İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/3778 K.2023/1288

2-… VEKİLLERİ: Av. …

Esas2021/3778Karar2023/1288Tarih7 Haziran 2023Okuma10 dk · 1.937 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3778 E., 2023/1288 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Temyiz Eden (Davalı

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
7 Haziran 2023
Esas No
2021/3778
Karar No
2023/1288
Yanında müdahiller)
1-… Taahhüt Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.937 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

2-… VEKİLLERİ: Av. …

DAVALI İDARE

… Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Ordu ili, Altınordu ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapılmasına dair … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla;

Dava dosyasının ve Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;

Taşınmazın konut alanı belirlenen kullanımının, ticaret+turizm+konut olarak değiştirilmesini zorunlu kılan nedenlerin ortaya konulamadığı, uyuşmazlığa konu taşınmaza özgülenen arazi kullanım biçiminin yakın çevresindeki konut yapılaşmalarına yönelik etkilerinin değerlendirilmediği, bu yönde bilimsel ve nesnel ölçütlere yer verilmediği, bütünsel bir tanımlama ve arazi kullanım deseni oluşturulmadan parsel bazında değişiklik yapıldığından, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlem, hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesi'nin 21/01/2021 tarih ve E:2020/219, K:2021/341 sayılı kararıyla;

İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin E:2018/257 sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 09/07/2018 tarihli raporda, dava konusu imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı yönünde görüş bildirildiği halde; karara esas olarak alınan 28/09/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda aksi yönde görüş bildirildiği,

dolayısıyla her ne kadar aynı bilirkişiler tarafından düzenlenmiş ise de, söz konusu raporlarda dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin planlama esasları, şehircilik ilkelerine uygun olup olmadığı hususunda birbirine aykırı tespitler yapıldığı görüldüğünden, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için gerekirse yeni bir bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve ardından uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle,.

Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare yanında müdahiller tarafından, dava konusu işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu, öte yandan İlçede, turizm tesislerine duyulan ihtiyaca dayalı olarak tesis edildiği, taraflarınca dosyaya sunulan teknik raporda da, işlemin hukuka uygun olduğunun uzman görüşü ile ortaya konulduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E:2021/4, K:2023/1 sayılı kararı uyarınca, yanında katıldığı tarafın kanun yollarına başvurmaması halinde müdahilin, tarafın işlem ve açıklamalarına açıkça aykırı olmamak şartıyla tek başına kanun yollarına başvurabileceği ve ilgili yargı merciince başvuru dilekçesinin bilgisine sunulmak üzere yanında katıldığı tarafa tebliğ edilmesi gerektiği yönünde içtihadın birleştirilmesi hakkında kararı dikkate alınarak,

davalı yanında müdahillere ait temyiz dilekçesinin, davalıya 20/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı tarafından, temyiz talebine yönelik olarak herhangi bir beyanda bulunulmadığı görüldüğünden, müdahillerin temyiz istemlerinin incelenmesine karar verilerek, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Uyuşmazlığa konu taşınmaz, daha önce düşük yoğunlukta konut alanı olarak belirlenmiş iken, davalı yanında müdahil olan M.S.A. tarafından talep edilen plan değişikliğine dayalı olarak, dava konusu işlem ile ticaret+turizm+konut alanı karma kullanımına ayrılmıştır. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

3194 sayılı İmar Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, nazım imar planları; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasında esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan planlar olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla üretilmiş birer belge niteliğinde olan imar planları, mevzuatta ve yargı içtihatlarında, yöre halkının sağlığını ve çevreyi korumak, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını, iyi yaşama düzenini, çalışma koşullarını ve güvenliğini sağlamak amacıyla, ülke, bölge ve şehir verilerine göre oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım gibi kentsel fonksiyonlar arasında mevcut ve sağlanabilecek alanlar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak için varsa kadastro durumu da işlenmiş, onaylı haritaların kopyaları üzerine nazım plan ve uygulama planı olarak düzenlenip onaylanmış metinler olarak tanımlamaktadır.

İmar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantılar gözönüne alınarak hazırlanır.

Toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve toprağın koruma ve kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlenmesi için hazırlanan imar planlarının yargısal denetiminde, bu hususlara uyulup uyulmadığının, planlanan yörede taşınmazların imar planında tahsis edildikleri amaç yönünden şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygunluk açısından incelenmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, öncelikle dava konusu imar planı değişikliğinin, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dosyada ise, bu hususun tespitine ilişkin iki farklı bilirkişi raporu bulunmaktadır.

İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin E:2018/257 sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 09/08/2018 tarihli raporda özetle;

Uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapılmasını zorunlu kılan tek nedenin, müdahil tarafından taşınmazın satın alınması olduğu, imar planı değişikliğinin bölgede hissedilen turizm tesisleri eksikliğini gidermeye yönelik bütüncül ve toptan bir planlama gereksiniminden doğmadığı, dolayısıyla parsel bazında imar planı değişikliği yapılmasını gerekli ve zorunlu kılacak bilimsel ve nesnel nedenlerin ortaya konulmadığı,

Taşınmazın, Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında kentsel yerleşme alanında kaldığı, sahil kesimi ile Atatürk Bulvarı (D-010) arasında kalan alandaki kullanım biçiminin daha çok ayrık nizam şeklindeki konut alanı olarak tanımlandığı, dolayısıyla bu alanda turizm yatırımlarını yönlendirecek ana plan kararının söz konusu olmadığı,

ancak kent bütününde yapılacak ve bilimsel/nesnel verilerle değerlendirilecek yeniden tanımlama sürecinde, bu alandaki ana kullanım biçimlerinin içine turizm tesislerinin de katılmasının mümkün olabileceği ve/fakat bu kararın bütünsel değerlendirmeler sonucunda oluşturulması gerektiği, dolayısıyla Altınordu ilçesi sınırları içinde ve sahil kesiminde, aniden oluşan bir turizm yatırımından ve bu yatırımın tek bir parselde karşılanmasından söz etmenin nesnel olamayacağı,

Kent bütününde, turistik talebe cevap verecek başta konaklama tesisleri olmak üzere, diğer turistik yardımcı hizmet birimlerinin, arazi kullanım biçimlerinin nazım imar planıyla tanımlanması gerektiği, ancak Ordu il bütününe yönelik turizm hedefleri, stratejileri, yatırım araçları, eksiklikleri, teşvikleri ve iyileştirmeleri göz önünde bulundurularak hazırlanmış bütünsel bir plan stratejisinden söz edilemeyeceği, özellikle Org..

Caddesi üzerindeki kentsel kullanım biçimlerinin, sahil etkinliklerine ve rekreasyon/turizm kullanımlarına cevap verecek şekilde, plan bütününde yeniden tanımlanmasının zorunluluk haline geldiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte bütünsel bir tanımlama ve arazi kullanım deseni oluşturmadan, parsel bazında yapılacak müdahelelerin plan bütünündeki dengeleri bozacağı, dava konusu taşınmazın bulunduğu alandaki mevcut arazi kullanım biçimi, yapılaşma niteliği ve sahil ile iç kesimler arasındaki ilişki biçimi düşünüldüğünde; mevcut konut yapılarının iklimlenmesini olumsuz etkileyecek yapılaşma biçimlerinden kaçınılması gerektiği,

Davaya konu taşınmaza özgülenen arazi kullanım biçiminin, yakın çevresindeki konut yapılaşmalarına yönelik etkilerinin değerlendirilmediği, bu yönde bilimsel ve nesnel ölçütlerin ortaya konulmadığı, dolayısıyla dava konusu taşınmaz özelinde yapılan arazi kullanım biçimi değişikliğinin plan bütününe aykırı olacağından, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği görülmüştür.

Anılan bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine, İdare Mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 28/09/2018 tarihli ek raporda ise;

1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında -planın ölçeği ve amacı gereği- yerleşim ve gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarının belirlendiği, ancak arazi kullanım sınırlarının uygulamaya yönelik kesin sınırlar olarak kabul edilmediği, bu nedenle, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında parsel ölçeğinde değerlendirmelerde bulunulmasının anlamlı olmayacağı, buna karşın dava konusu parselin de içinde yer aldığı bölgenin meri çevre düzeni planında kentsel yerleşme alanı olarak belirlenmiş olması sebebiyle, davaya konu nazım imar planı değişikliği ile taşınmaz için belirlenmiş olan ticaret+turizm+konut alanı kullanım kararının genel anlamda çevre düzeni planına aykırılık teşkil etmediği,

