İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/36 K.2022/2277

2- … VEKİLLERİ : Av. …

Esas2022/36Karar2022/2277Tarih23 Haziran 2022Okuma10 dk · 1.978 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/36 E., 2022/2277 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
23 Haziran 2022
Esas No
2022/36
Karar No
2022/2277
Temyiz eden (davacılar)
1- … Limited Şirketi
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.978 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

2- … VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Onuncu Dairesinin 08/04/2021 tarih ve E:2018/3244, K:2021/1713 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: 18/05/2017 tarih ve 30070 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Patent ve Marka Kurumu Patent Vekilleri ve Marka Vekilleri Meslek Kuralları ve Disiplin Yönetmeliği'nin ''Vekillik meslek kuralları'' başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan ''Vekil halihazırda başka bir vekil tarafından ele alındığını bildiği veya bilmesi gerektiği belli bir dosya hakkında, dosya sahibinin bağımsız bir görüş alma veya vekilini değiştirme isteğini açıkça beyan etmiş olması dışında, dosya sahibiyle görüş alışverişinde bulunamaz." düzenlemesi ile anılan düzenlemeye dayalı olarak, patent ve marka vekili olan davacı şirkete Patent ve Marka Vekilleri Disiplin Kurulunun … tarih ve Dosya No: …, K:… sayılı kararıyla verilen uyarma cezasının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 08/04/2021 tarih ve E:2018/3244, K:2021/1713 sayılı kararıyla;

Davacılardan ... yönünden davalı idarece ileri sürülen ehliyet itirazı.

5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 30. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''Tüzel kişi patent vekilinin veya marka vekilinin, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre limited veya anonim şirket şeklinde kurulması, işletme konusunun patent vekilliği veya marka vekilliği faaliyetini kapsaması ve patent vekili veya marka vekili gerçek kişiler tarafından temsil edilmesi zorunludur.

Gerçek kişi vekil, birden fazla tüzel kişi vekilin ortağı veya çalışanı olsa dahi vekillik yetkisini sadece tek bir tüzel kişi vekili temsilen kullanabilir. Vekillik yetkisini bu şekilde kullananlar, gerçek kişi vekil olarak vekillik yapamaz. Gerçek kişi vekil, kişisel cezai sorumluluğu saklı kalmak şartıyla, temsil ettiği tüzel kişi vekille birlikte vekalet verene karşı müteselsilen sorumludur.'' hükmü dikkate alındığında, yerinde görülmeyerek uyuşmazlığın esasına geçilmiş;

Dava konusu Yönetmelik maddesi yönünden;

Dava konusu kuralın, kanunda çizilen çerçeveye uygun ve yasakoyucunun verdiği yetkiye dayanılarak düzenlendiği konusunda duraksama bulunmadığı, bununla birlikte anılan kuralın içinde bulunduğu maddenin bütünü ile birlikte değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere bir mesleki faaliyet alanına yönelik disiplini, düzeni, denetimi sağlamaya yönelik olduğu,

bu anlamda rekabetin engellenmesine yol açacak bir düzenleme olmadığı gibi, şartları belirlenerek düzenlenen reklam yapma hakkının bulunduğu bir düzenlemede rekabet ortamının engellenmeye çalışılmasından değil, ancak haksız rekabetin önlenmeye çalışılmasından bahsedilebileceği ve hali hazırda başka bir vekil tarafından ele alındığını bildiği veya bilmesi gerektiği belli bir dosya hakkında dosya sahibinin bağımsız bir görüş alma veya vekilini değiştirme isteğini açıkça beyan etmiş olması dışında dosya sahibiyle görüş alışverişinde bulunulmasının engellendiği düzenlemenin öncelikle,

halihazırdaki vekalet ilişkisini korumaya yönelik olduğu ve bu konuda dosya sahibinin bağımsız iradesinin oluşmasının hedeflendiği göz önünde bulundurulduğunda, muğlak bir anlatım içermeyen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı;

Dava konusu uyarma cezası yönünden;

Dava konusu işleme neden olan olayda davacı Şirketin, davalı idarenin internet sayfasından edinildiği anlaşılan ''marka bilgileri''ni gösterir bilgisayar çıktısından anlaşıldığı üzere bir vekili bulunan ...

Sanayi Ticaret Limited Şirketine, anılan Şirketin serbest iradesi dışında teklifte bulunduğu, ilgili firma tarafından davacıya açıkça beyan edilmiş görüş alma veya vekilini değiştirme isteğinin dosyada bulunmadığı; böyle bir teklifte bulunurken dosya sahibinin halihazırda bir vekilinin olup olmadığını araştırma konusunda mesleki özen göstermesi gerektiği ve bu hususun bir meslek kuralı olarak da düzenlendiği, davalı idare nezdinde varsa marka vekili bilgilerine erişilebildiği,

davacı şirketin eyleminin şikayete konu edilmesi nedeniyle düzenleme gereği usulüne uygun olarak disiplin cezasının verildiği anlaşılmakla, uyarı cezası verilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği,

Gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacılar tarafından, dava konusu Yönetmelik kuralının kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, meslekten çıkarılmaya sebep olacak fiillerin Yönetmelikle düzenlenmesinin neden hukuka uygun olduğunun kararda gerekçelendirilmediği, dava konusu işlemlerin serbest piyasa ekonomisi ile rekabet hukuku ilkelerine aykırılık oluşturduğu, dava konusu Yönetmelik maddesinin yürürlükten kaldırılmasının davayı konusuz bırakmayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Davacı ...'ın temyiz istemi yönünden; dava konusu uyarma cezası davacı şirket adına tesis edilmiş olup, gerçek kişi davacı hakkında kurulmuş bir bireysel işlem mevcut değildir. 5000 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, gerçek kişi vekil, temsil ettiği tüzel kişi vekille birlikte vekalet verene karşı müteselsilen sorumludur.

Maddede geçen "Vekalet veren" ibaresi, marka ve patent ile ilgili hakları ile ilgili danışmanlık hizmeti alan kişileri ifade etmektedir.

Türk Marka ve Patent kurumu nezdinde başvuru sahipleri adına işlem yetkisine sahip olan gerçek ve tüzel kişi marka ve patent vekilleri verdikleri bu danışmanlık hizmetinden dolayı, hizmet verdikleri danışanlara karşı müteselsilen sorumlu olup, maddede ifade edilen müteselsil sorumluluğun, salt tüzel kişinin temsilcisi olması dolayısıyla temsilciye de ceza verilmiş sayılması sonucunu doğuracağı şeklinde yorumlanması mümkün değildir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesine göre, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Dava konusu uyarma cezası sadece davacı tüzel kişiye verilmiş olup, dosyanın incelenmesinden, gerçek kişi vekilin tespit edilen eyleme bir dahlinin olmadığı ve hakkında ceza tesis edilmesine gerek görülmediği anlaşılmaktadır.

Disiplin cezalarından müteselsilen sorumluluk hukuken mümkün değildir.

Davacı gerçek kişinin, davacı tüzel kişinin kanuni temsilcisi olması dolayısıyla yargı mercileri önünde anılan şirketi temsile yetkili olmasının ise ...'ın, davacı şirkete verilen cezanın iptali istemiyle temsilen değil aslen dava açabileceği sonucunu doğurmayacağı; cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca, hakkında uyarma cezası tesis edilmeyen kişinin menfaatinin ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceğinden, davacı ... yönünden davanın ehliyet nedeniyle reddedilmesi gerekirken esastan reddi yolunda verilen kararın bu gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

