İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/929 K.2021/2629

Dava konusu istem: 26/07/2016 tarih ve 29782 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının iptali…

Esas2021/929Karar2021/2629Tarih24 Kasım 2021Okuma7 dk · 1.325 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/929 E., 2021/2629 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
24 Kasım 2021
Esas No
2021/929
Karar No
2021/2629
Temyiz edenler
1- (DAVACI): …
2- (davalı)
… Bakanlığı
Vekili
Av. …
İstemin konusu
Danıştay Onuncu Dairesinin 17/09/2020 tarih ve E:2016/16076, K:2020/3050 sayılı kararının, davacı tarafından davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısımlarının, davalı idare tarafından ise iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.325 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: 26/07/2016 tarih ve 29782 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 17/09/2020 tarih ve E:2016/16076, K:2020/3050 sayılı kararıyla;

Anayasa'da, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağının hükme bağlandığı,

Buna göre ancak, kanunda açıkça belirtilmek, sınırı ve kapsamı çizilmek suretiyle kişinin vücut bütünlüğüne yönelik düzenlemeler getirilebileceği,

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 9. fıkrasında, cinsel suçlardan hüküm giyenler hakkında cezanın infazı sırasında veya koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde maddede belirtilen tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hakimi tarafından karar verileceği hükmüne yer verildiği, madde metninde tedavi tanımının yapılmadığı, bununla birlikte uygulamanın nasıl olacağı konusunda ayrıntılı düzenlemeye de gidilmediği, ancak 108. maddenin 11. fıkrasında, konuyla ilgili usul ve esasların Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenleneceğinin kurala bağlandığı,

Yönetmeliğin "Tıbbi tedaviye tabi tutulmak" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında tedavinin tanımının yapıldığı, buna göre, tedavinin tanımda belirtilen hükümlülere yönelik olmak üzere, ayakta veya yatarak, ilaçla veya ilaçsız olarak veyahut her iki usul ile cinsel dürtünün azaltılmasına veya denetimine yönelik tedaviler ile cinsel isteğin azalmasını veya yok edilmesini sağlayan yöntem olarak tanımlandığı,

Bu kapsamda, 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin "tedavi" konusunda idareye düzenleme yapma yetkisi verdiği, Yönetmeliğin aktarılan fıkrasındaki cinsel dürtünün azaltılmasına veya denetimine yönelik tedaviden, cinsel isteğin normal düzeylere indirilmesine yönelik düzenleme yönünden dayanağı Kanun hükmüne aykırılık bulunmadığı, ancak anılan fıkrada yer alan "ile cinsel isteğin azalmasını veya yok edilmesini sağlayan yöntemdir." ibaresinin Kanun'da yer almadığı bu yönden düzenlemenin Kanun hükmünü aşar nitelikte olduğunun görüldüğü,

Bu durumda, Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ile cinsel isteğin azalmasını veya yok edilmesini sağlayan yöntemdir." ibaresinin kanuni dayanağı olmadığı, düzenlemede bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,

Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ile cinsel isteğin azalmasını veya yok edilmesini sağlayan yöntemdir." ibaresinin iptaline, diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin iptali talep edilen 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ve Dairece iptal edilmeyen kısımların da kanuni dayanaktan yoksun olduğu, dayanak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde tedavi tanımının yapılmadığı, tedavinin iyileştirme amacıyla yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, cinsel dürtünün azaltılmasının tedavi kapsamında düzenlenmesinin hukuken kabul edilemez olduğu, Dairece anılan hükümde yer alan "cinsel isteğin azaltılması" ibaresinin kanunun verdiği yetkinin aşıldığı gerekçesiyle iptal edildiği,

oysa aynı anlama gelen "cinsel dürtünün azaltılması" ibaresinin hukuka uygun bulunduğu, bu haliyle Dairece "cinsel isteğin azaltılması" ibaresinin iptal edilmesinin bir anlamı olmayacağı, dolayısıyla vücut dokunulmazlığının ihlali sonucunu doğuran dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının tümüyle iptalinin hukuken zorunluluk arz ettiği, sorumlu bir vatandaş olarak hukuka aykırı olan Yönetmeliğe karşı dava açma hakkını kullandığı, buna rağmen, davanın kısmen iptal ile sonuçlanması üzerine davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin bir kısmının tarafına yükletilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığı,

davanın açılmasına dava konusu işlemi tesis eden davalı idarenin sebebiyet verdiği, hukukun tecellisi ile görevli olan davalı idarenin tesis ettiği işleme karşı inisiyatif almak suretiyle dava açmasına karşın aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin sebepsiz zenginleşme sonucunu doğurduğu belirtilerek, Daire kararının davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesine dayanılarak ve bir çok kurum ve kuruluşun görüşü alınarak hazırlandığı, Yönetmelik hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tıbbi tedavi ve tedavi amaçlı programlara katılma yükümlülüklerinin hükümlünün tedavi edilmesine yönelik olduğunun anlaşıldığı, Anayasa'nın 17. maddesi uyarınca, kanunla sınırlandırılabilecek hak kategorisinde yer alan kişinin maddi bütünlüğüne saygı duyularak bilimsel görüşler doğrultusunda hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin iptal edilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davacı ve davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …NIN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu Yönetmelik hükmü ile ilgili meşru, kişisel ve güncel menfaati ihlal edilmeyen davacının ehliyetli bulunmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bu gerekçeyle onanması, davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulü ile, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği, 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

2577 sayılı Yasanın 2. maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilecekleri hükme bağlanmıştır.

İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri gözönüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, bu idari işlemlerle kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisi olanlar tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur.

Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.

Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir.

Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacının, cinsel suçlardan hükümlü olabilecek herkesin vücut dokunulmazlığını ihlal edebilecek nitelikte olan dava konusu Yönetmelik hükmünün iptalinde tüm vatandaşların menfaatlerinin bulunduğu, ayrıca kamu hizmeti vasfında olan avukatlık mesleğini icra etmesinin de, şahsını somut uyuşmazlık yönünden ehliyetli kıldığı gerekçeleriyle, bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu Yönetmelik, cinsel suçlardan hükümlü bulunanların cezalarının infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde tabi olacakları yükümlülüklerin, tıbbi tedavilerin ve iyileştirme programlarının tespit edilmesi ile bunların uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesine ilişkindir.

Olayda, davacı tarafından, cinsel suçlardan mahkum olanlar hakkında uygulanacak tedavi yükümlülüğünün vücut dokunulmazlığının ihlali sonucunu doğurduğu, bu haliyle tedavi tanımının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve herkesin bu davayı açmada ehil olduğu iddia edilmektedir.

Yukarıda anılan esaslar çerçevesinde, her ne kadar iptal davalarında dava ehliyetinin bir unsuru olarak menfaat ilişkisi daha geniş yorumlanmakta ise de, bunun, tüm vatandaşlara, her idari işlem aleyhine, salt vatandaş olma sıfatıyla dava açma hakkı sağlayacak şekilde genişletilmesine de olanak bulunmamaktadır.

Ayrıca, davacı tarafından, icra ettiği avukatlık mesleğinin hukuka aykırı olan her türlü düzenlemeye karşı dava açma konusunda şahsını ehliyetli kıldığı belirtilmiş ise de, iptal davalarının menfaati ihlal edilenlerce açılabileceğini kural altına alan 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi karşısında, avukatlık mesleğinin avukatlara her türlü işleme karşı dava açma ehliyeti verdiğini kabul etmek hukuken mümkün değildir.

Bu itibarla, temyize konu Daire kararının iptale ilişkinin kısmının bozulması, davanın reddine yönelik kısmının ise anılan gerekçeyle onanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, verilen bozma kararı üzerine Dairece esasa girilip bir karar verileceği ve sonucuna göre yeniden yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedileceği için, bu aşamada yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz incelemesi yapılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulüne, 2.Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 17/09/2020 tarih ve E:2016/16076, K:2020/3050 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, davanın reddine ilişkin kısmının ise yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4.24/11/2021 tarihinde oybirliği ile kesin olarak, karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/929, K. 2021/2629, 24 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunmaları
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2021/929
Karar No
2021/2629
Tarih
24 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/934 K.2021/2621
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2021/935 K.2021/1636
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2021/936 K.2021/1649
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2021/938 K.2021/1630
  • Danıştay 4. Daire E.2021/945 K.2021/6687
  • Danıştay 4. Daire E.2021/946 K.2021/6688

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.