 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptaline; bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının kesinti tarihinden itibaren; 2.000.000-TL manevi tazminatın da açığa alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 31/05/2021 tarih ve E:2018/2729, K:2021/1619 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden, davacının … GSM numarasından … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasını yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına ve hiyerarşik yapısı içerisinde "belletmen" sıfatıyla görev aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, üniversitede örgüt yurdunda kaldığına ve kod adı kullandığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan davacının örgütün yargı erkine kendisine iltisak ve irtibatlı kişileri yerleştirebilmek amacıyla oluşturduğu hakim-savcılık sınavına hazırlık evlerinde anılan sınavlara hazırlanmış olduğu yolunda tespit yapıldığı, bu tespitin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatı ortaya koyan bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının kesinti tarihinden itibaren, 2.000.000 TL manevi tazminatın da açığa alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu kararlarla kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği ve KHK ile getirilen cezanın geçmişe yürütüldüğü, savunma hakkının ihlal edildiği, yazılı ve sözlü savunma alınmadığı, isnat edilen suçla ilgili olarak hakkında delil bulunmadığı, hakkında soruşturma açılmaksızın işlem tesis edildiği, isnat edilen suça ilişkin kişiselleştirme yapılmadığı, dava konusu kararın kendisi hakkında ilgili, yeterli ve somut bir gerekçe içermediği, hakkında kesinleşmiş ceza mahkemesi hükmü bulunmadığı,
dava konusu kararla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının 8. maddesinde belirtilen özel hayata saygı hakkının, 9. maddesinde belirtilen din, vicdan ve düşünce hürriyetine saygı hakkının, 10. maddesinde belirtilen ifade özgürlüğünün, 14. maddesinde belirtilen ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, temyize konu kararın eksik inceleme sonucu verildiği, meslekten çıkarma cezası niteliğinde olduğu ancak 2802 sayılı Kanun'daki disiplin soruşturması usullerine uyulmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3603, K. 2022/608, 23 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama