KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/1409 E., 2023/1687 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Esas No
- 2023/1409
- Karar No
- 2023/1687
- Temyiz edenler
- I- (DAVALILAR) :
Karar Metni
1.794 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
1-… 2- … AŞ. VEKİLİ : Av. …
3- … Kurumu VEKİLİ : Av. …
II-(DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL): … AŞ. VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR)
1-… 2-… 3-… 4-… VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Altıncı Dairesinin 26/01/2023 tarih ve E:2021/2190, K:2023/1163 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Hatay ili, Dörtyol ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın, "9H2090 Dörtyol Yeniyurt-Yeşiltepe Sulama (Kuzuculu DM-Botaş KÖK Arası ENH)" Enerji Nakil Hattının yapımı amacıyla kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile anılan taşınmazın Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/10/2020 tarih ve 31289 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 29/10/2020 tarih ve 3137 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın davaya konu taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 26/01/2023 tarih ve E:2021/2190, K:2023/1163 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması" başlıklı 14. maddesine yer verilerek,
Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağının kabul edildiği,
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği,
Acele kamulaştırma usulünün idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulü olduğu, acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği,
Acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı, taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerektiği, kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırmanın acele usulle yapıldığı,
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı, anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği,
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın tarla vasfında olduğu, taşınmazı da kapsayan alanın 17/03/2018 tarih ve 30363 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/01/2018 tarih ve 2018/11338 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'yla 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca büyük ova koruma alanı olarak belirlendiği, Dairelerinin 16/11/2022 tarihli ara kararıyla, davalı idarelerden taşınmaza ilişkin tarım dışı kullanma izni alınıp alınmadığının sorulmasına karar verildiği, söz konusu ara kararlarına verilen cevaplarda, Toprak Koruma Kurulu tarafından verilmiş tarım dışı kullanma iznine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, konu ile ilgili arazi etüt çalışmalarının devam ettiği yönünde Hatay Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 29/12/2022 tarihli yazısının dosyaya sunulduğunun anlaşıldığı,
5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılabilmesine Bakanlıkça izin verilebilmesi için alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi ve taşınmazda yürütülecek faaliyetin Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler kapsamında olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği,
Bu durumda; davalı idare tarafından, Enerji Nakil Hattının yapımı amacıyla kamu yararı kararı alındığı belirtilmiş ise de, Dairelerinin 16/11/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda tarım dışı kullanma iznine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden, uyuşmazlığa konu taşınmazın tarım dışı bir amaçla kullanılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu işlemlerin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idareler ile davalı idareler yanında müdahil tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı ile ortaklaşa alınması gerekli kamu yararı kararı yerine geçen, bu anlamda üstünlük tanınan Cumhurbaşkanlığının acele kamulaştırmaya dair kararının, Tarım ve Orman Bakanlığının izni yerine de kabul edilmesi gerektiği; işlemlerin hukuka aykırı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte izin alınması yönünden gerekli girişimler yapılmışsa da 06/02/2023 tarihinde meydana gelen, dava konusu taşınmazın bulunduğu Hatay ilini de etkileyen deprem nedeniyle Hatay İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülecek olan sürecin tamamlanamadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davacılar tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/1409, K. 2023/1687, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama