KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3665 E., 2022/603 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2022
- Esas No
- 2021/3665
- Karar No
- 2022/603
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- …
- Vekili
- Av….
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 20/04/2021 tarih ve E:2016/58626, K:2021/1143 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/04/2021 tarih ve E:2016/58626, K:2021/1143 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ile davacının Dairelerinin E: 2017/2749 sayılı dosyası ile işbu dosyasının birleştirilmesi talebi yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt mensubu olduğuna, örgüte müzahir okullara gittiğine, üniversitede örgüte ait ev ve yurtta kaldığına ve bu yurtta belletmenlik yaptığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet verdiğine, örgüt tarafından düzenlenen etkinliklere katıldığına, ev abiliği yaptığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan ve ... Sulh Ceza Hakimliğinin … tarih ve … D.iş sayılı kararı üzerine davacının kullanımında olan … numaralı GSM hattına ait HTS verilerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen 21/11/2017 tarihli raporda; davacının, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında soruşturma yürütülen birçok kişi ile iletişim halinde olduğu, bu durumun davacı hakkında yukarıda yer verilen diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, bir kısım tanıkların aleyhe beyanlarının aşamalardaki mücerret, çelişkili ve tutarsız niteliği, yeminli bir kısım tanıkların hakkındaki örgüt mensubiyeti olmadığı, bilakis örgüte muhalif olduğuna ilişkin ifadeleri, akademi dönemindeki arkadaş toplantısının örgütsel sohbet ortamı olmadığı yolundaki birbirini teyit eden tanık beyanları dikkate alındığında şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken hakkında mahkumiyet kararı verildiği,
çok önceki dönemlerle ilgili, özel hayatı ilgilendiren, yargı göreviyle ilgisi olmayan yasal faaliyetlerin üstelik sübuta ermediği halde örgüt irtibat ve iltisakının delili olarak görülerek suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, aleyhe beyanların tamamının hakimlik mesleğine girmeden önce üniversite dönemi ile ilgili olup herhangi bir suç ithamı mevcut olmadığı, tanık beyanlarının ihraç kararının tesis edildiği tarihten çok sonra alındığı,
dava konusu işlemlerle ve suçlamaların dayanağı olan fiil ve delillerle ilgili bilgilenme hakkının, çelişmeli yargı hakkının, gerekçeli karar hakkının, savunma hakkının ihlal edildiği, kararın meslekten çıkarmaya yönelik bir disiplin işlemi olduğu ancak 2802 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanmadığı, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, kanuna aykırı delil kullanıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3665, K. 2022/603, 23 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama