İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/943 K.2022/3381

1- … 2- … 3- … 4- … VEKİLLERİ: Av. …

Esas2022/943Karar2022/3381Tarih23 Kasım 2022Okuma10 dk · 2.025 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/943 E., 2022/3381 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
23 Kasım 2022
Esas No
2022/943
Karar No
2022/3381
Temyiz edenler
I- (DAVACILAR):
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.025 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

1- … 2- … 3- … 4- … VEKİLLERİ: Av. …

II- (DAVALILAR)

1- … Bakanlığı

VEKİLİ

I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. … 2- … Valiliği VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde yaşanan iki büyük patlamada davacıların yakınları … ve …'ın hayatını kaybetmesi nedeniyle, müteveffa … yönünden davacı eş … için 20.000,00-TL, davacı çocuklar … ve …'ın her biri için ayrı ayrı 1.000,00-TL; müteveffa …yönünden, davacı anne … için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 24.000,00-TL maddi tazminat ile müteveffa … yönünden davacı eş … için 500.000,00-TL, davacı çocuklar … ve …'ın her biri için ayrı ayrı 300.000,00-TL; … yönünden davacı anne … için 500.000,00-TL, davacı kardeşler … ve …'ın her biri için ayrı ayrı 200.000,00-TL olmak üzere toplam 2.500.000,00-TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla;

Kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanmasının Devletin asli görevi olduğu, idarenin bu görevi yerine getirmek, kamu düzeni ve esenliğini sağlamak üzere kolluk örgütünü kurması, gerekli araç ve olanakları sağlaması, yeterli önlemleri zamanında alması gerektiği, dava konusu patlama olayını da kapsayacak şekilde elinde yakın tarihli istihbari bilgi bulunan idarenin, önceki standart uygulamasından ayrılarak, bu bilginin ilgili birimlere iletilmesi, güvenlik tedbirlerinin alınması noktasında gerekli ve yeterli hassasiyeti göstermediği ve bu suretle hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle,

Maddi tazminat istemi yönünden;

Davacıların, maddi tazminat istemlerini hayatını kaybeden yakınları … ve …'ın maddi desteğinden yoksun kalmalarına dayandırdıklarının görüldüğü, davacıların maddi zararlarının tespiti amacıyla Mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda yer alan tespitler uyarınca, davacıların maddi tazminat isteminin kabulüne, müteveffa … yönünden, destekten yoksun kalan davacı eş …için 283.183,97-TL, davacı kızı … için 47.881,61-TL;

mütevvefa … yönünden, davacı anne … için 63.801,19-TL olmak üzere toplam 394.866,77-TL maddi tazminatın, 22.000,00-TL'lik kısmına idareye başvuru tarihi olan 24/08/2016 tarihinden itibaren, 372.866,77-TL'lik kısmına ise ıslah tarihi olan 03/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından belirtilen davacılara ödenmesine, diğer davacılar … ve …'ın toplam 2.000,00-TL maddi tazminat taleplerinin reddine,

Manevi tazminat istemi yönünden;

Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, dava konusu olay nedeniyle duyulan acı ve üzüntü ile orantılı olarak takdiren, müteveffa … yönünden davacı eş … için 100.000,00-TL, davacı çocuklar … ve …'ın her biri için ayrı ayrı 100.000,00-TL, … yönünden davacı anne … için 150.000,00-TL, davacı kardeşler … ve …'ın her biri için ayrı ayrı 50.000,00-TL olmak üzere toplam 700.000,00-TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerine ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;

Sosyal risk ilkesi ile, toplumun içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan, idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte, yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan, salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağandışı zararların topluma pay edilerek giderilmesinin amaçlandığı, genel bir ifade ile "terör olayları" olarak nitelenen eylemlerin Devlete yönelik olduğu, Anayasal düzeni yıkmayı amaçladığı, bu tür olayların zarar gören kişi ve kuruluşlara karşı kişisel husumetten kaynaklanmadığı,

sözü edilen olaylar nedeniyle zarara uğrayan kişilerin, kendi kusur ve eylemleri sonucu değil, toplumun bir bireyi olmaları nedeniyle zarar gördükleri, belirtilen şekilde ortaya çıkan zararların ise, özel ve olağandışı nitelikleri dikkate alınarak, terör olaylarını önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemeyen idarece, sosyal risk ilkesine göre topluma pay edilmesi suretiyle tazmini hakkaniyet gereği olup, sosyal devlet ilkesine de uygun düşeceği gerekçesiyle,