Davalı Şirketin temyiz istemine gelince; dava konusu Yönetmelik kuralının iptali istemi yönünden davanın reddi yolundaki Daire kararının onanması gerektiği, dava konusu uyarma cezası yönünden ise davacıya, ''Vekil halihazırda başka bir vekil tarafından ele alındığını bildiği veya bilmesi gerektiği belli bir dosya hakkında, dosya sahibinin bağımsız bir görüş alma veya vekilini değiştirme isteğini açıkça beyan etmiş olması dışında,

dosya sahibiyle görüş alışverişinde bulunamaz." kuralını ihlal ettiğinden bahisle ceza verilmiş ise de dava konusu Yönetmeliğin 5/1-e bendi uyarınca reklam yapma hakkı kapsamında ilgiliye gönderdiği teklif postasının, dosya sahibiyle görüş alışverişinde bulunma fiili olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varıldığından, dava konusu uyarma cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı, anılan ceza yönünden davanın reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üye …, … ve …'nun, davacı … Limited Şirketi hakkında tesis edilen disiplin cezasının davacı ...'ın menfaatini etkilemediği, bu nedenle anılan davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı yolundaki usule ilişkin oylarına karşılık, davacı ...'ın diğer davacı … Limited Şirketinin kanuni temsilcisi olduğu görüldüğünden, dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 08/04/2021 tarih ve E:2018/3244, K:2021/1713 sayılı kararının ONANMASINA, 3. 23/06/2022 tarihindeoyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY

X- Dava, 18/05/2017 tarih ve 30070 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Patent ve Marka Kurumu Patent Vekilleri ve Marka Vekilleri Meslek Kuralları ve Disiplin Yönetmeliği'nin ''Vekillik meslek kuralları'' başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan ''Vekil halihazırda başka bir vekil tarafından ele alındığını bildiği veya bilmesi gerektiği belli bir dosya hakkında, dosya sahibinin bağımsız bir görüş alma veya vekilini değiştirme isteğini açıkça beyan etmiş olması dışında, dosya sahibiyle görüş alışverişinde bulunamaz." düzenlemesi ile anılan düzenlemeye dayalı olarak, patent ve marka vekili olan davacı şirkete Patent ve Marka Vekilleri Disiplin Kurulunun … tarih ve Dosya No: …, K:… sayılı kararıyla verilen uyarma cezasının iptali istemiyle açılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacılardan ... Marka ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin ... Mermer Sanayi Ltd.

Şti. ile posta yoluyla iletişime geçerek, anılan Şirkete, .. sayılı markası ile ilgili olarak yenileme işleminin yapılmasını istiyor ise kendilerinden bilgi alabileceğini ve marka yenileme ücretinin 799 TL olduğunu bildirdiği, kendileri ile iletişime geçilen Şirketin vekilinin şikayeti üzerine davalı İdarece davacı Şirketten, Türk Patent ve Marka Kurumu Patent Vekilleri ve Marka Vekilleri Meslek Kuralları ve Disiplin Yönetmeliği'nin 5. maddesinde yer alan meslek kurallarını ihlal etmiş olabileceğinden bahisle savunma istendiği,

savunmada, “Telefonla teklif verilmesi yönünde talepte bulunulduğu ve bunun üzerine posta yoluyla bilgilendirme yapıldığı, söz konusu fiilin ilgili Yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, söz konusu teklifin reklam faaliyetleri içerisinde yer aldığı gerekçesi ile ceza verilmesini gerektirir bir halin olmadığı"nın beyan edildiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu disiplin cezası, davacı Şirketin eyleminin, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan ''Vekil halihazırda başka bir vekil tarafından ele alındığını bildiği veya bilmesi gerektiği belli bir dosya hakkında, dosya sahibinin bağımsız bir görüş alma veya vekilini değiştirme isteğini açıkça beyan etmiş olması dışında, dosya sahibiyle görüş alışverişinde bulunamaz." yasağının ihlali niteliğinde olduğundan bahisle tesis edilmiştir.

Anılan maddede, marka hakkı sahibi ile dosyası hakkında görüş alışverişinde bulunmanın yasaklandığı görüldüğünden, ''görüş alışverişinde bulunma'' kavramının dosya sahibine teklif göndermeyi kapsayıp kapsamadığı ortaya konulmalıdır. Yönetmelik'teki kullanımı ile "ilişki, münasebet" anlamına gelen "alışveriş" fiilinden bahsedebilmek için, iki tarafın karşılıklı olarak eylemde bulunması gerekmektedir.