Meri çevre düzeni planına göre, Ordu ili Merkez ilçesinin 15 yıllık kalkınma süreci açısından belirlenen başlıca sektörler arasında turizm sektörünün de bulunduğu, bu nedenle kentin gelişmesinde önemli görevi olan bu sektörün imar planları ile desteklenerek geliştirilmesinin bir gereklilik olduğu ve dolayısıyla değişikliğin planlama esaslarına aykırılık teşkil etmeyeceği, bununla birlikte dava konusu plan değişikliği ile hem Ordu ilini ziyaret eden turistler için kalacak yer anlamında farklı bir alternatif daha oluşturularak kente katma değer sağlandığı hem de tesis bünyesinde yeni bir istihdam alanı oluşturulduğu, bu nedenle yapılan dava konusu plan değişikliğinin, bu yönleriyle kamu yararı taşıdığının söylenebileceği,

Dava konusu parselin yakın çevresinde, konut alanları ve kamusal alanlarla birlikte parçacıl/parsel ölçeğinde olan turizm tesis alanlarının bir arada bulunduğu, plan değişikliği açıklama raporundan, dava konusu plan değişikliği ile turizm+ticaret+konut alanı olarak planlanan taşınmazda turizm tesisi yapılacağının anlaşıldığı,

dava konusu parsel üzerinde gerçekleştirilecek olan turizm tesis alanının, imar planıyla tanımlanmış yerleşik nüfus yoğunluğuna ilave bir kalıcı nüfus yoğunluğu getirmeyeceği, turizm tesis alanının ihtiyaç duyacağı otopark, yeşil alan ve sosyal tesis alanı gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarının ise hazırlanacak avan proje doğrultusunda kendi içinde çözümlenmesi gerektiği, dolayısıyla yapılan işlemin plan genelindeki sosyal-teknik altyapı dengesini ve plan bütünlüğünü bozucu nitelik taşımayacağının söylenebileceği,

Dava konusu parsele yürüme mesafesinde mavi bayraklı plajların bulunması, Ordu-Giresun Havaalanına yaklaşık 15 km mesafede olması, çevresinde yapılaşmış başka otel yapılarının da bulunması ve konumu nedeniyle kesintisiz deniz manzarasına sahip olması hususlarının önemli olduğu, her ne kadar 09/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda turizm sektörünün geliştirilmesine ilişkin kararların plan genelinde bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiği kanaatiyle, dava konusu plan değişikliğinin uygun olmadığı değerlendirilmiş ise de, imar planı değişikliğine yönelik ek raporla tespit edilmesi istenilen hususlar, münhasıran incelendiğinde, işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, ilgili mevzuat hükümlerine ve kamu yararına uygun olduğu yönünde tespitlere yer verildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla.

09/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu yönünde görüş verilmesine karşın, ek raporda aksi yönde değerlendirme yapıldığı, İdare Mahkemesince, aynı işlemin iptali istemiyle başkası tarafından Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasında açılan davada, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen ilk rapora neden itibar edilmediği hususu kararda açıkça ortaya konulmadan, ek rapor esas alınmak suretiyle davanın reddine, Bölge İdare Mahkemesi Dairesince ise ilk rapor esas alınarak iptal yönünde karar verildiği anlaşıldığından,

gerekirse yeniden keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılarak veya ek rapor alınarak dosya kapsamında yer alan çelişkili durumun açıklığa kavuşturulması suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idare yanında müdahillerin temyiz istemlerinin kabulüne; 2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4.Kesin olarak, 07/06/2023 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı yanında müdahillerin temyiz istemlerinin reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3778, K. 2023/1288, 7 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı İdare
  4. Karşı Taraf (Davacı) : …
  5. İstemin Konusu
  6. Yargılama Süreci
  7. Temyiz Edenin İddiaları
  8. Karşı Tarafın Savunması
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Karşı Oy
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2021/3778
Karar No
2023/1288
Tarih
7 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2021/3800 K.2023/4098
  • Danıştay 4. Daire E.2021/3801 K.2023/3236
  • Danıştay 4. Daire E.2021/3802 K.2023/3234
  • Danıştay 4. Daire E.2021/3803 K.2023/3233
  • Danıştay 4. Daire E.2021/3804 K.2023/3235
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3807 K.2023/4099

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.