Davacıların istinaf istemlerinin reddine, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı yönünden onanmasına,

Kararın, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile maddi tazminata ilişkin yasal faiz başlangıç tarihi yönünden kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, toplam 394.866,77-TL'lik maddi tazminatın 22.000,00-TL'lik kısmına idareye başvuru, 372.866,77-TL'lik kısmına ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 13/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile,

takdiren müteveffa … yönünden davacı eş … için 30.000,00-TL, davacı çocuklar … ve …'ın her biri için ayrı ayrı 30.000,00-TL, … yönünden, davacı anne .. için 30.000,00-TL, davacı kardeşler … ve …'ın her biri için ayrı ayrı 30.000,00-TL olmak üzere toplam 240.000,00-TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/3070, K:2020/6266 sayılı kararıyla;

27/07/2004 tarih ve 25535 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1., 2., 6., 7., 8., 9., 12. ve Geçici 1. maddelerine atıfta bulunularak;

Dosyanın ve aynı olaya ilişkin temyiz dosyalarının birlikte incelenmesinden; 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı’nda meydana gelen patlamalar nedeniyle zarara uğrayan davacılar tarafından, olayın engellenememesi ve sonrasında zararın büyümesi, kayıpların artması sonucunu doğuracak şekilde davalı idarenin/idarelerin hizmet kusuru bulunduğunun ileri sürüldüğü, ancak İdare Mahkemeleri ile Bölge İdare Mahkemesi tarafından olayda davalı idarenin/idarelerin hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varıldığı, davacılar tarafından dosyalarda bulunan olaya ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmediği yolundaki hizmet kusuruna ilişkin iddiaların, olay öncesi, olay esnası ve olay sonrası olarak değerlendirildiği,

Dava konusu olayın, bir terör olayı olduğu açık olmasına rağmen, bu terör olayında idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunun bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği, Dairelerinin konuyla ilgili yerleşik içtihadının, terör eylemi sonucu bir zararın ortaya çıkması durumunda, öncelikle söz konusu olayın meydana gelmesinde idarelere atf-ı kabil bir hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk hallerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, idarenin gerek hizmet kusuru gerekse kusursuz sorumluluk hallerinin olayda bulunmaması durumunda 5233 sayılı Kanun kapsamında gerekli inceleme ve araştırma yapılarak karar verileceği yönünde olduğu,

Dava dosyası ve aynı olaya ilişkin olarak açılan diğer temyiz dosyalarının birlikte incelenmesinden, dava konusu olay öncesinde, olay esnasında ve olay sonrasında, davalı idare/idarelere atfedilebilecek hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığının anlaşıldığı,

Kararın, müteveffa … yönünden davacı anne … lehine hükmedilen 30.000,00-TL manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden;

Kararın bu kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği,

Kararın, davacılardan eş, çocuklar ve kardeşler lehine ayrı ayrı hükmedilen 30.000,00-TL manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden;

Manevi tazminatın, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracı olduğu, başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kıldığı,

olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlayan manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ve tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerektiği,

Bakılan uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince söz konusu patlamalarda vefat eden kişilerin yakınlarının açmış olduğu manevi tazminat istemli dosyalarda aynı derecede yakınlık bağı bulunan kişiler için farklı miktarlarda manevi tazminata hükmedildiğinin görüldüğü, bu dosyada davacılardan eş ve çocuklar lehine ayrı ayrı hükmedilen 30.000,00-TL manevi tazminatın Dairelerinin içtihatlarına göre yeterli ve tatmin edici miktarda olmadığı, davacı kardeşler lehine ayrı ayrı hükmedilen 30.000,00-TL manevi tazminatın ise Dairelerinin içtihatlarına göre yüksek olduğu, bu nedenle manevi tazminatın amaç ve niteliği de dikkate alınarak olay karşısında duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde yeniden takdir edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,

Aynı olaya ilişkin açılan dava dosyalarında, kardeşler için belirlenen 15.000,00-TL ile çocuk için belirlenen 40.000,00-TL ve eş için belirlenen 50.000,00-TL manevi tazminat miktarının onandığı,

Temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden;

5233 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra meydana gelen ve idarenin kusur ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı terör olaylarında maddi zarar talebinin anılan Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,

Bu durumda Bölge İdare Mahkemesince; olayın terör olayı olması ve olayda idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluk sebeplerinin olmadığı gözetilerek maddi tazminatın sosyal risk ilkesinin kanunlaşmış hali olan 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, genel hükümlere dayanılarak maddi tazminat ödenmesine karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle,

… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, maddi tazminata ilişkin kısmı ile davacılardan eş, çocuk ve kardeşlere manevi tazminat ödenmesine ilişkin kısımlarının bozulmasına, davacı anneye manevi tazminat ödenmesine ilişkin kısmının onanmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararıyla; Dairelerinin, davacıların istinaf istemlerinin reddi, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü yolundaki ilk kararın, davacılardan eş, çocuk ve kardeşlere manevi tazminat ödenmesine ilişkin kısmı yönünden ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacılar tarafından, dava konusu olayda idarelerin hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı yolundaki gerekçenin, hukuka aykırı ve kabul edilemez olduğu, olayda davalı idarelerin açık ve bariz hizmet kusuru bulunduğundan kararın bu nedenle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı ... Bakanlığı tarafından, idarenin ancak ağır hizmet kusurunun bulunması halinde sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu olayın bir terör olayı olduğu, bu nedenle maddi tazminat taleplerinin 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı ... Valiliği tarafından, öncelikle husumet itirazlarının bulunduğu, dava konusu olayın bir terör olayı olduğu, olayda hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığı, bu nedenle maddi tazminat taleplerinin 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminat düzenlenmediğinden idarelerinin bu hususta sorumluluğunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete aykırı ve yüksek olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı ve davalı …Valiliği tarafından, karşı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmuş olup, davalı …Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde gerçekleşen terör saldırısı sonucunda davacıların yakınları … ve …'ın ölümü nedeniyle, davacılar için maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "(Değişik: 18/6/2014-6545/22 md.)

1.Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;

a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.

b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.

2.Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;

a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.

3.Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir.

4.Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.

5.Temyize konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/3070, K:2020/6266 sayılı kararı ile, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, maddi tazminata ilişkin kısmı ile davacılardan eş, çocuk ve kardeşlere manevi tazminat ödenmesine ilişkin kısımlarının bozulmasına, davacı anneye manevi tazminat ödenmesine ilişkin kısmının onanmasına karar verilmesine rağmen,

Temyize konu ısrar kararında; …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığı yolunda bir değerlendirmenin yapıldığı, ancak kararın temyiz aşamasında bozulan bu kısmı yönünden ısrar edilip edilmediğine ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadığı,

Bununla birlikte, Dairelerine ait ilk kararın davacılardan eş, çocuk ve kardeşlere manevi tazminat ödenmesine ilişkin kısımları yönünden, bozma nedenleri kapsamında bir değerlendirme yapıldığı ve kararın sadece bu kısmı yönünden ısrar edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; temyiz aşamasında bozulan maddi tazminat istemleri hakkında ısrar edilip edilmediği yolunda bir sonuca ulaşılmaksızın "eksik hüküm" kurulduğu anlaşılan Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne; 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 23/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/943, K. 2022/3381, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Iı- (Davalılar)
  4. Vekili
  5. İstemlerin Konusu
  6. Yargılama Süreci
  7. Temyiz Edenlerin İddiaları
  8. Karşı Tarafın Savunması
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/943
Karar No
2022/3381
Tarih
23 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/945 K.2022/3114
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/948 K.2022/3115
  • Danıştay 5. Daire E.2022/949 K.2022/9063
  • Danıştay 3. Daire E.2022/954 K.2022/4779
  • Danıştay 9. Daire E.2022/954 K.2022/5858
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/957 K.2022/3307

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.