Mesela, dosya sahibinin konu ile ilgili görüş istemesi üzerine vekilin bilgi vermesi, yorum yapması, yönlendirmesi gibi durumlar karşılıklı olarak her iki tarafın da birbiri ile iletişim, ilişki kurmasına örnek verilebilir.

Bakılan uyuşmazlıkta ise davacı Şirketin, ... Mermer Sanayi Ltd. Şti.'ye marka yenileme işleminin yapılması için teklif sunduğu, bu teklifin tek taraflı posta gönderilmesi suretiyle iletildiği, başka bir firmadan marka danışmanlığı alan Şirketin dosyası hakkında görüş istemesi ve davacı Şirket tarafından görüş verilmesi durumunun, yani karşılıklı bir ilişkinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda, davacı Şirketin eyleminin, dava konusu Yönetmeliğin 5/1-e maddesinde yer alan, "Özel mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla vekil, gerçek ve tarafsız olması, dürüstlük ile meslek sırrına uygunluk gibi temel ilkelere uyumlu olması koşuluyla genel olarak reklam yapma hakkına sahiptir." kuralı kapsamında, ticari faaliyet sınırları içinde kalan reklam yapma hakkına girdiği ve reklam yasağının bulunmadığı vekillik ve danışmanlık hizmetlerinde, vekillerin hak sahiplerine (broşür, katalog, posta, elektronik posta ya da kısa mesaj göndererek) teklif sunmasının, görüş alışverişi yasağı kapsamında bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Nitekim, iş sağlamak amacıyla yapılan girişimlerin, ancak herhangi bir talep olmaksızın saldırgan bir pazarlama yöntemi içermesi halinde yasak olduğu, dava konusu Yönetmeliğin 5/1-ç bendinde yer alan, "Vekil, herhangi bir talep olmaksızın salt kendine iş sağlamak amacıyla, muhtemel müvekkillere saldırgan bir pazarlama yöntemiyle yaklaşamaz." kuralı ile hükme bağlamış olup, davacının eylemi İdarece bu madde kapsamında değerlendirilmemiştir.

Bu durumda, davacının marka hakkı sahibine teklif göndermesi fiilinin, 18/05/2017 tarih ve 30070 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Patent ve Marka Kurumu Patent Vekilleri ve Marka Vekilleri Meslek Kuralları ve Disiplin Yönetmeliği'nin 5/1-l bendinin ihlali olarak nitelendirilemeyeceği ve dava konusu disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile temyize konu kararın dava konusu disiplin cezasının iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- Dava, 18/05/2017 tarih ve 30070 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Patent ve Marka Kurumu Patent Vekilleri ve Marka Vekilleri Meslek Kuralları ve Disiplin Yönetmeliği'nin ''Vekillik meslek kuralları'' başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan ''Vekil halihazırda başka bir vekil tarafından ele alındığını bildiği veya bilmesi gerektiği belli bir dosya hakkında, dosya sahibinin bağımsız bir görüş alma veya vekilini değiştirme isteğini açıkça beyan etmiş olması dışında, dosya sahibiyle görüş alışverişinde bulunamaz." düzenlemesi ile anılan düzenlemeye dayalı olarak, patent ve marka vekili olan davacı şirkete Patent ve Marka Vekilleri Disiplin Kurulunun … tarih ve Dosya No: …, K:… sayılı kararıyla verilen uyarma cezasının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Dava konusu Yönetmeliğin, temyiz başvurusuna konu kararın verildiği tarihten önce 07/04/2021 tarih ve 31447 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınav, Sicil ve Disiplin Yönetmeliğinin 27. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenle, Yönetmelik maddesi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden, Daire kararının belirtilen kısmının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/36, K. 2022/2277, 23 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Türk Milleti Adına
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Karşı Oy
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/36
Karar No
2022/2277
Tarih
23 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2022/37 K.2022/3752
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/37 K.2022/43
  • Danıştay 5. Daire E.2022/37 K.2022/4954
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/37 K.2022/2167
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/38 K.2022/28
  • Danıştay 2. Daire E.2022/38 K.2022/3601

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.