İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2015 K.2024/1004

Dava konusu istem: 01/06/1991 tarih ve 20888 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik'in "Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasının (f)…

Esas2023/2015Karar2024/1004Tarih8 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.267 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/2015 E., 2024/1004 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
8 Mayıs 2024
Esas No
2023/2015
Karar No
2024/1004
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
...
Vekili
Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...
İstemin konusu
Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/11989, K:2022/4535 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.267 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 01/06/1991 tarih ve 20888 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik'in "Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/11989, K:2022/4535 sayılı kararıyla;

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 7. maddesi, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi, "Emekli ve müstafi Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personeli" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrası ve "Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller" başlıklı 16. maddesine yer verilerek,

6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, silahları kimlerin taşıyacaklarının yedi bent halinde belirlendiği, 5. bendinde, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanların da ateşli silahları taşıyabilecekleri veya mesken ya da işyerinde bulundurabileceklerinin açıklandığı, maddenin devamında silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esasların Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği yönünde hükme yer verildiği, aynı Kanun'un 6. maddesinin 5. fıkrasında, ruhsatların renk, şekil, muhtevası ile diğer hususların yönetmelikle belirleneceğinin kurala bağlandığı,

Yukarıda açıklanan Kanun hükmü doğrultusunda hazırlanarak yürürlüğe konulan 21/03/1991 tarih ve 91/1779 sayılı (mülga) Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 8, 9 ve 10. maddelerinde vali iznine tabi olarak silah taşıma ruhsatı alabilecekler belirlenirken, adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesinde de silah ruhsatı verilmesini engelleyen hallerin sıralandığı,

Söz konusu maddenin 1. fıkrasının (f) bendinde, taksirle veya basın ve yayın yoluyla işlenenler hariç olmak üzere değişik zamanlarda işlenen aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı hapis veya ağır hapis ve/veya ağır para cezasına mahkum olanlara ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma ruhsatı verilmeyeceği, anılan maddenin son iki fıkrasında ise, bu madde hükümlerinin uygulanmasında, mahkumiyetten kesinleşmiş mahkumiyet anlaşılması gerektiği, ayrıca mahkemelerce verilen hapis cezaları paraya çevrilmiş olsa dahi hapis cezasının esas alınacağının kurala bağlandığı,

Kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının korunması amacıyla temel hak ve hürriyetlerin, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabileceğinin Anayasa kuralıyla benimsendiği, bir temel hak ve özgürlük olarak tanımlanamayacak olan silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı almanın herkese tanınmış bir hak olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, belirlenen çerçevede, silah taşıma ve bulundurmaya ilişkin düzenlemelerde konuya özgü ve takdir yetkisi içinde kurallara yer verilebileceğinin ve dayanağı Kanun hükümlerini aşmamak üzere sınırlamalar yapılabileceğinin açık olduğu,

Bu durumda, 6136 sayılı Kanun ve bu Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanlığınca (mülga Bakanlar Kurulunca) çıkarılan Yönetmelik ile, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verilecek olan kişilerde aranılacak niteliklerin; ilgilinin bulunduğu görev veya sosyal konumunu, fiziksel özelliklerini, suç işleme konusundaki eğilimini değerlendirmek, toplumun güven duyacağı kişilerin bu haktan yararlanmasını sağlamak, bu suretle kamu yararı ve güvenliğini gözetmek için özel koşullara bağlandığı, dava konusu Yönetmelik hükümleri incelendiğinde, bu amaca uygun hükümler içerdiği, hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı,

Bununla birlikte, 6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının 4 numaralı bendinin (A) alt bendinde, aynı fıkranın 5 numaralı bendi ile (mülga) Bakanlar Kuruluna verilen yetkiden ayrıksı bir düzenlemeye gidilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığında görev yapmakta iken mahkeme kararı, mahkumiyet hükmü, disiplin cezası ya da sayılan diğer sebeplerle görevle ilişiği kesilen, tart ve ihraç edilen, ayırma ve emeklilik işlemlerine tabi tutulan, rütbesi geri alınan, meslekten ve Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere emekli subay,

astsubay ve sayılan diğer asker kişilerin ateşli silah taşıma ve bulundurma ruhsatı alma hakkını haiz olduğunun hükme bağlandığı, 91/1779 sayılı (mülga) Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde de aynı doğrultuda düzenlemeye yer verilerek bu kişilere ateşli silah taşıma ve bulundurma ruhsatının bağlı bulunduğu kuvvet komutanlıkları ya da Jandarma Genel Komutanlığınca verileceğinin öngörüldüğü,

Buna göre, kanun koyucunun, yukarıda aktarılan mesleklerden belirtilen suretlerle emekli olunmasının, ifa ettiği kamu görevinin kendisine tanıdığı hak ve yetkiler göz önünde bulundurularak, kişiye doğrudan ve tek başına ateşli silah taşıma ve bulundurma ruhsatı alma hakkını bahşettiğini açıkça kabul ettiği, dava konusu Yönetmelik ile de aynı kuralı tekrarlamak ve bu kişilere silah ruhsatının valiler tarafından değil bağlı bulundukları kuvvet komutanlıkları ya da Jandarma Genel Komutanlığınca verileceğini düzenlemek suretiyle anılan asker kişilerin ayrıksı durumunu, daha açık bir ifadeyle bu kişilere uygulanacak kuralların valilerce ruhsat düzenlenecek sivil vatandaşlara yönelik genel kuraldan belirli yönlerden ayrıldığını ortaya koyduğu,

Bu çerçevede, 91/1779 sayılı (mülga) Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin, genel olarak silah ruhsatı verilmesine engel halleri sayan 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin, Kanun'un yukarıda zikredilen maddesi kapsamında kalan kamu görevlilerinin yine maddede sayılan suretlerle emekliye ayrılması veya istifa etmesinden sonra işleyecekleri kesinleşmiş mahkumiyetler bakımından uygulanabileceği;

başka bir anlatımla, askerlik hizmeti sırasında hükmedilmiş ve kesinleşmiş, ancak görevi ile ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğurmamış mahkumiyet kararları sonrasında görevi gereği silah kullanmaya devam ederek mutad usullerle (Kanun'da belirlenen emeklilik ve istifa sebepleri ile) görevinden ayrılmış asker kişileri kapsamadığı, aksi yorumun Kanun'un yukarıda aktarılan hükmüne aykırılık teşkil edeceği,

Dolayısıyla dava konusu kuralın, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde jandarma astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yapmakta iken kendi isteği ile emekliye ayrıldıktan sonra yeni bir suç işlediğine dair hakkında dava dosyasında herhangi bir delil bulunmayan davacıya uygulanamayacağı sonucuna varıldığı, ancak yapılan bu hukuki irdelemenin, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verilmemesine ilişkin uygulama işlemine yönelik olduğu ve anılan uygulama işleminin işbu davada dava konusu edilmediği dikkate alındığında, söz konusu irdelemenin, dava konusu düzenleyici işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği,

Öte yandan, davacı tarafından, Adli Sicil Yönetmeliği'nin 8. maddesi gereği işlediği askeri suçlara ilişkin mahkumiyet hükümlerinin adli sicile kaydedilmemesi nedeniyle yasaklanmış hakların geri verilmesi müessesinin işletilemediği, nitekim yasaklanmış hakların iadesi istemiyle açılan davada, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve...

D.İş sayılı kararıyla, silinecek adli sicil ve arşiv kaydı olmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kapsamda yasaklanmış hakların iadesi müessesinden faydalanamadığı ileri sürülmüş ise de; davacı tarafından varsa bu yönde tesis edilmiş bir uygulama işleminin hukuka aykırılığı ya da dava konusu Yönetmeliğin 16. maddesinin bu yönden eksik düzenlendiği iddiasıyla iptali istenilmediğinden işbu davada, anılan kapsamdaki davacının iddiasının incelenmesi hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, verilen kararın usul ve hukuk kurallarına aykırı olduğu, dava konusu düzenlemenin tereddütlere yol açabilecek nitelikte olması nedeniyle iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 18/10/2022 tarih ve E:2019/11989, K:2022/4535 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/2015, K. 2024/1004, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/2015
Karar No
2024/1004
Tarih
8 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2023/2016 K.2024/3576
  • Danıştay 9. Daire E.2023/2018 K.2024/2409
  • Danıştay 7. Daire E.2023/2023 K.2024/2765
  • Danıştay 7. Daire E.2023/2031 K.2024/2591
  • Danıştay 8. Daire E.2023/2031 K.2024/3068
  • Danıştay 8. Daire E.2023/2032 K.2024/3069

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.