İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2641 K.2024/3501

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten…

Esas2022/2641Karar2024/3501Tarih25 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.923 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2641 E., 2024/3501 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
25 Aralık 2024
Esas No
2022/2641
Karar No
2024/3501
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Kurulu
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Beşinci Dairesinin 22/02/2022 tarih ve E:2018/3200, K:2022/626 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.923 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine sosyal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 22/02/2022 tarih ve E:2018/3200, K:2022/626 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmemiş,

"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,

Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği ve bu kararın 14/02/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,

Davacının ceza yargılamasında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan beraat etmiş olmasının irtibat ve iltisak yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığının da bulunmadığı,

Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen tanık ifadesi ile davacının bu ifadeye karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, söz konusu tanık ifadesinin, davacının FETÖ ile iltisakı ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,

Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde yargıda önemli bir makam olan Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı olarak görevlendirilmesinin, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,

Yurtdışı Dil Eğitimi yönünden, davacının FETÖ'nün Adalet Bakanlığında ve HSK'da etkin olduğu dönemde 1 yıl süre ile ABD'ye dil eğitimine gönderildiğine ilişkin tespitin, davacı hakkındaki kararda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,

Araç aramasında ele geçirilen dokümanlar yönünden, davacının otomobilinin torpido kısmında, üzerinde "İftihar Abidemiz, Efendimiz" isimli CD bulunması hususu, davacı hakkında kararda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği,

belirtilerek, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,

Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine, sosyal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği,

gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, 667 sayılı KHK'nın 3. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği; dava konusu işlemin şekil, sebep, konu ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu; davalı idarece hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbiri sonrasında ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerekirken bu süreci beklemeksizin meslekten ihracına karar verildiği, suçsuz olduğunun kesinleşen mahkeme kararıyla sabit olduğu, ceza mahkemesince hakkında verilen beraat kararının bağlayıcı olduğu, beraat kararının kesinleşmesi ile göreve başlatılmasının gerektiği;

tanık S.M.'nin kendisi hakkındaki ifadesinin varsayıma dayalı 25 yıl öncesine ait, tamamen asılsız, iftira niteliğinde somut bilgi içermeyen, ceza yargılamasında da itibar edilmeyen beyanlar olduğu.

Yargıtay Genel Sekreter Yardımcılığına atama yetkisinin HSK'da olmadığı, Yargıtay Kanunu'na göre bu göreve atama yetkinin Yargıtay Birinci Başkanına ait olduğu, meslek hayatı boyunca bütün terfilerinin mümtazen olduğu, bu terfileri davalı idarenin karar verdiği, genel sekreter yardımcısı olmaya liyakatının olmadığının iddia edilmesiyle davalı idarenin kendisiyle çeliştiği; hiçbir zaman illegal bir yapıyla irtibatının olmadığı, liyakatından dolayı 4 ayrı Yargıtay Başkanı, 5 ayrı Genel Sekreterle uyumlu bir şekilde 5 yıl Yargıtay Birinci Başkanlık Tetkik Hakimi, 4 yıl Genel Sekreter Yardımcısı olarak çalıştığı;

yabancı dilini geliştirme hakkını kullanması davalı idarece dava konusu işlemin gerekçesi olarak ileri sürülmüş ve Dairece bu gerekçe kabul edilmiş ise de, bu iddiaların soyut illiyet bağı kurulmamış hayal ürünü varsayımlar olduğu, sadece hakimlik mesleğini daha iyi bir şekilde yapabilmek amacıyla yabancı dilini geliştirdiği, meslek hayatı incelendiğinde hayatı boyunca mesleği ile birlikte akademik kariyerine de devam ettiğinin anlaşılacağı.

İftihar Abidemiz Efendimiz isimli meşhur sanatçılar tarafından seslendirilen ilahi CD'sinin aleyhe delilmiş gibi gösterilmeye çalışılmasını ve delil olarak kabul edilmesini hayretle karşıladığı. Dairenin aleyhe delil olarak kabul ettiği hususların eylemsiz suç olmaz ilkesi ihlal edilerek, illiyet bağı kurulmadan delil değeri atfetmesinin hukuk dışı olduğu.

Daire kararı ile suç ve cezaların geriye yürütülemeyeceği ilkesi, makul sürede yargılanma hakkı ve birçok temel hakkın ihlal edildiği.

Daire Başkanı F.A., Üyeler M.H. ve Y.A. hakkında reddi hakim talebinin olduğu; hakimin reddi talebinin reddi halinde Sabit Danıştay Genel Kurulu Başkanı M.G., Üyeler H.G., A.K. ve Z.Ö.'nün tabi hakim ilkesine uygun olarak bu Kurula atanmamış olduklarından temyiz incelemesinin 02/12/2014 tarihinden önce Danıştaya seçilen üyeler arasından kura ile seçilerek oluşturulacak kurul tarafından temyiz incelemesi sonucu bozulması kararı verilmesi.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 05/07/2022 tarih ve Bireysel Başvuru No: 2019/19788 sayılı kararında ortaya konulan prensip kararları da değerlendirilerek temyiz talebinin kabulüyle Daire kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",

sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Daire kararında da belirtildiği üzere, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği ve kararın 14/02/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir.

Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.

Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.

Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.

Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 22/02/2022 tarih ve E:2018/3200, K:2022/626 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 25/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

HAKİMİN REDDİ İSTEMİNİN GERİ ÇEVRİLMESİNE DAİR KARAR

... vekili Av. ... tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle müvekkilinin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline,

bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine sosyal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle Hakimler ve Savcılar Kuruluna karşı açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesince davanın reddi yolunda verilen 22/02/2022 tarih ve E:2018/3200, K:2022/626 sayılı karara karşı, davacı tarafından yapılan temyiz başvurusunda, reddi hakim talebinde bulunulması üzerine dosya incelenerek gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, anılan Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağı belirtildikten sonra hakimin memnuiyeti ve reddi konusunda sözü edilen Kanuna yollamada bulunulmuştur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447. maddesinde ise; mevzuatta yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Kanuna yapılan yollamaların 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 36. maddesinde, hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde, taraflardan birinin hakimi reddedebileceği belirtilerek, hakimin reddi sebepleri sayma suretiyle gösterilmiştir.

Aynı Kanun'un 38. maddesinde "Hakimin reddi, dilekçeyle talep edilir.

Bu dilekçede, ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emarelerin açıkça gösterilmesi ve varsa belgelerin eklenmesi gerekir." hükmüne yer verilmiş, 41. maddesinde ise; ret sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemişse, hakimin reddi talebinin, toplu mahkemelerde reddedilen hakimin müzakereye katılmasıyla geri çevrileceği kurala bağlanmış ve bu karara karşı da başvuru yolunun nasıl olacağı gösterilmiştir.

Davacı tarafından, temyiz dilekçesinde Danıştay Beşinci Dairesi Başkanı F.A.'nın ihsası reyde bulunduğu ve Beşinci Daire Üyesi M.H.'nin hükümete muhalif olduğu düşünülen hakim/savcıları tasfiye etmek amacıyla faaliyet gösteren bir oluşum olan Yargıda Birlik Platformunun içinde yer aldığı, Üye Y.A.'nın 15/12/2024 tarihinde Danıştaya üye olarak seçilen 33 kişiden biri olduğundan bahisle tarafsızlıklarını yitirdikleri ileri sürülerek,

Yargıda Birlik Platformuna üye olmayan ve 02/12/2014 tarihi ve öncesinde Danıştaya üye olarak seçilmiş olan Danıştay üyelerinden oluşan tarafsız bir heyet kurularak hakimin reddi ve buna bağlı olarak yargılamanın yenilenmesi taleplerinin karara bağlanması,

hakimin reddi talebinin reddi halinde Sabit Danıştay Genel Kurulu Başkanı M.G., Üyeler H.G., A.K. ve Z.Ö.'nün tabi hakim ilkesine uygun olarak bu Kurula atanmamış olduklarından temyiz incelemesinin 02/12/2014 tarihinden önce Danıştaya seçilen üyeler arasından kura ile seçilecek üyelerden oluşturulacak kurul tarafından temyiz incelemesi yapılması istenilmiş ise de, davacı tarafından Daire aşamasında reddi hakim talebinde bulunulmadığı gibi, söz konusu beyanda 6100 sayılı Kanun'un 36. maddesinde sayılan hakimin reddi sebeplerinden hiçbirine yer verilmediği,

dolayısıyla anılan kişilerin reddedilmesini gerektirecek bir sebep bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı Kanun'un yollamada bulunduğu 6100 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca, hakimin reddi isteminin geri çevrilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 56. maddesinde reddi hakim talebinin geri çevrilmesi ile ilgili olarak bir düzenleme bulunmadığından, anılan maddede öngörülen usulün uygulanmasına gerek olmadığına, 25/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/2641, K. 2024/3501, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Hakimin Reddi İsteminin Geri Çevrilmesine Dair Karar
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/2641
Karar No
2024/3501
Tarih
25 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2022/2643 K.2024/22030
  • Danıştay 10. Daire E.2022/2648 K.2024/6338
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2658 K.2024/21179
  • Danıştay 8. Daire E.2022/2659 K.2024/7210
  • Danıştay 8. Daire E.2022/2662 K.2024/6655
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2663 K.2024/21190

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.