KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2833 E., 2023/1394 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2023
- Esas No
- 2022/2833
- Karar No
- 2023/1394
- Temyiz eden (davacı)
- … Enerji Elektrik Üretim A.Ş.(Eski Unvanı: … Enerji San. ve Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
1.692 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
2- … Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29/03/2022 tarih ve E:2020/1411, K:2022/1275 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının (a) bendi ile 2020-Şubat dönemine ait üretilen enerji miktarının bedelinin ödenmemesine ilişkin işlemin iptaline ve bu nedenle hesaplanacak zararın faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29/03/2022 tarih ve E:2020/1411, K:2022/1275 sayılı kararıyla;
Davacının lisanssız elektrik üretimi yaptığı ve davacı şirkete ait lisanssız elektrik üretimi yapan tesiste 08/02/2020 ve 23/02/2020 tarihlerinde sisteme demand olarak 1 MW üzerinde güç ile enerji verildiğinden bahisle ilgili döneme ait enerji bedelinin ödenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davalı idarenin usule yönelik itirazının geçerli görülmediği;
Öte yandan, dava dilekçesinde, … tarih ve … sayılı Kurul kararının tümünün iptali istenilmiş ise de, bakılan davanın uygulama işlemi tesis edilmesi üzerine açıldığı görüldüğünden, dava dilekçesi içeriği, öne sürülen hukuka aykırılık sebepleri ve uygulama işlemi dikkate alınarak anılan Kurul kararının (a) bendi ile sınırlı olarak inceleme yapılmak suretiyle esasın incelenmesine geçildiği;
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin yedinci fıkrasının (a) bendi, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 37. maddesinin birinci fıkrası ile dava konusu Kurul kararının (a) bendine yer verilerek;
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının (a) bendi yönünden;
Aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, elektrik üretim faaliyetinin lisans alma şartıyla gerçekleştirilmesinin esas olduğu, kurulu gücü azami 1 MW'lık yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinin ise lisans hükümlerinden müstesna olduğu ve söz konusu tesislerin kendi ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektriği sisteme vermeleri hȃlinde 5346 sayılı Kanun kapsamındaki fiyatlardan yararlanma imkȃnlarının bulunduğu;
5346 sayılı Kanun'un 6/A maddesinde dava konusuna ilişkin düzenleme yer almakta ise de, daha sonra yürürlüğe giren ve daha özel nitelikli olan 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesinin işbu davada öncelikle uygulanması gerektiği;
Dava konusu Kurul kararının da … sayılı Kurul kararı gibi, kurulu gücü 1 MW'ın üzerinde bulunan tesisleri kapsadığı ve ilgili şirketlerin 1 MW'ın altında lisanssız üretim faaliyetinde bulunabilecekleri, 1 MW'ın üzerinde kurulu gücü bulunan tesisler için ise lisans alınması gerektiği hususunda öncül (ex-ante) ve uyarıcı nitelikte bir düzenleme olduğu;
Başka bir anlatımla, dava konusu düzenleme, idarȋ düzeni ihlȃl eden gerçekleşmiş bir fiile ilişkin olmayıp, lisanssız elektrik üretim şirketlerince ileriye dönük bir ihlȃl yapılmaması amacına matuf uyarıcı bir işlem olduğundan, bir idarî yaptırım düzenlemesi olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle Kanun'un idarî yaptırımlara ilişkin hükümlerine aykırılıktan da söz edilemeyeceği;
Öte yandan, 6446 sayılı Kanun'un lisans alma yükümlülüğünden muaf olarak faaliyette bulunulmasına izin verdiği tesislerin kurulu gücü 1 MW'ı aşmayan tesisler olması ve en uygun tabiat şartlarında dâhi kurulu gücü 1 MW'ı aşmayan tesislerin 1 MW'tan fazla elektrik üretmelerinin teknik olarak imkân dâhilinde bulunmaması nedeniyle, 1 MW'ın üzerinde elektrik üreten tesislerin aslında lisanslı olması gerekirken, lisans almadan faaliyette bulunan yani kurulu güçleri 1 MW'ın üzerinde olduğu için 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesi kapsamında kabul edilemeyecek tesis niteliğinde olduklarının kabulü gerektiği;
Kurulun, lisans alma zorunluluğu bulunan bu tesislerin faaliyetini lisans alıncaya kadar durdurma yetkisinin bulunduğu dikkate alındığında, ilgili şirketleri Kanuna uymaya zorlama amacıyla demand olarak 1 MW'tan fazla elektrik üretilmesi hâlinde bu üretimin 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kabul edilmeyerek ödeme yapılmaması ve bu elektriğin YEKDEM’e bedelsiz katkı olarak verilmesine yönelik düzenlemenin ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı sonucuna ulaşıldığı;
Sisteme verilen enerjinin bedelinin ödenmemesine yönelik işlem yönünden;
Davacı şirkete ait lisanssız elektrik üretimi yapan tesiste 08/02/2020 ve 23/02/2020 tarihlerinde sisteme demand olarak 1 MW üzerinde güç ile enerji verildiği, demand ölçüm periyodunun Elektrik Piyasasında Kullanılacak Sayaçlar Hakkında Tebliğ'in 6. maddesinde yer verilen kurala uygun olarak onbeş dakika olarak alındığı;
Bu itibarla, Kurulun elektrik piyasasını düzenleme yetkisi çerçevesinde lisanssız elektrik üretim şirketlerine ait tesislerin 6446 sayılı Kanuna uygun olarak faaliyetlerini sürdürmeleri, aksi hâlde 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında alım yapılamayacağını açıklama ve uyarma mahiyetinde olan dava konusu Kurul kararının (a) bendinde ve söz konusu Kurul kararı uyarınca tesis edilen uygulama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Nitekim, … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile anılan kararın uygulanmasına yönelik Temmuz 2017 dönemine ait üretilen enerji miktarının YEK Destekleme Mekanizması'na (YEKDEM) bedelsiz katkı olarak dikkate alınacağına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine yönelik Dairelerinin 17/03/2020 tarih ve E:2017/2007, K:2020/914 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/11/2021 tarih ve E:2020/2151, K:2021/2199 sayılı kararı ile;
… tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine yönelik Dairelerinin 17/03/2020 tarih ve E:2017/2301, K:2020/898 sayılı kararının ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/11/2021 tarih ve E:2020/2186, K:2021/2192 sayılı kararı ile onandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; Kurul kararının somut bir fiile uygulanması nedeniyle uyarıcı bir işlem niteliğinde olmadığı ve yaptırım niteliği kazandığı, idarece mülkiyetin kamuya geçirilmesi sonucunu doğurarak idari tedbiri aşan, ölçülü olmayan, muhatapları üzerinde ağır bir etki doğurması nedeniyle cezalandırma sonucu doğuran bir idari yaptırımın Kurul kararı ile belirlenemeyeceği, tüm ay boyunca üretilen elektriğin bedelinin ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğu, ölçümlerin hatalı olduğu, Bağlantı Anlaşmasının dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üye Kemal Kuku'nun, "dava dilekçesinde, dava konusu … tarih ve … sayılı EPDK kararının herhangi bir madde, fıkra ya da bent numarası belirtilmediği için tamamının iptaline karar verilmesi istenilmesine rağmen, Daire tarafından hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı" yönündeki usule yönelik oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde, yargılama usulüne bir aykırılık görülmeyerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/2833, K. 2023/1394, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama