KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2032 E., 2022/3231 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2022
- Esas No
- 2022/2032
- Karar No
- 2022/3231
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2016/58348, K:2021/3447 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2016/58348, K:2021/3447 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile reddedildiği ve söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun ise ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği ve anılan kararın kesinleştiği, 12/04/2021 tarihinde ise davacının tahliye olduğunun görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgütün yönlendirmesiyle katalog evlilik yaptığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet verdiğine, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, makul sürede yargılanmayı isteme hakkının ihlal edildiği; davalı idarenin işlem öncesinde somut isnatta bulunmadığı, idari işlemin icrası esnasında olmayan ve hukuki dayanağı olmadan yapılan işleme Daire tarafından meşruiyet kazandırılmaya çalışıldığı; uygulanan yaptırımın, konu bakımından da “şartların gerekleriyle” uyumlu olmadığı; hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmamasına rağmen adının terör örgütü üyesi olarak Resmi Gazete ve internet ortamında paylaşılarak masumiyet karinesinin ihlal edildiği; diğer kişilerden farklı idari ve adli işlemler uygulandığından,
adil yargılanma, özel yaşama saygı hakkı ve suç ve cezaların yasallığı ilkeleriyle bağlantılı olarak ayrımcılık yapıldığı; davalı idarenin bireyselleştirme yapmadan yaptığı işlem hakkında, bireyselleştirme yönünden inceleme yapılmadığı, bu nedenle Dairece hukuki denetim görevinin yerine getirilmediği; davalı idarenin hukukla değil keyfilik ve hukuk dışı kriterlerle işlem yaptığı; hiçbir delil gösterilmeden, "suçta ve cezada şahsilik ilkesi" başta olmak üzere evrensel temel hukuk ilkelerinin çiğnenerek, meslekten çıkarılma kararı verildiği, hukuksuz bir sebep ve gerekçe üzerine inşa edilmiş olan bu işlemin sakat olduğu;
herhangi bir hizmet içi eğitim ve yabancı dil eğitimine katılmadığı, yurt dışına da gönderilmediği, whatsapp dışında herhangi bir haberleşme programının telefonunda bulunmadığı gibi Facebook, Twitter gibi sosyal medya uygulamalarını da kullanmadığından buralarda örgüt lehine herhangi bir paylaşımının olmadığı, Bank Asya'da hesabı bulunmadığı, eşi ile Türkiye Adalet Akademisindeki sınıf arkadaşlıklarının zamanla duygusal yön kazandığı;
genel ve soyut sebeplerle hakkında somut tek bir iddia dahi gösterilmeksizin meslekten çıkarma kararı verilmesinin Anayasa'nın 38/4. maddesi, AIHS'nin 6/2. maddesi, Uluslararası Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi'nin 14(2) maddesine göre temel insan haklarından birisi olarak kabul edilen "masumiyet ilkesine aykırılık" taşıdığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/2032, K. 2022/3231, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama